Haravgi Gazetesinin Ana Haberi
GSI'nin Maliyeti Belirsiz ve Denetimden Uzak
3 milyar euroluk maliyet
Sürdürülebilirliğe ilişkin açık soru işaretleri
Kablonun kontrolü Kıbrıs dışındaki aktörlerde
Maliyet 3 milyar euroya dayanıyor, projenin sürdürülebilirliğiyle ilgili soru işaretleri sürüyor, kablonun kontrolü ise Kıbrıs dışındaki aktörlerde olacak
Great Sea Interconnector (GSI) projesi giderek büyük bir skandal haline geliyor. Başlangıçta 1,9 milyar euro olarak öngörülen maliyetin bugün 3 milyar euroya yaklaştığı değerlendiriliyor. Buna karşın hükümet, kapsamlı bir teknik ve ekonomik değerlendirme yapılmadan projeyle ilgili taahhütlerde bulunmayı sürdürüyor.
Maliye Bakanı, projenin daha ucuz elektrik sağlayacağının kesin olmadığını kabul etti. AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu ise Kıbrıs'ın ve tüketicilerin üstleneceği gerçek maliyet konusunda net açıklamalar yapılmasını istedi. Stefanu, proje hakkındaki tartışmalar ilerledikçe sürdürülebilirliğe ilişkin kaygıların da arttığını vurguladı.
Kıbrıs Enerji Düzenleme Kurumu (RAEK) Başkan Yardımcısı Alkis Filipu ise mevcut verilere göre kablonun kontrolü ve yönetiminin tamamen Kıbrıs dışındaki aktörlerin elinde olacağını söyledi. Filipu, bu durumun Kıbrıs Cumhuriyeti'nin projedeki rolü ve katılımı konusunda haklı soru işaretleri doğurduğunu belirtti.
*
Politis Gazetesinin Ana Haberi
Kıbrıslı Öğrenciler Sınıfta Kaldı
Avrupa raporu, Kıbrıs eğitim sisteminin zayıf yönlerini bir kez daha ortaya koydu
Kıbrıs'taki okullar, OECD ülkeleri ortalamasıyla karşılaştırıldığında personel ve eğitim materyali eksikliği açısından daha iyi durumda görünüyor. Ancak eğitime ayrılan kaynaklar, sınıf içinde daha güçlü destek ve daha iyi öğrenme sonuçlarına dönüşmüyor.
Kıbrıslı öğrencilerin yüzde 43,5'i üç temel alanda da asgari yeterlilik düzeyinin altında kalıyor. OECD ortalamasında bu oran yüzde 19,7 seviyesinde bulunuyor. Buna karşılık öğrencilerin yalnızca yüzde 4,6'sı en yüksek başarı düzeylerine ulaşabiliyor.
Milli Eğitim Bakanı, eğitim alanında hâlâ yapılması gereken çok iş bulunduğunu kabul ederken, elde edilen sonuçların hükümetin devlet okullarında yürüttüğü reformları doğruladığını savundu. Bakan ayrıca sosyal eşitsizliklerin azaltılması yönünde ilerleme kaydedildiğini öne çıkardı.
*
Haber seçmeleri
Fileleftheros'un internet sayfasından…
Turizm toparlanıyor ve kaybettiği zemini geri kazanıyor
Eurobank Research: Yoğun sezonda güçlü toparlanma, ancak ilk yedi ayda turist varışları hâlâ yüzde 8 daha düşük
Kıbrıs turizmi, yaz sezonunun en yoğun döneminde yılın ilk aylarında Orta Doğu'daki istikrarsızlığın yol açtığı kayıpların önemli bölümünü telafi etti. Eurobank Research'ün analizine göre, iyileşmeye rağmen sektör henüz 2025'te kaydedilen rekor seviyelere ulaşamadı.
Turizm sektörü 2026 yılına, bir önceki yıl kaydedilen 4,53 milyon turist varışıyla girdi. Ancak Orta Doğu'da yeniden tırmanan gerilim turizm talebini olumsuz etkileyerek turist sayısında sert düşüşlere yol açtı. Mart ayında varışlar yüzde 30,7, Nisan ayında ise yüzde 27,6 oranında geriledi.
Haziran ayında düşüş oranı yüzde 1,7'ye, Temmuz ayında ise 2025'in aynı dönemine kıyasla yüzde 1,1'e kadar indi.
Buna rağmen önceki aylarda yaşanan kayıplar henüz tamamen telafi edilmiş değil. Ocak-Temmuz döneminde toplam turist varışları yıllık bazda yüzde 8 daha düşük kaldı. Bu da yaklaşık 193 bin daha az ziyaretçi anlamına geliyor.
*
ELPİS üzerinden 31 yardım çağrısı yapıldı
572 kadının telefonunda uygulama bulunuyor
Aile içi şiddet mağdurlarına yönelik Polis tarafından yürütülen ELPİS uygulaması bugüne kadar 572 kadının cep telefonuna yüklendi. Uygulamanın Temmuz 2025'te devreye girmesinden bu yana 31 kadın SOS butonunu kullanarak yardım çağrısında bulundu. Vakaların çoğu Limasol ve Lefkoşa'da kaydedildi.
Geçen yıl uygulama üzerinden 14, bu yıl ise 17 yardım talebi yapıldı. Polis, uygulama sayesinde mağdurların konumuna kısa sürede ulaşarak müdahale edebiliyor.
Öte yandan Adalet ve Kamu Düzeni Bakanlığı tarafından geliştirilen Red Flagging platformunun yıl sonuna kadar hizmete girmesi bekleniyor. Sistemin, okullar, Sosyal Refah Hizmetleri, Ruh Sağlığı Hizmetleri ve Polis arasında bilgi paylaşımını sağlayarak risk altındaki ailelerin daha erken tespit edilmesine yardımcı olması hedefleniyor.
Adalet ve Kamu Düzeni Bakanı Kostas Fitiris, son beş yılda toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve aile içi şiddet kapsamında 10 bin vaka kaydedildiğini, bunların 7 bininin mahkemeye taşındığını açıkladı. Bakan, yetkili kurumlar arasındaki koordinasyon eksikliğine de dikkat çekti.
*
MAKALE
Fileleftheros'un görüşü köşesinden…
Sorun güven eksikliği değil, izlenen politikalar
Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ile Kıbrıs Türk toplumu lideri Tufan Erhürman arasındaki ilk görüşmeden olumlu mesajlar çıktı. Alınan kararlar arasında görüşmelerin sıklaştırılması da yer alıyor. Bu da taraflarda sürecin ilerletilmesine yönelik bir istek ve irade bulunduğu mesajını veriyor.
Ne yazık ki Girne açıklarında meydana gelen deniz faciası nedeniyle geçen hafta yapılması planlanan görüşme ertelenmiş ve bugün için yeniden programlanmıştı. Mesele yalnızca görüşmeler yapmak değildir. Kuşkusuz bunların da önemi var.
Ancak sadece görüşmeler yapılması yeterli değil. Taraflar her gün bir araya gelebilir, fakat yine de bir sonuç çıkmayabilir. Nitekim Kıbrıs sorunuyla ilgili uzun süreç boyunca bunun birçok örneği görüldü. Çok sayıda girişim, temas ve görüşme yapıldı, ancak sonuç alınamadı. İlerleme sağlanabilmesi için ne gerektiği açık. Türk tarafının tutumunu değiştirmesi gerekir. Çünkü Kıbrıs Rum tarafı başından beri pozisyonunu açık şekilde ortaya koymuş ve bunu uygulamada da göstermiştir. Bu kez geçmiş deneyimlerin tersine görüşmelerin beklenen sonucu vermesini, çıkmazın aşılmasını, sürecin ilerlemesini ve müzakerelerin yeniden başlamasını umuyoruz. Bunu söylerken mevcut atmosferin olumlu olmadığını da biliyoruz. Türkiye'nin attığı adımlar, gerçekleştirdiği faaliyetler ve yaptığı tehditler, açıkça ortamı daha da ağırlaştırıyor.
Saldırgan Türkiye'nin benimsediği sert söylemlerin ötesinde başka adımlar da atılmaktadır. İşgal tarafı, olumlu bir atmosfer oluşması için Kıbrıs Cumhuriyeti'nin yasa dışı uygulamalara göz yumması gerektiğini düşünüyor. Bu mümkün değil ve Türk tarafının bunu anlaması gerekir.
Sürekli olarak Güven Yaratıcı Önlemlerin ilerletilmesinden ve uygulanmasından söz ediliyor. Bunun, uzun süredir devam eden çıkmazın aşılmasına yardımcı olacak bir adım olduğu düşünülüyor. Ancak mesele nedir? Kıbrıslı Rumlarla Kıbrıs Türk toplumu arasında bir güven eksikliği mi var? Vatandaşlar düzeyinde bir sorun bulunmamakta. Bu durum, 2003 yılında geçişlere ilişkin kısıtlamaların kısmen kaldırılmasından bu yana defalarca kanıtlanmıştır. Hiçbir sorun yaşanmadı. Buna rağmen bazı çevreler bu gerçeği değerlendirmek yerine küçümsüyor. Dolayısıyla bize göre sorun, benimsenen politikalarda ve belirli uygulamaları yerleştiren yaklaşımlardadır. Sorun, Türkiye'nin Kıbrıs Cumhuriyeti topraklarının bir bölümündeki devam eden işgali ve bu durumun yarattığı engeller ile problemlerdir. Bu nedenle güven, haksızlığın ve yasa dışılığın ortadan kaldırılmasıyla inşa edilir; sözde farklı varlıklar arasındaki iş birliğinin öne çıkarılmasıyla değil. Bunu tüm ilgili tarafların bilmesi ve idrak etmesi gerekir. Ayrıca toplumda ortaya çıkan gerçekleri ve eğilimleri de dikkate almaları şart.
*
Haravgi'den...
Polis korumalarında yeni dönem
Anastasiadis ve Annita Dimitriu'nun korumasında 22 polis görev yapıyor
Hukuk Dairesi'nin görüşü doğrultusunda siyasi kişilere polis koruması verilmesine ilişkin kararlarda Bakanlar Kurulu'nun rolü sona eriyor. Bundan böyle korumalar, Polis'in risk değerlendirmesine göre belirlenecek.
Adalet Bakanı Kostas Fitiris, konutu önünde görev yapan altı polisin geri çekilmesini isteyerek uygulamaya ilk örneği verdi. EDEK başkanına tahsis edilen üç polis de geri çekildi.
Eski Temsilciler Meclisi Başkanları Yannakis Omiru ve Dimitris Silluris ile Elsa Hristofya ve Andrulla Vasiliu'nun korumalarının kaldırılması beklenirken, eski Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis'in koruma ekibinde de azaltma öngörülüyor.
Halen Nikos Anastasiadis'in 12, Annita Dimitriu'nun 10 polis koruması bulunuyor. Stefanos Stefanu’ya 4, Nikolas Papadopulos'a 3 polis tahsis edilirken, Odiseas Mihailidis ile Fidias Panayotu'ya da ikişer polis verilmesi öneriliyor.
Yeni sistemde polis korumaları düzenli olarak yeniden değerlendirilecek ve temel ölçüt somut güvenlik riski olacak.
*
"Reform" adı altında Sosyal Sigortalar Fonu'na yeni yükler bindiriliyor
PEO Genel Sekreteri katkı payı ve emeklilik yaşı artışına karşı çıkıyor
PEO Genel Sekreteri Sotirula Haralambus, hükümeti emeklilik reformu adı altında Sosyal Sigortalar Fonu'nun kaynaklarını yeniden dağıtmaya çalışmakla suçladı. Haralambus, devletin reforma bütçeden yapacağı katkının hâlâ açıklanmadığını söyledi. Haralambus, fon fazla verirken sosyal emeklilik ve bazı destek ödemelerinin maliyetinin devletten fona aktarılmasının planlandığını, ancak bunun toplam maliyetinin açıklanmadığını belirtti. Düşük gelirli emeklilere yönelik düzenlemelerin maliyetine ilişkin de yeterli bilgi verilmediğini kaydeden Haralambus, önerilen iyileştirmelerin büyük ölçüde fon kaynaklarından karşılanacağını savundu. PEO'nun yeni katkı payı artışlarını ve emeklilik yaşının yükseltilmesini kesin olarak reddettiğini vurgulayan Haralambus, bunun adil bir reform sayılamayacağını ifade etti.
Çalışma Danışma Kurulu toplantısında sendikalar emeklilik yaşının artırılmasına ve yeni katkı payı artışlarına karşı çıkarken, OEV ile KEVE fonun sürdürülebilirliği açısından bu seçeneklerin ileride de gündemde kalması gerektiğini savundu. Maliye Bakanı Makis Keravnos kamu maliyesi ile fonun sürdürülebilirliğinin korunmasının öncelikli olduğunu belirtirken, Çalışma Bakanı Marinos Muşuttas reformun 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girmesinin hedeflendiğini açıkladı.
*
Politis’ten
Peya'da beklenmedik ziyaretçi
Baf sularında gezinen fok heyecan yarattı
Peya sularında yüzen bir fokun görüntülenmesi, bölgede bulunanlar arasında heyecan yarattı. Foka ait görüntüler sosyal medyada kısa sürede yayılarak kamuoyunun ilgisini çekti. İnternette hızla yayılan videoda, Baf kazasına bağlı Peya sularında bir fokun kaygısız şekilde yüzdüğü görülüyor. Görüntüler, ender rastlanan ve etkileyici bir manzara ortaya koyuyor. Ve Kıbrıs sularında fok görülmesi alışılmadık bir durum olmamakla birlikte bu tür karşılaşmalar, özellikle hayvanın yerleşim ve turizm bölgelerine bu kadar yakın noktalarda görülmesi halinde büyük ilgi uyandırıyor. Videoda deniz memelisinin kıyıya oldukça yakın bir noktada sakin şekilde hareket ettiği ve çevredeki insanların varlığından rahatsızlık duymadığı görülüyor.
*
Kıbrıslılar haber almak için en çok sosyal medyayı kullanıyor, ancak ona güvenmiyor
Kıbrıs Gazeteciler Birliği araştırdı: Vatandaşların yaklaşık yüzde 80'i siyasi partilerin medyayı yönlendirdiğine inanıyor
Kıbrıs Gazeteciler Birliği adına Temmuz 2026'da bin kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, sosyal medyanın Kıbrıslıların başlıca haber kaynağı haline geldiğini ortaya koydu. Buna karşın vatandaşlar, sosyal medyayı en az güven duydukları mecralar arasında görüyor ve sahte haberlerin yayılmasından endişe duyuyor.
Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 73'ü haber ve bilgi almak için sosyal medyayı kullanıyor. Televizyon yüzde 69 ile ikinci, haber siteleri ise yüzde 55 ile üçüncü sırada yer alıyor. Geleneksel medya araçlarını tercih edenlerin oranı daha düşük seviyede bulunuyor. Katılımcıların yüzde 37'si radyoyu, yüzde 10'u ise yazılı basını tercih ettiğini belirtti.
Ancak medya organları tarafsızlık, kalite ve güvenilirlik açısından değerlendirildiğinde tablo değişiyor. Bu kategorilerde en yüksek puanı radyo alırken, televizyon, haber siteleri ve basılı medya onu takip ediyor. Sosyal medya ise en düşük değerlendirmeyi aldı. Katılımcıların yüzde 49'u Kıbrıs medyasına güvenmediğini belirtirken, yalnızca yüzde 40'ı güvendiğini ifade etti. Yüzde 43'ü Kıbrıslı gazetecilere güvendiğini söylerken, sadece yüzde 38'i gazetecileri güvenilir bulduğunu belirtti. Genel olarak katılımcıların yüzde 52'si medya kuruluşlarını güvenilir bulmadığını söyledi.
Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 73'ü sosyal medyada sahte haberlerle karşılaştığını belirtti. Geçen yıl bu oran yüzde 59 seviyesindeydi. Sahte haber gördüğünü söyleyenlerin oranı haber sitelerinde yüzde 42, televizyonda yüzde 32 oldu. Bu oran radyoda yüzde 8, basılı basında ise yüzde 12 olarak kaydedildi.
Ayrıca vatandaşların yüzde 79'u siyasi müdahale görüyor. Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 79'u siyasi partilerin medya üzerinde çok yüksek düzeyde etkisi ve yönlendirmesi bulunduğuna inanıyor. Yüzde 75'i hükümetin medya üzerinde etkili olduğunu düşünürken, yüzde 67'si medya kuruluşlarının sahipleri tarafından yönlendirildiğini savundu. Araştırma, geleneksel medya kuruluşlarının haber tüketimindeki payı azalmasına rağmen, güvenilirlik açısından toplum nezdinde daha güçlü bir konumunu koruduğunu ortaya koydu.
*
Politis'İn Görüşü köşesinden…
Sadece siyasi iradeyle tarihe geçebilirsiniz
Nikos Hristodulidis dün Tufan Erhürman'a birlikte "tarih yazabilecekleri" mesajını verdi. Hatta Yeni Düzen'e verdiği söyleşide bir adım daha ileri giderek, "Her şey Sayın Erhürman'ın ve benim elimde olsaydı, gelecek haftaya kadar bir çözüme ulaşabilirdik" dedi. Aynı çizgide düşündüklerini varsaysak bile, Kıbrıs sorununun yalnızca ikisinin elinde olmadığı ve gelecek hafta bir çözüme ulaşılamayacağı açıktır. Ancak ellerinde olan başka şeyler de vardır. Üstelik bunlar için ne yeni bir Crans-Montana'yı ne de yeni bir gayriresmî 5+1 toplantısını beklemek gerekir.
Zaten Cumhurbaşkanı da söyleşisinde bunun işaretini verdi. Kendi değerlendirmesine göre, "şu anda geriye kalan tek konu Güven Yaratıcı Önlemlerdir." İşte yarınki görüşme için önlerinde açık bir fırsat duruyor. Ancak bir noktada Güven Yaratıcı Önlemlerden söz ederken bunların sadece geçiş noktalarının açılmasıyla başlayıp bittiği anlayışından vazgeçmemiz gerekiyor. Geçiş noktalarının önemli olduğunu ve yenilerinin açılmasının günlük yaşamı kolaylaştırarak temasları artıracağını elbette inkâr etmiyoruz. Ama Kıbrıs'ın çok daha fazla ortak sorunu var. Bunu son günlerde bir yandan Girne açıklarında yaşanan trajedi, diğer yandan da Kıbrıs'ın kuzeyindeki çöplük yangını hepimize bir kez daha hatırlattı.
Eğer Hristodulidis ve Erhürman gerçekten havayı değiştirmek istiyorlarsa, acil durumlar için doğrudan ve faal bir iletişim mekanizması kurulması konusunda anlaşsınlar. Böyle bir mekanizmanın eksikliği, Politis'in pazar günkü "Yıkım ve felaket karşısında Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türklerin iş birliği neden tıkanıyor?" başlıklı haberinde de ortaya konmuştu.
Taraflardan birinin diğerine insani ya da çevresel bir kriz anında yardım etmeye hazır olduğunu bildirmesi tek başına yeterli değildir. Zaten çoğu durumda karşılıklı yardım tekliflerinin kabul edilmemesinin nedeni de budur. Uzmanlar ve diplomatlar, teknik ve operasyonel engellerin gerçek olduğunu söylüyor. Acil durumlara yönelik iletişim kanalları, iş birliği protokolleri, kriz yönetimi mekanizmaları, güvenlik düzenlemeleri ve ortak eğitim gereklidir. İş birliği günübirlik çözümlerle yürütülemez. Bütün güçlerin ortak bir operasyonel çerçeve içerisinde hareket etmesi gerekir.
Bu koşullar altında bir sonraki adım için gerekli zemin vardır. Uygulamadaki iş birliğinin formülünü teknik komiteler ve uzmanlar bulacaktır. Tanınma kaygısının nasıl aşılacağını da onlar ortaya koyacaktır. Ancak çözümün önündeki esas engel siyasi iradedir. Eğer gerçekten tarih yazabileceklerine inanıyorlarsa, işe bugünden başlamalı ve insanlarımızın ve ülkemizin güvenliğini merkeze alan ortak bir sivil savunma mekanizmasının oluşturulması için somut takvimler belirlemelidirler.
Son Güncelleme: 10 Eylül 2026 - 15:20
https://tr.news.rik.cy/tr/article/2026/9/10/kibris-rum-gazetelerinden-09092026/