Kıbrıs Rum Gazetelerinden 04.09.2026

Filelefteros gazetesinin ana haberi

Hastalar İlaç Bulamıyor, Gecikmeler ve ilaç eksiklikleri nedeniyle tedavileri yarım kalıyor

Eczanelerde git gel çilesi

Stoklar yetersiz…

Hastaların bir kısmı, başvurdukları hastane eczanelerinde ihtiyaç duydukları ilaçların bulunmaması veya mevcut stokların tükenmesi nedeniyle tedavilerini aksatmak zorunda kalıyor. Bazıları ise tedavilerinin devamı ya da doz değişikliği taleplerinin onaylanmasında yaşanan gecikmeler yüzünden ilaçlarına zamanında erişemiyor. Öte yandan bazı hastalar da doktorları tarafından kendi adlarına yapılan başvuruların sonuçlanmasını beklemek durumunda kalıyor.

Kıbrıs Hasta Dernekleri Federasyonu (OSAK) Basın Sözcüsü Dimitris Lambrianidis, Filelefteros gazetesine yaptığı açıklamada, "Prosedürlerin önemli ölçüde sadeleştirildiği bir gerçek. Ancak özellikle diyabet ve obezite tedavisinde kullanılan ilaçlarla ilgili olarak, Sağlık Sigortası Kurumu'nun yetkili komitelerine sunulan bireysel taleplerin onay sürecinde hâlâ sorunlar yaşanıyor" ifadelerini kullandı.

Lambrianidis, Federasyonun Hasta Gözlemevi'ne ulaşan şikâyetlerin çeşitli aksaklıklara işaret ettiğini belirterek, bunlardan bazılarının belirli ilaçların Genel Sağlık Sistemi YeSY’ye dahil edilmesinde yaşanan gecikmelerden kaynaklandığını söyledi. Bunun sonucunda hem hekimlerin hem de hastaların, bireysel başvuru süreçlerinin beraberinde getirdiği bürokratik işlemler ve sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını kaydetti.

*

Politis gazetesinin ana haberi

Emeklilik cezasında indirim: Yaklaşık 40 bin emekliye ortalama yüzde 6 ek gelir

Çalışma Bakanlığı, erken emeklilikte uygulanan aktüeryal kesintinin temel emekli maaşı bölümünde yüzde 12'den yüzde 7,5'e düşürülmesini öneriyor. Düzenlemeden yaklaşık 40 bin emeklinin yararlanması bekleniyor.

Çalışma Bakanlığı'nın kamuoyu görüşüne açtığı emeklilik reformu tasarısı, erken emeklilik nedeniyle uygulanan aktüeryal kesintilerin kademeli olarak azaltılmasını öngörüyor.

Hükümetin önerisine göre, emekli maaşının temel bölümüne uygulanan yüzde 12'lik kesinti yüzde 7,5'e düşürülecek. Böylece yaklaşık 40 bin emeklinin maaşında, reformun diğer düzenlemeleriyle birlikte ortalama yüzde 6'lık artış sağlanması bekleniyor.

Tasarı ayrıca, 2031 yılından sonra emekli maaşının temel kısmında uygulanan aktüeryal kesintinin tamamen kaldırılmasını öngörüyor.

Öte yandan, 63 yaşında erken emeklilik hakkı elde edebilmek için gereken sigortalılık süresinin mevcut 33 yıldan 38 yıla çıkarılması öneriliyor.

Sosyal taraflar ise aktüeryal kesintilerin daha da azaltılmasını ve reformun mali etkilerine ilişkin daha ayrıntılı bilgi verilmesini talep ediyor.

*

Filelefteros gazetesinin ana haberi…

Stefanu'dan GSI konusunda Maliye Bakanı'na sekiz kritik soru

Maliyet, sürdürülebilirlik, finansman ve elektrik fiyatları konusunda net yanıt talep etti

AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu, Kıbrıs ile Yunanistan arasındaki elektrik bağlantı projesi Great Sea Interconnector (GSI) konusunda Maliye Bakanı Makis Keravnos'a sekiz kritik soru yöneltti.

Stefanu, Kıbrıs'ın enerji alanındaki izolasyonunu sona erdirecek stratejik öneme sahip bir projenin, hane halkı ve işletmeler için daha ucuz elektrik sağlaması, enerji güvenliğini güçlendirmesi ve kamu maliyesini koruması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Fransız Meridiam şirketinin projeye dâhil olmasının önemli bir gelişme olduğu belirtilirken, bunun tek başına maliyet, sürdürülebilirlik ve finansmanla ilgili soru işaretlerini gidermediği ifade edildi.

Stefanu ayrıca Maliye Bakanlığı'nın, ADMİE ile Meridiam arasındaki anlaşmanın tüm ayrıntılarına sahip olup olmadığını ve projede mülkiyet ile kontrolün kimde olacağının netleştirilmesini istedi. Ayrıca Kıbrıs'ın projedeki olası ortaklığına ilişkin sorular da gündeme getirildi.

*

Alithia gazetesinin ana haberi…

Gelecek Nesillerin Sırtına Yük

Emeklilik sistemiyle ilgili tartışmalar sosyal taraflarda ciddi kaygılara yol açıyor

Habere göre işveren örgütleri ve sendikalar, emeklilik reformu kapsamında gündeme gelen bazı önerilerin reformun maliyetini kontrolden çıkaracağı görüşünde. Sosyal taraflar, ortaya çıkacak ek yükün sonunda gelecek nesiller tarafından karşılanmak zorunda kalacağı uyarısında bulundu.

Çalışma Bakanlığı'nda yapılan görüşmeler sırasında endişeli tarafların sesleri salonun dışına kadar yansırken, hükümetin Sosyal Sigortalar Fonu'na yapılan primlerin artırılabileceği ihtimalini açık bırakması da kaygıları daha da artırdı.

PEO Genel Sekreteri Andreas Matsas ise diyaloğun gidişatına ilişkin uyarıda bulunarak, olumsuz bir gelişme olduğunu söyledi.

Matsas, "Diyaloğun seyri üç temel parametreden birini veya daha fazlasını sorgular hale geliyorsa, işler iyi gitmiyor demektir" ifadelerini kullandı.

Bu arada sd Haravgi gazetesinin internet sayfasında PEO Genel Sekreteri Sotirula Haralambus’un bu sabah Astra radyosuna yaptığı açıklamada "Sistem Genç Kuşakları Cezalandıramaz" dediği yazıyor.

Habere göre sosyal dayanışmaya dayalı, herkese onurlu bir emeklilik sağlayan ve genç kuşakları cezalandırmayan bir emeklilik sistemi istediklerini söyledi.

Düşük gelirli emeklilere bugün çok daha iyi koşullarda emekli maaşı sağlanabilecek imkânların bulunduğunu belirten Haralambus, bunun için hükümetin mali verileri ortaya koyması ve sistemin mali sınırlarının ne olduğunu açıklaması gerektiğini ifade etti. Hükümeti eleştirerek bir yandan sosyal taraflardan öneri sunmalarının istendiğini, diğer yandan da ortaya çıkacak ek maliyetin nereden karşılanacağını göstermelerinin talep edildiğini söyledi.

PEO'nun vergi reformu sürecinde kamu gelirlerini artıracak öneriler sunduğunu hatırlatan Haralambus, daha fazla katkı yapabilecek kesimlerden kaynak yaratılması fırsatının kaçırıldığını savundu. Hükümetin bu önerileri dikkate almadığını belirten Haralambus, şimdi ise mali bir "üst sınır" bulunduğunun öne sürüldüğünü dile getirdi.

*

Alithia’dan…

Anita Dimitriu ile Averof Neofitu bir araya geldi

DİSİ Başkanı Annita Dimitriu ile partinin eski lideri Averof Neofitu, DİSİ Genel Merkezi'nin bulunduğu Pindaru Caddesi'ndeki gelişmeleri görüşmek üzere bir araya geldi. İki ismin Kıbrıs sorunu ve 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili son açıklamalarının ardından gerçekleşen görüşmenin çok iyi bir ortamda geçtiği bildirildi. Kıbrıs sorununun ilk öncelik olarak kalmaya devam ettiği konusunda ise görüş birliğine varıldı.

*

Batı Nil Virüsü vakaları artıyor

Batı Nil Virüsü vakalarının sayısı sekize yükseldi. Hastaların yedisi Lefkoşa'dan, biri ise Larnaka'dan.

Bu arada internet haber sitelerinde yer alan bilgilere göre, virüs kaynaklı ilk ölüm de bugün kaydedildi.

*

Büyümede Eurostat’ı görüyor, hayat pahalılığı söz konusu oldu mu görmüyor

Maliye Bakanı, yüksek fiyatların temel nedeninin turizm olduğunu savundu. Ekonomist Tasos Yasemidis ise enflasyondaki artışın iç talepteki aşırı canlanmadan kaynaklanmadığını, ithal maliyet artışlarının özellikle enerji alanında biriktiğini belirtti.

*

Haravgi…

Sınır ötesi sağlık hizmeti herkes için bir hak olmalı

AKEL Avrupa Parlamentosu Milletvekili Yorgos Yeorgiu, sınır ötesi sağlık hizmetlerine ilişkin Avrupa mevzuatının güncellenmesi gerektiğini belirterek, kaliteli sağlık hizmetlerine erişimin ayrıcalık değil herkes için bir hak olması gerektiğini vurguladı.

*

Nea Salamina saldırısıyla ilgili yeni tutuklamalar

On gün önce Nea Salamina taraftarlarının etkinliğine yönelik saldırıyla bağlantılı olarak yeni tutuklamalar yapıldı. Gözaltına alınanlar arasında 14 ve 15 yaşlarında çocuklar da bulunuyor.

*

Borçtan hapse girenlerin borcu silinmiyor

Güncellenen bir araştırma, cezanın infaz edilmesinin borçları ortadan kaldırmadığını ortaya koydu. Nafaka, sosyal sigorta primi ve para cezalarını ödemedikleri için 15 kişi cezaevinde bulunuyor. Parlamento'da gündeme gelen, gelirinin bir kısmı alacaklılara aktarılacak ücretli toplum hizmeti önerisi ise rafa kalkmış durumda.

*

Kaptan uyarıları dinlemedi

Girne açıklarındaki trajik tekne faciasıyla ilgili mahkemede ortaya çıkan yeni bilgiler, gemi kaptanını zor durumda bırakıyor. Yardımcı kaptan, kaptana sefere çıkmaması yönünde çağrılar yapıldığını ancak bunların dikkate alınmadığını ve varış limanının kötü hava nedeniyle kapalı olduğunun bilindiğini söyledi.

*

Fileleftheros

Emeklilik reformu için Maliye Bakanı devreye giriyor

Sosyal tarafların talebi üzerine Maliye Bakanı Makis Keravnos, emeklilik reformunun maliyeti konusunda açıklama yapmak üzere gelecek hafta Çalışma Danışma Kurulu toplantısına katılacak.

*

İşgal bölgelerindeki trajedi siyasi sarsıntı yarattı

Yaşanan deniz faciası işgal altındaki bölgelerde siyasi hareketliliğe neden oldu. Bunun müzakere sürecine de etkileri olabileceği belirtiliyor. İki toplum liderlerinin görüşmesi önümüzdeki çarşamba günü yapılacak.

*

Cumhurbaşkanı genç bakanlar arıyor

Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, gençlerin yer alacağı özel bir Bakanlar Kurulu toplantısı hazırlığında. Katılmak isteyen gençlerden özgeçmişleriyle birlikte bir politika önerisi sunmaları isteniyor.

*

Kuşlara zarar verecek güneş enerjisi projesine ret

Çevre Dairesi, Aradipu'da Natura 2000 bölgesine ciddi ve geri döndürülemez zarar vereceği gerekçesiyle bir güneş enerjisi parkı projesini reddetti.

*

Mennoya merkez tutukevi oluyor

Adalet Bakanı Kostas Fitiris'in talimatıyla Menoya'daki tesis, şüpheli ve tutuklu kişilerin tutulacağı merkezi tutukevi haline getirilecek. Böylece polis nezarethanelerindeki yoğunluğun azaltılması hedefleniyor. Tesisin eylül ayı ortasında faaliyete geçmesi bekleniyor.

*

Politis

Çevre bilimci, AKEL Merkez Komitesi Sürdürülebilir Kalkınma ve Sürdürülebilirlik Birimi Başkanı Hristina Nikolau’nun analiz yazısı…

Nepal'den Lara'ya: Doğa Sınır Koyduğunda

Bugünlerde Nepal'de doğa, ekosistemlerin sınırları olduğunu bize en sert şekilde hatırlatıyor. Nepal-Tibet sınırında, bir buzulun ve kaya kütlesinin çökmesinin ardından meydana gelen yıkıcı seller can kayıplarına ve büyük yıkıma yol açtı. Bilim insanları, sıcaklık artışının dağ ekosistemlerini giderek daha fazla istikrarsızlaştırdığı uyarısında bulunuyor.

Ve aynı anda, dünyanın öbür ucunda, Kıbrıs'taki küçük bir da, şemsiyeleri, şezlongları ve Lara'nın "ticari bağlamda değerlendirilmesini" tartışıyoruz.

Görünüşte bunların birbiriyle hiçbir ilgisi yok.

Aslında var!

Lara, yalnızca Akamas'ın en güzel sahillerinden biri değil. Aynı zamanda caretta caretta ve yeşil deniz kaplumbağalarının son derece önemli bir üreme alanı. Lara-Tokseftra bölgesi, ekolojik değeri yalnızca turistik kullanım ölçütleriyle değerlendirilemeyeceği için onlarca yıldır koruma altında tutuluyor.

Buna rağmen, birkaç yılda bir aynı soruya geri dönüyoruz: Acaba Lara biraz daha "düzenli" hale getirilebilir mi? Bu yıl koruma altındaki bölgede görülen şemsiyeler ve çadırlar konuyu yeniden gündeme getirirken, yerel makamlar da bölge halkının erişimi, mülkiyet hakları ve diğer haklarına ilişkin meseleleri gündeme taşıyor.

Lara'nın korunmasını savunmak, çevresinde yaşayan insanları görmezden gelmek anlamına gelmez. Çevreyi korumak, yerel toplumları kaderine terk etmek demek olamaz. Öte yandan ekonomik gelişme ihtiyacı da her türlü turistik sömürünün önünü açan bir açık çek olarak görülemez.

AKEL'in siyasi yaklaşımının özü de budur: Akel’e göre çevrenin korunması, sosyal adalet ve sürdürülebilir kalkınma birlikte ilerlemeli. Doğa, kalkınmanın önünde bir engel olarak değil, zamana dayanabilecek ve yerel toplumları destekleyebilecek bir kalkınmanın ön koşulu olarak görülmeli. Ancak "birlikte var olma", doğanın her insani talebe uyum sağlamak zorunda olduğu anlamına da gelmez.

Himalayalar'da iklim değişikliği artık uzak bir tehdit değil. Buzullar geri çekiliyor ve devasa su kütlelerini tutan buzul sistemlerini istikrarsızlaştırıyor. Lara'da ise nesli tehdit altındaki türlerin üreme alanı olan bir kıyı ekosistemi üzerinde baskı oluşturuyoruz.

Ekosistemlerin sınırları vardır. Onlarca yıl boyunca "önce kalkınma, altyapı ve turizm; yer kalırsa doğanın ve çevrenin korunması" anlayışıyla hareket ettik. İklim krizi, bu anlayışın ne kadar tehlikeli olduğunu ortaya koyuyor.

Bugün artık biliyoruz ki doğa, ekonomimizi süsleyen bir unsur değil. Ekosistemler koruyucu altyapılar gibi işlev görür ve onları tahrip ettiğimizde doğal savunmamızın bir bölümünü de kaybetmiş oluruz.

Asıl soru şu: Nasıl bir turizm modeli istiyoruz? Her ın, şemsiyeler, şezlonglar ve tesislerle diğerlerine benzemesini mi istiyoruz? Yoksa bazı yerlerin değerinin tam da farklı kalabilmelerinden kaynaklandığını kabul edebilir miyiz?

Çözüm "ya insanlar ya kaplumbağalar" değildir. Üçüncü bir yol da var: Ekonomik faaliyeti doğanın sınırları etrafında planlamak.

Kıbrıs Nepal değil. Ancak o da kendi iklim gerçeğiyle karşı karşıya: Daha yüksek sıcaklıklar, kuraklık, yangınlar, su kaynakları üzerindeki baskı ve kıyı ekosistemleri üzerinde giderek artan yük.

Bu nedenle Lara bir sınav. Bir ekosistemin yok olmasını bekleyip o yok olduktan korunması gerektiğine karar vermemiz gerekmez.

Nepal'den Kıbrıs'a kadar alınacak ders aynı. Bir buzul ile pazarlık yapamayız; tıpkı bir kaplumbağaya "bu yıl birkaç şezlong koyacağız" diye açıklama yapamayacağımız gibi.

Doğa, sınırları konusunda pazarlık yapmaz. Bu sınırlara, onları zor yoldan öğrenmek zorunda kalmadan önce saygı gösterip göstermeyeceğimize karar vermesi gereken biziz.

Ve Lara'da bu sınır kuma çizilmiştir.

*

Son Güncelleme: 04 Eylül 2026 - 14:26

Son Haberler

04 Eylül
Kıbrıs Rum Gazetelerinden 04.09.2026
14:25
Vance: Hürmüz Boğazı üzerinden petrol taşımacılığı normale döndü
13:08
Baf, ilk Süper Kupasına ulaştı
13:06
Nepal'de kurtulanları bulmak için zamana karşı yarış sürüyor
13:02
Kıbrıslı kadınların 10'da 4'ü iş yerinde cinsel tacize maruz kalıyor
12:59
Yasadışı ikamet, hırsızlık ve uyuşturucu bulundurma suçlarından 7 kişi gözaltına alındı
12:56
Emekli maaşılarına uygulanan ceza oranında indirim uygulanacak
12:53
Trump'tan Britanya'ya yönelik eleştiri
12:40
Netanyahu: İsrail'in asıl amacı İran rejimini devirmek
12:38
Girne'de gemi enkazında 10'uncu cansız beden bulundu
12:34
Mitsotakis: Yunanistan, savunmasını güçlendirmeye yönelik önerileri kabul etmez
12:31
Costa'nın Kıbrıs ziyareti
10:29
Tüm haberler

Video on Demand

Η υπηρεσία ΡΙΚFLIX δίνει την ευκαιρία στους τηλεθεατές που κατέχουν έξυπνες τηλεοράσεις οι οποίες υποστηρίζουν την εφαρμογή της υβριδικής τηλεόρασης (HbbTV) με τη χρήση του κόκκινου κουμπιού -που βρίσκεται στο κάτω μέρος του τηλεκοντρόλ- να μεταφέρονται σε διαδικτυακό περιβάλλον από όπου μπορούν να παρακολουθήσουν ετεροχρονισμένα τα προγράμματα του ΡΙΚ.

Όταν κάποιος τηλεθεατής είναι συντονισμένος στις συχνότητες της Επίγειας Ψηφιακής Πλατφόρμας (DVB-T) του ΡΙΚ και παρακολουθεί ΡΙΚ 1, ΡΙΚ 2 ή ΡΙΚ HD και ο δέκτης του υποστηρίζει την εν λόγω εφαρμογή, στο κάτω μέρος της οθόνης του θα παρουσιαστεί για λίγα δευτερόλεπτα ένα εικονίδιο που θα τον καλεί να πατήσει το κόκκινο κουμπί. Πατώντας το κόκκινο κουμπί, εισέρχεται στην πλατφόρμα ΡΙΚFLIX. Σε περίπτωση που ο τηλεθεατής θέλει να επανέλθει στη ζωντανή ροή εκπομπής θα πρέπει να ξαναπατήσει το κόκκινο κουμπί.