Kıbrıs Rum Gazetelerinden 17.09.2026

FİLELEFTEROS GAZETESİNİN ANA HABERİ

Druşotis’e suçlamalar ve kasıt

Sandi davası olarak bilinen çok konuşulan davanın yargılaması Aralık ayında Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayacak.

Kİryaki Kiryaku’ya sahte belge düzenleme ve taciz suçlarından 28 suçlama yöneltildi.

Makarios Druşotis’e yönelik 27 suçlamada, söz konusu mesajları "hileli bir şekilde ve sahte olduklarını bilerek" dolaşıma soktuğu belirtiliyor. Druşotis ise sürecin, "mafya devleti" adlı kitabı ile bağlantılı bir intikam girişimi olduğunu savunmayı sürdürüyor. Dava Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi.

Başsavcı Savvidis, Drusiotis’in, Yolsuzlukla Mücadele Kurumu’nun "mafya devleti" konusundaki raporunun kendisine iletilmesi yönündeki talebini reddetti.

Druşotis ile birlikte sanık olarak yargılanacak olan 45 yaşındaki Kİryaki Kiryaku ya da bilinen adıyla Sandi de kendisine yönelik 28 iddia ile suçlanıyor. Bunların 11’i dolandırıcılık amacıyla sahte belge düzenlenmek, 17’si ise taciz suçlarıyla ilgili.

Bu gelişmelere paralel olarak eski Cumhurbaşkanı Anastasiadis’in hukuk bürosu Kurum’a karşı başvuru gerçekleştirdi.

Anastasiadis Hukuk Bürosu, Yolsuzlukla Mücadele Bağımsız Kurumu’nun, "mafya devleti" soruşturmasına ilişkin raporun tamamını kendilerine teslim etmesini talep ederek mahkemeye başvurdu. Başvuru Kurum’a iletildi.

*

POLİTİS

Hristodulidis’ten, DİSİ’ye yeni rest

Cumhurbalkanı Nikos Tornaritis’i Kıbrıs sorunuyla ilgili Afrika ve Asya ülkelerindeki özel temsilcisi olarak atadı

Nikos Hristodulidis’in, Nikos Tornaritis’i Afrika ve Asya ülkelerinde Kıbrıs sorunundan sorumlu kişisel temsilcisi olarak yeni oluşturulan göreve ataması, Cumhurbaşkanı’nın DİSİ tabanına nüfuz etme yönündeki yeni bir girişimi olarak yorumlanıyor. Bu, Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile DİSİ arasındaki ilişkilerdeki sıkıntıları artırıyor.

DİSİ Genel Merkezi Pindaru’dan yapılan açıklamada, Tornaritis ile Hristodulidis arasındaki yakınlaşmanın bilindiği ve yeniden seçilmesini destekleme kararının sürpriz olmadığı belirtilirken, partinin başkan yardımcısı Yannis Karousos daha sert bir yorum yaptı:

"En azından sevgili Nikos açık açık yapıyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Hristodulidis ile eski DİSİ Başkanı Averof Neofitu da dün bir araya geldi. Neofitu’nun çevresi, görüşmenin cumhurbaşkanlığı seçimleriyle hiçbir ilgisi bulunmadığını ve yalnızca Kıbrıs sorunundaki gelişmelerin ele alındığını aktardı.

*

HARAVGİ’nin manşeti

"Siyah van" gerçekleri kimi korkutuyor?

Casusluk vanı dosyasında Hristodulidis’in dikkat çekici sessizliği

Nikos Hristodulidis’in ve koalisyon hükümetindeki partilerin sessiz kalarak DİSİ’nin ise açıkça verdiği destek, ciddi siyasi sorular doğuruyor ve yolsuzluk ile çıkar ilişkilerini hoş gören bir iktidar sisteminin görüntüsünü güçlendiriyor.

Başsavcılık ile Yolsuzlukla Mücadele Kurumu arasında günlerdir süren çelişkili açıklamalara, hukuk devletinin itibar kaybına ve Başsavcı Yardımcısı’nın tutumuyla ilgili ciddi kabullere rağmen Cumhurbaşkanı sessizliğini koruyorsa, doğal olarak "Nihayetinde bu ülkeyi kim yönetiyor?" sorusu gündeme geliyor.

AKEL, dosyanın yeniden açılmasını, Larnaka’da tespit edilen casusluk amaçlı "siyah van"ın faaliyetlerine ilişkin soruşturmayı kapsayan ve olayın tüm yönleriyle soruşturulmasını talep eden İlias Stefanu raporunun derhal yayımlanmasını talep etti.

Ekologlar Hareketi de Cumhurbaşkanı’nın sorumluluk üstlenmesini ve raporun yayımlanmasını talep ederken, sorumluluklar ve istifalar konusunu da gündeme getiriyor.

*

ALİTHİA’nın manşeti…

Bir başarısıza daha görev verdi

Tornaritis ile Hristodulidis arasındaki ilişki zaten biliniyordu şimdi maskeler de düştü

Averof’un 22 Cumhurbaşkanlığı seçim ekibinde yer aldı, 24 yerel seçimlerinde hezimete uğradı ve… şimdi de Cumhurbaşkanı’nın iki kıtadan sorumlu Kıbrıs sorunu özel temsilciliğine terfi etti

Nikos Tornaritis 2022 yılında Averof’un seçim kampanyasında Lefkoşa’dan sorumluydu. 2024 yerel seçimlerinde ciddi başarısızlığa uğradı ve bugün doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından verilen özel bir görevi üstleniyor.

Nikos Tornaritis daha önce DİSİ listesinden milletvekili seçilmeyi başaramayan ve sonrasında Hristodulidis’in yanında yer alan Letimbyotis, Hacimanoli, Kumis ve Tina Pavlu’nun yolunu izledi.

Parti Başkan yarımcısı Yannis Karusos, "Hristodulidis Demokratik Seferberlik Partisi’ni içeriden bölmeye ve onu dağıtmaya çalışmayı sürdürüyor" açıklaması yaptı.

Cumhurbaşkanlığı makamının, bir cumhurbaşkanlığı temsilcisinin Afrika ve Asya’da müzakerelerin yeniden başlamasına nasıl katkı sağlayacağı konusunda daha fazla açıklama yapması gerekecek.

*

Kıbrıs Rum gazetelerinden başka seçmeler...

Alithia:

Pikis’in eşi Cumhurbaşkanlığını zor durumda bıraktı

Kültür Müsteşarlığı’ndaki kriz, Nikos Hristodulidis’in yakın çevresindeki isimlere yönelik eleştirileri en güçlü şekilde yeniden gündeme taşıyor

PASİDY’den gelen ciddi suçlamaların odağında, daire müdürlerini devre dışı bırakmak ve sorunlu bir çalışma ortamı oluşturmakla eleştirilen Genel Müdür Yorgos Papayeoryiu bulunuyor.

Böylece hükümetin atamalar yapılırken reddettiği nepotizm eleştirileri şimdi siyasi bir faturaya dönüşerek geri dönüyor.

*

Politis gazetesi

Guterres üçlü görüşmenin fişini çekti

Habere göre BM GS Antonio Guterres, talep ettiği tüm başlıklarda hiçbir ilerleme sağlanmadığını tespit ederek, BM Genel Kurulu kapsamında Kıbrıs sorunuyla ilgili ne 3+1 ne de 5+1 formatında herhangi bir toplantı yapılmayacağını net şekilde ortaya koydu.

Guterres, yapılması gereken daha çok iş olduğunu belirtti.

*

Haravgi ana haberinin altında “Hastane morglarında üç yıla kadar sahipsiz cenazeler”

Morglarda üç yıla kadar sahipsiz kalan cenazeler bulunduğu ortaya çıktı, diye yazıyor…

*

Hemşireler tükenme noktasında

Larnaka Hastanesi'nde iş bırakma eylemi gerçekleştirildi, sendikalar personel yetersizliğine tepki gösterdi.

Hemşireler, artan iş yükü ve personel eksikliği nedeniyle tükenmişlik sınırına geldiklerini belirtirken, Larnaka Hastanesi'nde uyarı amaçlı iş bırakma eylemi düzenlendi. Çalışanlar ve sendikalar, kronik personel yetersizliğinin acilen giderilmesini talep etti.

*

Kıbrıs Tabipler Birliği "şarlatan doktorlara" karşı mücadele başlatıyor

Ruhsatlı ve ruhsatsız sağlık merkezlerinde çalışan doktorlar denetlenecek.

Yunanistan'da ünlü şarkıcı Yorgos Mazonakis'in ölümü üzerine başlayan doktor ve tıp merkezleri kontrolleri furyası üzerine Kıbrıs Tabipler Birliği de "şarlatanlık" olarak nitelendirilen uygulamalara karşı kapsamlı bir denetim süreci başlatmaya hazırlanıyor. Birlik, ruhsatlı ve ruhsatsız sağlık merkezlerinde görev yapan doktorları incelemeye alacağını açıkladı.→ Kıbrıs Tabipler Birliği Başkanı Petros Agathangelou, ilgili merkezlerin haritalandırılmasının ardından denetimlerin başlayacağını belirterek şarlatanlık vakalarına karşı uyarıda bulundu.

Agathangelou, düzenlediği basın toplantısında sosyal medya aracılığıyla yayılan yanlış bilgilere ve "rejeneratif", "anti-aging", "longevity", "detoks", "holistik" ve "alternatif tedavi" gibi ifadeler kullanılarak sağlık hizmetleri ile ürünlerinin pazarlanmasına dikkat çekti.

Bir tedavinin güvenilir olup olmadığını belirleyen temel unsurun bilimsel kanıtlar olduğunu vurgulayan Agathangelou, tedavilerin yeterli bilimsel temele sahip olması, eğitimli uzmanlar tarafından uygulanması, yasal ürün ve ekipman kullanılması, güvenli koşullarda sunulması ve kamuoyuna yanıltıcı şekilde tanıtılmaması gerektiğini söyledi.

*

AKEL ve EDEK birçok konuda temas halinde olacak

Hedef, Kıbrıs ve halkın yararına iş birliği yapma

AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanou, dün parti genel merkezinde EDEK'in yeni Başkanı Sofia Hristodulu Makri ile bir araya geldi.

Görüşmede taraflar, vatandaşları ilgilendiren çeşitli konularda iletişim ve temas halinde kalma konusunda mutabakata vardı. AKEL ve EDEK, Kıbrıs'ın ve halkın çıkarları doğrultusunda iş birliği yapılabileceği mesajını verdi.

*

Nikos Tornaritis tercihini Hristodulidis'ten yana kullandı

Eski DİSİ Meclis Grup Sözcüsü Nikos Tornaritis, siyasi olarak Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis'in yanında yer aldı.

Cumhurbaşkanı, Tornaritis'i Asya ve Afrika ülkelerinde Kıbrıs sorunuyla ilgili özel siyasi temsilcisi olarak görevlendirdi.

Bu gelişmeyle birlikte Tornaritis Nikos Hristodulidis'in ekibine katılmayı seçti… Ne Anita Dimitriu ne Averof!

*

MAKALE

Filelefteros

Kostas Venizelos

Aşırı sağ ve... Trump’ın kâkülü

Seksen yıl önce Nazizm, faşizme ve Hitler Almanyası'nın yayılmacılığına karşı güçlerini birleştiren küresel bir ittifak tarafından yenilgiye uğratılmıştı. Nazizmin yenilgisi, savaş sonrası Avrupa'yı şekillendirdi. Kıtayı ikiye böldü: Bir tarafta kapitalist Batı, diğer tarafta ise sözde "gerçek sosyalizm".

Yıllar sonra Sovyet bloğunun çöküşü, kapitalizmin ve "Batı demokrasisi" modelinin üstünlük mücadelesini kazandığı izlenimini yarattı; Soğuk Savaş dönemi de tüm sarsıntılarına rağmen geride kalmış görünüyordu. 1980'lerin sonu ve 1990'ların başı gerçekten de büyük altüst oluşlara sahne oldu. Bir dönemin sonuydu. Asıl mesele, böylesi sarsıntıların ardından gelen yeni dönemin nasıl yönetildiğiydi.

Peki sonra ne oldu? Toplumsal eşitsizlikler ve ekonomik baskılar kitlelerin radikalleşmesine yol açtı. Ancak bu radikalleşme sola değil, aşırı sağa yöneldi. Bu da küresel bir olgu. Almanya'daki son seçimler bunu açıkça gösterdi ve aslında kimseyi şaşırtmaması gerekiyordu. Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD), Doğu Almanya eyaleti Saksonya'da yüzde 40'ın üzerinde oy alarak seçimleri kazandı. Bu sonuç ve Alman toplumunda gözlenen eğilimler ciddi endişe yaratıyor.

Bu olgu Avrupa için yeni değil. Marine Le Pen'in partisinin son on yılda Fransa'da yakaladığı yükseliş, iktidarın kapısını zorlarken korku ve kaygı yaratıyor. Aşırı sağın güç kazandığı başka ülkelerde de benzer bir tablo görülüyor. Aşırı sağ, merkez siyasete güçlü bir şekilde girmiş durumda.

Aynı durum Kıbrıs'ta da yaşanıyor. Ve sürekli şu soru soruluyor: Aşırı sağ neden bu kadar çekici?

Örneğin stadyumlarda gamalı haç sallayan genç bir insan aslında ne biliyor? Hitler'i ve Nazizmi ne kadar tanıyor? Bu tür modellerin ortaya çıkmasına ne yol açıyor? Soykırım ve aşırı uçların rol model hâline gelmesini sağlayan nedir? Üstelik bu sadece Nazizmle ilgili de değil.

Son yıllarda aşırı sağ Kıbrıs'ta, önce sessizce ve neredeyse fark edilmeden güç kazandı. Bugün çift haneli oranlara ulaşmış durumda. Son parlamento seçimlerinde yüzde 10,9 oy alarak ülkenin üçüncü büyük siyasi gücü hâline geldi.

Bunun siyasi açıklaması nedir?

Yukarıda anlatılan ve toplumun yapısıyla ilgili olan tüm bu unsurlar elbette önemli. Muhtemelen Trumpçı dalganın da etkisi var. İyi taranmış saçları ve eski moda kakülüyle siyasi dayatmacılığın temsilcisine dönüşen o akımın...

Peki aşırı sağın bu yükselişine ne yol açıyor?

Sistemin toplumsal yüzünü güçlendirmekte yetersiz kalması mı? İnsanların sorunlarına çözüm üretememesi mi? Bu, olası açıklamalardan biri.

Aşırı sağın yükselişi bugüne özgü bir olgu değil. Uzun zamandır var olan bir eğilim; ancak bugün çok daha güçlü biçimde ifade ediliyor. Sadece görünür hâle gelmekle de kalmıyor, aynı zamanda kitleselleşiyor.

Bu yükseliş, bir tür normalleşme üzerinden güçleniyor. Dünyanın birçok yerinde görülen küresel bir olgu bu. Bazı ülkelerde ise çok daha yoğun ve kitlesel boyutlarda yaşanıyor.

Üstelik bu eğilim yalnızca siyasi temsil üzerinden ortaya çıkmıyor. Toplumun içinde, her zaman sandığa yansımayan aşırı sağcı ve ırkçı davranışlar da var. Karanlıklarda saklanan sosyal ve milliyetçi ırkçılık, her yerde karşımıza çıkıyor. Mahallede, iş yerinde, sosyal medyada...

Artık açıkça görülüyor ki hem Kıbrıs'ta hem de başka yerlerde dengeler dramatik biçimde değişiyor. Bunun nedeni birçok etken olmakla birlikte, geleneksel olarak adlandırılan partilerin yıllardır sürdürdüğü siyaset anlayışının da bir sonucu. Bu partilerin başarısızlığı ve yetersizliği, çözüm üretmekten uzak olan aşırı eğilimleri güçlendiriyor.

Siyasi tabloda yaşanan akışkanlığın geçici olmadığı da ortada. Bunun kısa vadede değişmesi beklenmiyor. Son seçimlerde sözde demokratik cephede yer alan üç parti; EDEK, DİPA ve Ekologlar parlamentonun dışında kalırken, ELAM ise zirveye tırmanarak daha fazlası için de göz kırpmaya başladı.

Son Güncelleme: 17 Eylül 2026 - 14:44

Son Haberler

17 Eylül
Kıbrıs Merkez Bankası Tahminleri: 2026'da %2,9 büyüme ve %3,3 enflasyon olacak
15:06
Tabipler Birliği: Bilimsel dayanağı olmayan tedavi uygulayan merkezlerde faaliyet gösteren hekimler denetlenecek
15:03
Eurogroup: Enerji şokuna ve fiyat artışlarına karşı alınacak önlemler yarın Dublin’de görüşülecek
15:02
Limasol’daki bir binada silah sesleri duyuldu
15:00
ABD Merkez Bankası, enflasyonu kontrol altına almak amacıyla faiz oranlarını çeyrek puan artırma kararı aldı.
14:59
Meteoroloji Dairesi, şiddetli hava olayları için sarı uyarı yayınladı.
14:57
Kıbrıs, atıkların kötü yönetimi nedeniyle Avrupa Adalet Divanı’ndan verilecek cezayı bekliyor
14:57
Trump, AB ile ticari ilişkileri kesmekle tehdit ediyor
14:56
ABD Başkanı savaşın sona ermesinin yakın olduğunu umduğunu dile getirdi.
14:54
Cumhurbaşkanı, Ulusal Spor Konseyi’nin kurulduğunu duyurdu
14:53
Kıbrıs Rum Gazetelerinden 17.09.2026
14:37
16 Eylül
Bakanlar Kurulu, bugünkü oturumunda 2027 yılı devlet bütçesini onayladı.
14:59
Tüm haberler

Video on Demand

Η υπηρεσία ΡΙΚFLIX δίνει την ευκαιρία στους τηλεθεατές που κατέχουν έξυπνες τηλεοράσεις οι οποίες υποστηρίζουν την εφαρμογή της υβριδικής τηλεόρασης (HbbTV) με τη χρήση του κόκκινου κουμπιού -που βρίσκεται στο κάτω μέρος του τηλεκοντρόλ- να μεταφέρονται σε διαδικτυακό περιβάλλον από όπου μπορούν να παρακολουθήσουν ετεροχρονισμένα τα προγράμματα του ΡΙΚ.

Όταν κάποιος τηλεθεατής είναι συντονισμένος στις συχνότητες της Επίγειας Ψηφιακής Πλατφόρμας (DVB-T) του ΡΙΚ και παρακολουθεί ΡΙΚ 1, ΡΙΚ 2 ή ΡΙΚ HD και ο δέκτης του υποστηρίζει την εν λόγω εφαρμογή, στο κάτω μέρος της οθόνης του θα παρουσιαστεί για λίγα δευτερόλεπτα ένα εικονίδιο που θα τον καλεί να πατήσει το κόκκινο κουμπί. Πατώντας το κόκκινο κουμπί, εισέρχεται στην πλατφόρμα ΡΙΚFLIX. Σε περίπτωση που ο τηλεθεατής θέλει να επανέλθει στη ζωντανή ροή εκπομπής θα πρέπει να ξαναπατήσει το κόκκινο κουμπί.