FİLELEFTHEROS GAZETESİNİN ANA HABERİ
Şap hastalığı hellimi vurdu
Hellim POP’ta keçi ve koyun sütü oranı yüzde 25’ten yüzde 15’e düşürülüyor
2029 hedefi uzaklaşıyor
Yeni kararname yarından sonra yürürlüğe giriyor
Hellim konusunda kritik bir döneme girilirken, Tarım Bakanlığı ile hükümet, ihracatın kesintisiz devam etmesini sağlamak amacıyla geçici önlemler alma yoluna gidiyor.
Yeni kararnameye duyulan ihtiyaç, şap hastalığının ortaya çıkmasının ardından üretim zincirinde yaşanan ciddi sarsıntıların doğrudan sonucu olarak gündeme geldi.
Hükümet kararnamesi, Hellim POP üretiminde kullanılacak asgari keçi ve koyun sütü oranının, önümüzdeki Cuma gününden yıl sonuna kadar yüzde 25’ten yüzde 15’e düşürülmesini öngörüyor.
*
POLİTİS GAZETESİNİN ANA HABERİ
Sandy vakası: Soruşturma açık veriyor
Europol ve FBI bulguları olmadan soruşturmayı kapatmaya gidiyorlar
Polis tarafından soruşturmanın tamamlanması ve hazırlanan ilgili raporun Polis Genel Müdürü ile Adalet Bakanı’na teslim edilmesi, soruşturma sürecine gölge düşüren ciddi soru işaretleriyle birlikte geliyor.
Hükümet Europol ve FBI’ın desteğini istemiş olmasına rağmen, iki kurum bulgularını henüz göndermeden raporun bilgilendirme amacıyla Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na da iletildiği belirtiliyor. Böylece iki kurumun bulguları nihai dosyaya dâhil edilmeden süreç ilerletiliyor.
Haberde, Kıbrıs Cumhurbaşkanı’nın bir ceza soruşturmasının seyri hakkında bilgilendirilmesinin hem paradoksal hem de kurumsal açıdan bağdaşmayan bir durum olduğu vurgulanıyor.
Ayrıca izlenen genel prosedürün, soruşturmanın güvenilirliğini güçlendirmeye katkı sağlamadığı değerlendirmesi yapılıyor.
*
HARAVGİ GAZETESİNİN ANA HABERİ
Elektrik ateş pahası, hükümet seyirci
Elektrik fiyatlarının düşürülmesi için AKEL’den öneriler ve kalıcı çözümler
Vatandaşlar elektrik faturalarını ödemekte zorlanırken, hükümet belirli özel çıkar çevrelerinin fırsatçılığı ve aşırı kârlarıyla karşı karşıya gelmeyi reddediyor.
Hükümet, temel mesele olan elektrik fiyatlarının gerçek anlamda düşürülmesi konusunda hareketsiz kalmayı sürdürüyor.
AKEL, elektrikte Katma Değer Vergisi’nin kalıcı olarak yüzde 5’e düşürülmesi, Kıbrıs Elektrik Kurumu’nun sosyal tarifelerinin genişletilmesi, emisyon gelirlerinin elektrik faturalarının desteklenmesi için kullanılması ve akaryakıttaki çifte vergilendirmenin sona erdirilmesi yönündeki önerilerini yeniden gündeme getiriyor.
Bunun yanında AKEL, spekülasyon amacıyla elde tutulan ve kullanılmayan yenilenebilir enerji izinlerinin geri çekilmesi, büyük yenilenebilir enerji şirketlerinin aşırı kârlarının vergilendirilmesi, yenilenebilir enerji kaynaklarının ve enerji depolamanın ciddi biçimde artırılması için mücadelesini sürdüreceğini belirtiyor.
AKEL, enerji alanındaki büyük skandallardan sorumlu olanlarla ilgili denetim, şeffaflık, hesap verebilirlik ve cezalandırma taleplerinde sonuna kadar ısrar edeceğini vurguluyor.
*
Alithia gazetesinin ana haberi:
DİSİ gücünü koruyor, parti birinci sırada
Dağılma söylemi çöküyor
Son kamuoyu yoklamaları DİSİ’de yeniden toparlanma gösteriyor
Kamuoyu yoklamaları, DİSİ’nin seçim yarışında birinci parti konumunu koruduğunu ve sandığa giden son düzlükte belirgin bir toparlanma eğilimi gösterdiğini ortaya koyuyor.
Bu tablo, parti üzerindeki baskının, yaşanan oy kayıplarının ve DİSİ’yi siyasi olarak zayıflatma çabalarının sürdüğü ayların ardından ortaya çıkması nedeniyle özel önem taşıyor.
DİSİ, geleneksel olarak parti mekanizmasını seçimden önceki son hafta, hatta çoğu zaman sandık gününden hemen önce harekete geçiriyor.
Haberde, seçimlerdeki asıl meselenin yalnızca birinci parti çıkmak olmadığı, yeni oluşacak Temsilciler Meclisi’nin denge unsuru mu olacağı yoksa bazı çevrelerin dolaylı uzantısı gibi mi hareket edeceğinin belirleyici olacağı vurgulanıyor.
*
Politis gazetesinden
Kıbrıs Türk toplumunda “rahatsızlık”
AB’nin Erhürman’la görüşme belirlememesi Kıbrıs Türk basınının gündeminde
Kıbrıs Türk basınına göre, Avrupa Birliği’nin Kıbrıs Türk toplumu lideri Tufan Erhürman’la hâlâ görüşme tarihi belirlememesi Kıbrıs Türk toplumunda rahatsızlık yaratıyor. Gerekçe olarak ise Kıbrıs sorununda şu anda aktif bir müzakere sürecinin bulunmaması gösteriliyor.
Konu, Kıbrıs’ın kuzeyinde düzenlenen “Bölgesel çalkantılar döneminde Kıbrıs” başlıklı panelde gündeme geldi. Etkinlikte Orta Doğu’daki gelişmelerin Kıbrıs’a etkileri ile 24 Mayıs milletvekilliği seçimleri ele alındı.
Panele, İpek Borman, Ahmet Sözen, Nur Köprülü, Mete Hatay ve Nikolas Stelyas katıldı.
İpek Borman, Avrupa Birliği’nin müzakere süreci olmadığı gerekçesiyle Kıbrıs Türk toplumu liderine hâlâ randevu vermemesinden duyulan rahatsızlığı dile getirdi. Ayrıca Kıbrıs Cumhuriyeti liderliğinin, özellikle güven artırıcı önlemler konusunda Kıbrıs Türk tarafının önerilerine olumsuz yaklaştığını savundu.
Panel, Kıbrıs sorunu ve bölgesel gelişmelerle ilgili sorularla tamamlandı.
*
Dr. Petros Karayannis: Hantavirüs iki gruba ayrılıyor
Karayipler’de kruvaziyer gemilerini etkileyen başka bir virüs var
Mikrobiyoloji ve moleküler viroloji profesörü Dr. Petros Karayannis, MV Hondius adlı kruvaziyer gemisinde tespit edilen hantavirüs vakalarının Kıbrıs ya da dünya için bir tehdit oluşturmadığını söyledi.
Politis radyosunda konuşan Karayannis, hantavirüsün yeni bir virüs olmadığını belirterek, ilk olarak Kore Savaşı sırasında izole edildiğini ve 50 yılı aşkın süredir bilindiğini ifade etti.
Karayannis’e göre hantavirüs iki gruba ayrılıyor. Uzak Doğu’da görülen tür, böbrekleri etkileyen ve kanamalı ateşe yol açabilen bir tabloya neden oluyor. Amerika kıtasında görülen diğer tür ise akciğerleri etkileyen ciddi bir solunum sendromuna yol açıyor. Kruvaziyerde tespit edilen vakaların bu ikinci gruba ait olduğu belirtiliyor.
Uzmanlar, özellikle akciğer sendromuna yol açan türde ölüm oranının yaklaşık yüzde 40 olduğunu kaydediyor. Virüse karşı özel antiviral ilaç ya da aşı bulunmuyor.
Virüsün insanlara genellikle kemirgenlerin dışkısı, idrarı ve salyası yoluyla bulaştığı ifade edilirken, insandan insana bulaşmanın ise çok yakın temas gerektirdiği vurgulandı.
Karayannis, Akdeniz’de yapılacak kruvaziyer seyahatleri için bir risk görmediğini belirterek, Karayipler’de kruvaziyer gemilerinde geçmişte daha çok kusma ve ishale neden olan norovirüs vakalarının görüldüğünü söyledi. Yeni bir pandemi ihtimali konusunda da paniğe gerek olmadığını ifade etti.
*
Filelefteros gazetesinden:
Cumhurbaşkanı Hristodulidis: Yıl sonuna kadar Kıbrıs sorununa ilişkin bir çözüm planı ihtimali – “Guterres–Erdoğan görüşmesi belirleyici oldu, esaslı görüşmeler için yeşil ışık yakıldı”
Alpha televizyon kanalına konuşan Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, yılsonuna kadar Kıbrıs sorununa ilişkin bir çözüm planı sunulmasının mümkün olduğunu söyledi. Bu olasılığın, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in görev süresi dolmadan önce gündeme gelebileceğini belirtti.
Hristodulidis, bir televizyon kanalına verdiği röportajda, perde arkasında yoğun diplomatik temasların sürdüğünü ve bunun müzakerelerde ciddi gelişmelere yol açabileceğini ifade etti.
Cumhurbaşkanına göre, sürecin şekillenmesinde BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında Ankara’da yapılan son görüşme kritik rol oynadı. Hristodulidis, bu görüşmede “esaslı görüşmelerin ilerletilmesi için yeşil ışık yakıldığını” söyledi.
Ayrıca BM Genel Sekreteri’nin yaz aylarında Kıbrıs konusunda yeni bir gayriresmî çok taraflı konferans toplamasının beklendiğini, buna yönelik hazırlıkların da üst düzey temaslarla sürdüğünü aktardı.
Hristodulidis konuşmasında enerji alanındaki gelişmelere de değindi. Kıbrıs’ın deniz yetki alanlarında bulunan doğal gazın değerlendirilmesi için büyük enerji şirketleriyle görüşmelerin sürdüğünü söyledi. Hükümetin ayrıca yılsonuna kadar elektrik fiyatlarını düşürmeye yönelik planları bulunduğunu da belirtti.
*
Haravgi gazetesinden:
Yaz ayları için alarm - yılda 5.000 yangın – İtfaiyenin hazırlığı artırılıyor
Kıbrıs’ta yaz dönemi öncesi yapılan üst düzey toplantıda, itfaiye yetkilileri ülkede her yıl yaklaşık 5.000 yangın çıktığını ve bunun büyük bölümünün insan kaynaklı olduğunu açıkladı. İtfaiye Dairesi, bu sayının azaltılması için temel vurgunun önleme olduğunu belirtti.
Baş İtfaiye Amiri Nikos Longinos, bu yıl yangınlara karşı 13 hava aracının hazır bulunduğunu, erken müdahalenin kritik önem taşıdığını söyledi. Yangınların özellikle ilk aşamada kontrol altına alınmasının yayılmayı önlediğini vurguladı.
Yetkililer, yangın riskini azaltmak için özellikle çöplük alanlarının temizlenmesine odaklanıldığını, yerel yönetimlere bu konuda sorumluluk verildiğini ve yaklaşık 850 düzensiz çöp alanının kayıt altına alındığını açıkladı.
Yeni teknolojik sistemlerle birlikte, 13 sanayi bölgesine yangın tespiti için yapay zekâ destekli elektro-optik kameraların kurulacağı, ayrıca kırsal ve ormanlık alanlara da genişletilmesinin planlandığı belirtildi. Sistemlerin 1 metrekarelik dumanı dahi tespit edebildiği ifade edildi.
Ayrıca Haziran başında devreye girmesi planlanan SMS tabanlı erken uyarı sistemi ile vatandaşlara bulundukları bölgeye göre tahliye ve bilgilendirme mesajları gönderileceği, pilot uygulamalarla sistemin test edileceği kaydedildi.
Yetkililer, artan bitki örtüsü ve yüksek sıcaklıklar nedeniyle bu yıl riskin daha yüksek olduğunu, bu nedenle hem vatandaşların bilinçlendirilmesi hem de kurumlar arası koordinasyonun artırılmasının öncelik olduğunu vurguladı.
*
Tarihi Kıbrıs İşçi Müzesi PEO tarafından “Müzeler Dünyayı Birleştiriyor” etkinliği düzenlendi.
PEO’nun ilgili açıklamasında, 10 Mayıs Pazar günü düzenlenen etkinliğin, Uluslararası Müzeler Günü vesilesiyle yapıldığı belirtildi. Etkinlik kapsamında, Tarihi İşçi Müzesi’nin “İşçi Karıncalar” adlı masala dayanan bir tiyatro oyunu sahnelendi. Bu eser; saygı, adalet ve dayanışma gibi evrensel değerleri öne çıkarıyor. Oyunu, Myria Hoplaru’nun yönetmenliğinde Kliros PAOK çocuk tiyatro atölyesi, sahneledi.
Programda PEO Genel Sekreteri Sotirula Haralambus da bir konuşma yaptı ve müzelerin bilgi, hafıza ve geçmiş ile gelecek arasında toplumsal bağ kuran önemli alanlar olduğunu vurguladı.
Etkinliğin hem çocuklara hem yetişkinlere hitap ettiği ve kültür, tarih ile tiyatroyu birleştiren yaratıcı bir deneyim sunduğu ifade edildi.
PEO’ya göre Uluslararası Müzeler Günü ve “İşçi Karıncalar” masalı; bilgi, tarihsel hafıza ve kolektif eylemin daha adil, barışçıl ve insancıl bir toplum oluşturabileceğini gösteriyor. Hikâye anlatımı ve kültürel miras aracılığıyla çocukların, birlik ve dayanışmanın daha iyi bir gelecek için temel olduğunu öğrenmeleri amaçlanıyor.
Eserin çocuk tiyatrosu olarak sahnelenmesinin yalnızca sanatsal bir etkinlik değil, aynı zamanda kültür, eğitim ve kolektif hafızayı birleştiren pedagojik ve toplumsal bir müdahale olduğu belirtiliyor.
*
MAKALE
Filelefteros Gazetesinden
Enerji masalları bitti… Şimdi ne yapacağız?
Lefkoşa’da elektrik bağlantısı konusunda dün yapılan tüm ilgili tarafların katıldığı toplantı, projenin finansmanına ilişkin bazı noktaları netleştirdi. Buna göre, projenin nihai maliyetinin bir kısmı için kredi başvurusunu ve bunun yükünü hükümetler değil, Yunanistan Bağımsız Elektrik İletim Operatörü ADMİE üstlenecek.
Ancak tablo netleşmiş olsa da daha iyimser değil. İki hükümet, Kasım ayında Hristodulidis ve Mitsotakis tarafından alınan karar doğrultusunda teknik inceleme için Avrupa Yatırım Bankası’nı seçmişti. Ancak bu incelemenin başlatılması neredeyse yedi ay sürdü. Bugün bile çalışmayı kimin yapacağı tam olarak bilinmiyor: Bankanın teknokratları mı, yoksa daha önce olduğu gibi özel bir şirket mi? Eğer özel sektör seçilirse süreç yeniden uzayacak.
Her halükârda, Avrupa Yatırım Bankası’nın elektrik bağlantısının güncel maliyetini, tamamlanma süresini ve yatırımcılar ile tüketiciler açısından fizibilitesini ortaya koyması için aylarca beklenecek. Maliyet paylaşımı gibi konular da gündeme gelirse süreç daha da karmaşık hale gelecek.
Asıl soru ise şu: Bu çalışma jeopolitik boyutu da ele alacak mı, yoksa bunu yine dışarıda mı bırakacak? Eğer bırakırsa, siyasi riskler sahada yeniden karşımıza çıkacak.
Teknik sorunların bir fizibilite çalışmasının parçası olduğu açıktır. Peki jeopolitik engelleri kim değerlendirecek? Eğer Avrupa Yatırım Bankası veya alt yüklenicileri bunu yapmazsa, kim yapacak? Böylece projenin gerçekten uygulanabilir olup olmadığı bütün yönleriyle ortaya konabilecek mi?
Her halükarda, proje “yeniden gündeme girmiş” olsa bile, 2030’da değil, muhtemelen o tarihten 3-4 yıl sonrasında bile işletmeye alınması mümkün görünmüyor.
Bu noktada elektrik bağlantısının ekonomik fayda, ucuz elektrik ve yenilenebilir enerji ihracı gibi vaatleri de en az birkaç yıl için gündemden düşmüş oluyor. Aynı şekilde Vasiliko’daki LNG terminali üzerinden doğalgaz ithalatı da fiilen ertelenmiş durumda.
Sonuç olarak geriye kalan tablo net: Kıbrıs, sınırlı üretim kapasitesi olan Elektrik Kurumu AİK’in eski ve sorunlu santrallerine, depolama imkânı olmayan yenilenebilir enerji yatırımlarına ve pahalı elektrik üretim maliyetlerine mahkûm.
Artık masallar bitti. Enerji planlamasında gerçekçi kararların alınması zorunludur. Daha ucuz ve daha güvenli elektrik için zaman daralmaktadır.
*
Son Güncelleme: 13 Mayıs 2026 - 15:15
https://tr.news.rik.cy/tr/article/2026/5/13/kibris-rum-gazeteleri-13052026/