Fileleftheros Gazetesinin Ana Haberi
Fransa, Kıbrıs ve Yunanistan anlaşmaya vardı - NAVTEX ve Fransız araştırma gemileriyle bağlantı projesi yeniden başlatılıyor - Üç lider arasındaki temasların ardından GSI projesinde atılacak kritik sonraki adımlar netleşmeye başladı
5 Ağustos'ta ADMİE, GSI, Meridian ve Nexans arasında iki anlaşmanın imzalanmasının ardından üç lider arasında telefon görüşmeleri gerçekleştirildi.
Fileleftheros'un edindiği bilgilere göre Meridian, Nexans ile iş birliği içinde Kasos Adası'nın güneyindeki yeni deniz araştırmaları için planlamayı tamamlayacak.
Araştırmaların İtalyan NextGeo şirketi yerine, derin sularda araştırma yapabilen özel gemilere ve su altında 3 bin metreyi aşan derinliklerde çalışabilecek son teknoloji ekipmanlarına sahip Fransız şirketlerinden oluşan bir konsorsiyum tarafından sürdürülmesi büyük olasılık olarak değerlendiriliyor.
Bunun ardından NAVTEX'in yayımlanması için Yunan makamlarına bilgi verilecek.
Fransız tarafının planlamasında, Kıbrıs-İsrail hattı GSI projesinin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiriliyor.
*
Alithia Gazetesinin Ana Haberi
Yakıt fiyatlarında yolunda gitmeyen bir şeyler var
Yakıt fiyatları yeniden tartışmaların odağına yerleşti. Tüketiciler Birliği, piyasada kaydedilen fiyat artışlarının uluslararası gelişmelerle ne ölçüde gerekçelendirilebildiğinin açıklanmasını istiyor.
Tüketiciler Birliği Başkanı Marios Drusiyotis, piyasadaki zamları haklı gösterecek verilerin kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti. Birlik, fiyatların doğruluğunu ortaya koyacak somut veriler isterken, kendilerine bu bilgilerin gizli olduğu yönünde yanıt verildiğini belirtti.
Tüketiciler Birliği ayrıca denetimlerin ne kadar etkili olduğunu ve sağlanan yakıt desteğinin tüketicilere ne ölçüde yansıdığını da sorguluyor.
Birliğin ortaya koyduğu soru ise basit ancak oldukça önemli:
Bir sübvansiyonun amacı, sağladığı faydanın tamamının tüketiciye ulaşması güvence altına alınmıyorsa nedir?
*
Haravgi Gazetesinin Ana Haberi
Çalışma hayatındaki belirsizlik yeniden üretiliyor - Ortaöğretimde görev yapan vekil öğretmenler ve sözleşmeli öğretmenler, hizmet sürelerinin tanınacağı kapalı bir kayıt sistemi öneriyor
OELMEK'e bağlı Ortaöğretim Vekil ve Sözleşmeli Öğretmenler Komitesi, Eğitim Bakanlığı'nın yeni öğretmen atama sistemiyle ilgili planını değerlendirerek, kamu okullarında hâlihazırda görev yapan öğretmenlerin çalışma güvencesinin sağlanması ve yeni öğretmenlere de gerçek fırsatlar sunulmasının gerekli olduğunu vurguladı.
Komite, sınav sisteminde öngörülen değişiklikler konusunda ciddi endişelerini dile getirdi. Özellikle başarı barajının kaldırılması, istatistiksel değerlendirme yönteminin terk edilmesi ve adayların yalnızca aldıkları puanlara göre sıralanacak olması eleştiri konusu oldu.
Komite, vekil ve sözleşmeli öğretmenler için, hizmet sürelerinin tanınacağı geçiş niteliğinde kapalı bir kayıt sistemi oluşturulmasını önerdi.
Önerinin amacı, hâlihazırda görev yapan öğretmenlerin çalışma güvenliğini sağlarken, yeni öğretmenlerin sisteme girişinin de engellenmemesi.
Komiteye göre bu yaklaşım, görevde bulunan öğretmenlerin sunduğu hizmeti ve mesleki deneyimini tanıyan, aynı zamanda adil bir geçiş süreci sağlayan bir çözüm niteliği taşıyor.
*
Politis Gazetesinin Ana Haberi
İşgal altındaki mülkler elden çıkarılıyor - Ekonomik zorunluluk, mülk sahiplerini sözde Taşınmaz Mal Komisyonu'na yönlendiriyor
14 Ağustos 2026 tarihine kadar toplam 8 bin 755 Kıbrıslı Rum, işgal altındaki bölgelerde bulunan mülkleriyle ilgili olarak sözde Taşınmaz Mal Komisyonu'na başvurdu. Başvuranlar, mülklerinin gerçek değeri üzerinden tazmin edilmeyeceklerini bilmelerine rağmen ekonomik zorunluluk nedeniyle mülklerini çok düşük bedellerle elden çıkarmayı tercih ediyor.
Sözde Taşınmaz Mal Komisyonu'na yapılan başvuruların sayısı istikrarlı şekilde artıyor. Bunun ise tesadüf olmadığına dikkat çekiliyor.
Habere göre işgal altındaki mülklerin sahipleri, 52 yıldır kullanım kaybı nedeniyle herhangi bir ödeme almadan bekliyor.
DİSİ'nin, işgal altındaki mülklerde kullanım kaybı nedeniyle ulusal bir fon oluşturulmasına ilişkin yasa önerisiyle Temsilciler Meclisi, mülk sahiplerine ekonomik destek sağlamayı ve Kıbrıslı Rumlara ait mülklerin elden çıkarılmasının önüne geçmeyi amaçlıyor.
Yasa önerisinin Temsilciler Meclisi'nde daha kısa sürede ele alınması için görüşmelerin hızlandırılması talep edilecek.
*
Seçmeler…
Politis'ten…
Emeklilik Reformu Tasarısı Sosyal Taraflara Sunuluyor
Çalışma Bakanı Marinos Muşuttas, emeklilik reformuna ilişkin yasa tasarısının yarın sosyal tarafların görüşüne sunulacağını açıkladı.
Hükümetin önerisine göre emekli maaşlarında önümüzdeki beş yıl içinde yüzde 2 ile yüzde 60 arasında değişen oranlarda artış öngörülüyor. Artışların miktarı çalışanların prim ödemeleri, çalışma süreleri ve sigorta geçmişleri gibi kriterlere göre belirlenecek.
Düzenleme yaşlılık, malullük ve dul aylıkları başta olmak üzere tüm emeklilik kategorilerini kapsarken, bazı sosyal yardımlarda da iyileştirmeler öngörülüyor.
Öte yandan erken emeklilikte uygulanan yüzde 12'lik kesintinin yüzde 10'un altına düşürülmesi planlanıyor. Ancak hükümet, uygulamanın tamamen kaldırılmasının gündemde olmadığını belirtiyor.
Tasarı kamuoyu görüşüne de açılacak. Sosyal tarafların önerilerini ise 28 Ağustos'ta yapılacak toplantıda sunmaları bekleniyor. Bu toplantıya Maliye Bakanı Makis Keravnos'un ya da bakanlık temsilcisinin de katılması öngörülüyor.
*
Geçen Temmuz ayında ticari olarak faaliyete geçen, Petrolina Electric tarafından işletilen Pavlina Memorial Energy Park, 1,8 megavatlık güneş enerjisi üretimi ile 5 megavat saatlik enerji depolama kapasitesi batarya depolama sistemiyle birleştiren ve Kıbrıs'ta elektrik şebekesine entegre edilen ilk ticari hibrit güneş enerjisi ve batarya tesisi olarak enerji depolamanın sağlayabileceği faydaları gündeme taşıyor.
Politis gazetesindeki uzman röportajına dayalı açıklayıcı dosya haberi sizlerle kısaca paylaşalım sd.
Boşa Giden Güneş Enerjisi Suya Dönüştürülebilir
Kıbrıs'ta faaliyete geçen ilk hibrit güneş enerjisi parkı, enerji depolama sistemlerinin ülkenin hem elektrik hem de su sorununa katkı sağlayabileceğini ortaya koydu.
Uzmanlara göre ülkede üretilen güneş enerjisinin önemli bir bölümü, elektrik şebekesinin yetersizliği nedeniyle değerlendirilemiyor ve üretim kesintilerine gidiliyor. Batarya sistemleri ise bu fazla enerjiyi depolayarak ihtiyaç duyulan saatlerde yeniden kullanıma sunabiliyor.
İlk hibrit parkın sahibi şirketin yöneticisi ve makine mühendisi Neofitos Vlasiu, enerji depolamanın artık geleceğin değil, bugünün uygulanabilir bir çözümü olduğunu belirtiyor. Vlasiu'ya göre bataryalar yalnızca enerji güvenliğini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda yenilenebilir enerji kaynaklarında yaşanan kayıpları da önemli ölçüde azaltabiliyor.
Yazıda dikkat çekilen en önemli noktalardan biri ise boşa giden enerjinin tuzdan arındırma tesislerinde kullanılabilmesi. Vlasiu, güneş enerjisi üretiminin yüksek olduğu saatlerde tuzdan arındırma tesislerinin daha yoğun çalıştırılabileceğini ve böylece hem enerji kayıplarının azaltılabileceğini hem de su üretiminin artırılabileceğini savunuyor.
Verilere göre 2025 yılında yaklaşık 306 gigavat saatlik yenilenebilir enerji üretimi şebeke tarafından kullanılamadığı için devre dışı bırakıldı. Uzmanların hesaplamalarına göre bu miktar teorik olarak yaklaşık 63 milyon metreküp su üretimine yetecek bir enerjiye karşılık geliyor. Bu rakam, Kıbrıs'ın yıllık tuzdan arındırılmış su üretimine yakın bir düzey olarak değerlendiriliyor.
Vlasiu ayrıca Kıbrıs'ın enerji depolama altyapısı ile elektrik şebekesinin geliştirilmesinde geç kaldığını savunuyor. Depolama sistemlerine ve şebeke yatırımlarına daha erken başlanmış olsaydı bugün daha az yenilenebilir enerji kaybı yaşanacağını ifade ediyor.
Uzmanlara göre daha ucuz elektrik için yalnızca daha fazla güneş paneli kurulması yeterli değil. Üretilen enerjinin depolanabilmesi, doğru zamanda kullanılabilmesi ve tüketiciye daha düşük maliyetle ulaştırılabilmesi gerekiyor.
*
Mercan Körfezi'ne 100 Metrelik Yapay Resif Projesi
Kıyı erozyonuyla mücadele amacıyla Akamas Belediyesi, Mercan Körfezi'nde denize yaklaşık 100 metre uzunluğunda yapay bir resif yerleştirmeye hazırlanıyor. Proje kapsamında kıyıdan 115 ila 130 metre açıkta ve yaklaşık 4 metre derinlikte toplam 220 beton modül batırılacak.
Belediye, bu projeyle son yıllarda artan kıyı erozyonunun etkilerini azaltmayı amaçlıyor. Beton modüllerin dalga enerjisini kırarak kıyının korunmasına katkı sağlaması beklenirken, Çevre Dairesi de çalışmayı doğa temelli kıyı koruma yöntemleri açısından önemli bir girişim olarak değerlendiriyor.
Daire yetkililerine göre proje, araştırma ve pilot uygulama niteliği taşıyor. Çalışmanın, kıyı erozyonuyla mücadelede geleneksel sert mühendislik yöntemlerine alternatif oluşturabilecek veriler ortaya koyabileceği belirtilirken, sürecin yakından izleneceği de vurgulanıyor.
Çalışma, Avrupa Birliği destekli Yunanistan-Kıbrıs Sınır Ötesi İşbirliği Programı kapsamında yürütülen ECO-BEACHTECH projesinin bir parçası. Akamas Belediyesi ise projede yer alan dört ortaktan biri olarak görev alıyor.
Ancak projeye ilişkin çekinceler de var. Kıyı mühendisi ve AKTI Araştırma Merkezi Başkanı Ksenia Loizidu, denizde bu büyüklükteki yapıların "pilot proje" olarak nitelendirilemeyeceği görüşünü dile getirdi. Loizidu'ya göre Mercan Körfezi son yirmi yılda doğal yapısını önemli ölçüde kaybetti ve çok sayıda sert mühendislik müdahalesine maruz kaldı.
Loizidu ayrıca, proje Avrupa destekli olsa da Kıbrıs mevzuatının öngördüğü çevresel değerlendirme çalışmalarının kamuoyuna yeterince yansıtılmadığını savundu ve projenin ölçeği konusunda soru işaretleri bulunduğuna dikkat çekti.
İhale belgelerine göre yapay resif/ kıyı erozyonunu azaltmayı hedeflemek yanısıra projeyle deniz yaşamının desteklenmesi, su altı habitatlarının zenginleştirilmesi, bilimsel araştırmalara katkı sağlanması, dalış ve şnorkelle yüzme gibi faaliyetlerin teşvik edilmesi ve çevre bilincinin geliştirilmesini de amaçlıyor.
Resifin büyük bölümünü yüklenici firma tarafından üretilecek 200 beton modül oluşturacak. Bunlara ek olarak, Kıbrıs Teknoloji Üniversitesi'ne bağlı Eratosthenes Mükemmeliyet Merkezi'nin üç boyutlu yazıcı teknolojisiyle üreteceği 20 özel modül de proje kapsamında denize yerleştirilecek.
*
Fileleftheros'tan haber -analiz
Averof Kıbrıs Sorununda Partisine Hangi "Tarihî Hataları" Yüklüyor?
Eski DİSİ Başkanı Averof Neofitu, Kıbrıs sorununa ilişkin son açıklamalarında hem kendi partisi Demokratik Seferberlik'i (DİSİ) hem de AKEL'i geçmişte yapılan ciddi hatalar nedeniyle eleştirdi.
Neofitu, DİSİ'yi iki tarihî başarısızlıkla suçladı: Gali Fikirleri'nin rafa kaldırılması ve Crans-Montana sürecinin çöküşü. AKEL'in ise Amerikan-Britanya-Kanada ortak planını ve Annan Planı'nı reddetmesinin tarihî sonuçlar doğurduğunu savundu.
Neofitu, Kıbrıs sorununda çözüm yanlısı olarak tanımladığı iki büyük partinin, siyasi maliyet kaygısıyla gerekli cesareti gösteremediğini ve bunun çözüm çabalarını olumsuz etkilediğini öne sürdü.
Sosyal medya platformu X'teki paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"Siyasette önyargılara yer olmadığına inandığım için açık konuşacağım. Çözümün iki geleneksel gücü olan AKEL ve DİSİ, son yıllarda siyasi maliyetten çekinerek Kıbrıs sorununu geri plana itti. Tarih AKEL'e Amerikan-Britanya-Kanada planına ve Annan Planı'na 'hayır' demesini; DİSİ'ye ise Gali Fikirleri'nin gömülmesini ve Crans-Montana'daki başarısızlığı yazacaktır."
Hatırlanacağı üzere Glafkos Kliridis, 1992-93 döneminde Gali Fikirleri'ni geri plana iterek 1993 seçimlerini kazanmayı hedeflemekle suçlanmıştı. Benzer şekilde Nikos Anastasiadis de Crans-Montana görüşmelerinde sonuna kadar ısrarcı davranmamakla ve 2018'de yeniden seçilmeyi öncelik haline getirmekle eleştirilmişti.
Ancak dikkat çekici olan, bugün partisini Crans-Montana nedeniyle eleştiren Neofitu'nun, görüşmelerin çökmesinden hemen sonra farklı bir tutum sergilemiş olması. Neofitu, Eylül 2017'de düzenlediği basın toplantısında dönemin Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis'in tutumunu savunmuş ve Guterres Çerçevesi ile uygulama mekanizmasına ilişkin gayriresmî belgenin gelecekteki müzakereler için kazanım olarak korunması gerektiğini söylemişti.
O dönemde yaptığı açıklamada, müzakerelerin bu temel üzerinde sürdürülmesi gerektiğini ifade eden Neofitu, hem Guterres Çerçevesi'nin hem de uygulama mekanizmasının Ulusal Konsey içerisinde de korunması gerektiğini savunduğunu belirtmişti.
Ayrıca Crans-Montana'da Guterres Çerçevesi'nin neden ilerletilemediğini açıklarken, Türkiye'nin garantörlük rolünü ve müdahale hakkını korumakta ısrar ettiğini, bu nedenle Türk Dışişleri Bakanı'nın garantilerin kaldırılmasına ilişkin önerilerin ayrıntılı biçimde ele alınmasına izin vermediğini söylemişti.
Neofitu, son günlerde yaptığı iki ayrı müdahalede ise Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in ve BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin'in açıklamalarından büyük hayal kırıklığı duyduğunu ifade etti.
Neofitu'ya göre BM'nin iki yetkilisi de taraflara açık bir mesaj verdi:
"Sorun sizin sorununuz. Her iki tarafta da yeterli siyasi irade görmedik. Yeniden birleşme istiyorsanız daha çok çalışmanız gerekiyor."
Eski DİSİ lideri, 2025 Cenevre toplantısında üzerinde uzlaşılan dört geçiş noktasının açılması taahhüdünün hâlâ yerine getirilmemesine de dikkat çekti.
Neofitu, BM'nin taraflara şu mesajı verdiğini savundu:
"Bir buçuk yıldır açılması kararlaştırılan dört geçiş noktasından birini bile açamıyorsanız, Kıbrıs sorununu çözebileceğinize bizi ikna edemezsiniz."
Bu nedenle yeni bir gayriresmî beşli konferans için yalnızca güven artırıcı önlemlerin değil, yöntem, temel ilkeler ve mevcut yakınlaşmalar konusunda da uzlaşma gerektiğini belirtti.
Maria Angela Holguin'in açıklamalarına atıfta bulunan Neofitu, geçiş noktaları ve güven artırıcı önlemlerin yeni bir beşli toplantının ön şartı olmaya devam ettiğini ifade etti.
Averof Neofitu'nun eleştirileri yalnızca geçmişteki kararlara yönelik değil. 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde rakibi olan Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis'e de göndermelerde bulunan Neofitu, Kıbrıs sorununun gerçekten öncelik olup olmadığını sorguladı.
Neofitu, "Önceliğimiz Kıbrıs sorunu mudur, yoksa kimin koltuğunu koruyacağı ya da koltuğa oturacak bir sonraki ismin kim olacağı mı?" sorusunu yönelterek mevcut siyasi yaklaşıma da eleştiriler getirdi.
Bugünkü siyasi tutum ve uygulamalara yönelik eleştirilere, geçmişte yapılmış tarihî hatalara ilişkin göndermeler de eklendi. Demokratik Seferberlik (DİSİ) ise bu göndermelere ilişkin şimdiye kadar resmî bir tepki vermedi.
Son Güncelleme: 18 Ağustos 2026 - 13:49
https://tr.news.rik.cy/tr/article/2026/8/18/kibris-rum-gazetelerinden-18082026/