POLİTİS GAZETESİNİN ANA HABERİ
Şap salgınında yeni gelişme - Nadir Kıbrıs hayvan türleri de etkilendi
Larnaka kazasında, nadir hayvan türlerini barındıran hayvancılık işletmelerinde şap hastalığının görülmesi, salgında yaşanan sorunlara bir yenisini ekledi. Söz konusu işletmelerde Kıbrıs yağlı kuyruklu koyunu ile kırmızı inek türleri bulunuyor.
İşletme sahipleri, Avrupa mevzuatının da öngördüğü şekilde işletmeleri için istisna uygulanmasını talep ediyor. Yetkili birimler ise şu aşamada tüm seçenekleri açık tutuyor.
Bu kapsamda, nadir Kıbrıs türlerine ait enfekte hayvanların tamamının itlaf edilmesi, bir kısmının itlaf edilmesi ya da hiç itlaf yapılmaması gibi farklı senaryolar değerlendiriliyor.
Bu gelişmelerin yanı sıra Veteriner Hizmetleri dün bir yeni şap hastalığı vakası daha açıkladı. Böylece enfekte/ hayvancılık işletmelerinin toplam sayısı 105’e yükseldi.
*
FİLELEFTHEROS GAZETESİNİN ANA HABERİ
Uzayan karantina - AB’den şap hastalığına ilişkin yeni karar - Kısıtlamalar 15 Haziran’a kadar uzatıldı
Avrupa Komisyonu, şap hastalığıyla ilgili kısıtlamaların 15 Haziran’a kadar uzatılmasına karar verdi. Yeni düzenlemeyle birlikte Avrupa Birliği, hayvancılık sektörüne yönelik sıkı önlemleri sürdürme kararı aldı.
Yetkililer, virüsün gerileme eğilimi gösterdiğini ve yürütülen aşılama programının etkisini göstermeye başladığını ifade ediyor. Buna rağmen mevcut kısıtlamaların devam edeceği bildirildi.
Şimdiye kadar şap hastalığı nedeniyle 38.900 keçi ve koyun, 2.247 büyükbaş hayvan ve 16.500 domuzun itlaf edildiği açıklandı.
Söz konusu kısıtlamalar hayvancılık ve ihracat sektöründe ciddi endişe yaratırken, üreticiler belirsizlik nedeniyle zor bir dönemden geçiyor. AB, aşılı hayvanların sevkiyatına izin verilmemesini sürdürürken, et ticaretine ilişkin belirsizlik devam ediyor. Hellim ihracatının ise bu kısıtlamalardan etkilenmediği belirtiliyor.
Nadir yerli hayvan ırkları açısından durum kritik olarak değerlendiriliyor. Bu kapsamda kısmi ya da tam itlaf gibi farklı senaryoların masada olduğu ifade edildi.
Avrupa Komisyonu, Kıbrıs şap hastalığından tamamen kurtulsa bile aşılı hayvanların diğer AB ülkelerine gönderilmesine izin verilmeyeceğini vurguluyor. Bu durumun canlı hayvan ticaretini uzun süre ciddi şekilde sınırlayacağı belirtiliyor.
*
Haravgi gazetesinin ana haberi:
K/Rum ve K/Türk partilerden inisiyatif üstlenme çağrısı; Müzakerelerin olmaması/ kabul edilemez statükoyu güçlendiriyor
Ledra Palace’ta Slovakya Büyükelçiliği himayesinde dün bir araya gelen Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk partilerin temsilcilerinin ortak açıklamasında, “Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulunması için müzakerelerin uzun süredir yapılmaması, kabul edilemez bölünmüş statükoyu daha da pekiştiriyor ve adada yeni riskler ile gerilimler için zemin oluşturuyor değerlendirmesi yapıldı.
Toplantıya ev sahipliği yapan parti AKEL oldu. Görüşmenin konusu “Kıbrıs sorunu: Anlamlı müzakerelerin yeniden başlaması hedefiyle girişimlere yönelik sorumluluk üstlenilmesi” olarak belirlenmişti.
Demokratik Parti DP’nin katılmadığı ortak açıklamada, mevcut çıkmazın iki toplum liderinin güven artırıcı önlemlerde girişim üstlenme taahhüdüyle aşılabileceği belirtildi. Bu girişimlerin mevcut çalışmaların kamuoyuna açık hale getirilmesi ve güvence altına alınması yoluyla anlamlı bir sürece dönüşebileceği ifade edildi.
Bu çerçevede ek teşviklerin de değerlendirilebileceği belirtildi. Açıklamada ayrıca tüm ilgili tarafların rolünün göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulandı.
Liderler arasında güven artırıcı girişimlere ilişkin diyaloğun, BM parametreleri ve uluslararası hukuk temelinde federal bir çözüme yönelik anlamlı müzakerelerin yeniden başlatılmasının önünü kapatmaması gerektiği ifade edildi. Bu çözümün Kıbrıs’ı birleşik bir Avrupa devleti haline getirmesi hedefi dile getirildi.
Ayrıca toplum içinde farklı düzeylerde diyaloğun geliştirilmesine ihtiyaç olduğu belirtildi. Empati, iş birliği ve bir arada yaşama kültürünü güçlendirecek girişimlerin hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı ve Kıbrıs halkının sürece dâhil edilmesinde siyasi partilerin rolünün önemli olduğu ifade edildi.
Ortak açıklamada ayrıca, siyasi partiler ve liderlerin bir sonraki toplantısının Slovakya Cumhuriyeti Büyükelçiliği tarafından, iki toplumlu diyalogun 37. yıl dönümü vesilesiyle daha sonra açıklanacak bir tarihte gerçekleştirileceği belirtildi.
*
ALİTHİA GAZETESİNİN ANA HABERİ
Logo olmadan suçlama oyunu - Kıbrıs sorunu Guterres girişimleriyle yeni bir aşamaya girerken, Cumhurbaşkanlığı sorumluluk anlatıları kuruyor
BM Genel Sekreteri Kıbrıs için Temmuz hedefli süreci başlattı. Lefkoşa hazır olduğunu söylüyor ama bu arada da sorumluluğu Türk tarafına yönlendiriyor.
BM Genel Sekreteri, Kıbrıs sorunu için Temmuz ayı ufkuyla yeni bir süreci zaten devreye sokmuş durumda. Bununla birlikte Lefkoşa yönetimi sürece hazır olduğunu açıklarken, sorumluluğu şimdiden Kıbrıs Türk tarafına yönlendiren bir söylem kullanmaya başladı bile.
İki ay önce Holguin’e yönelik tutumla karşılaştırıldığında ortaya çıkan yaklaşım farkı, Cumhurbaşkanlığı çizgisindeki çelişkileri de gündeme taşıyor.
Bütün bunlar Kıbrıs sorununun gerçek müzakereler yerine yeniden göz boyama taktikleri ve algı yönetimi alanına sıkışma riski bulunduğu şeklinde değerlendiriliyor.
*
Kıbrıs Rum gazetelerinin diğer haberlerinden bazı seçmeler:
Filelefteros’tan bir haber:
Larnaka’da liman ve marina için baskı artıyor - Ön master plan 2 ay içinde talep ediliyor
Larnaka’da liman, marina ve kara alanının geliştirilmesine ilişkin uzun süredir somut bir ilerleme sağlanmaması nedeniyle bugün saat 18.00’de, Larnaka Limanı girişindeki kavşak ile Meli Nikolaidi Caddesi arasında protesto ve mobilizasyon düzenleniyor.
Belediye Başkanı Andreas Viras ve Larnaka Bölge Özerk Yönetim Kurumu Başkanı Angelos Haciharalambus, kararın 17 Nisan’daki toplantıda oy birliğiyle alındığını ve KİTİON şirketi sözleşmesinin iptalinden iki yıl geçmesine rağmen net bir plan ortaya konulmadığını belirtiler.
Yetkililer, artık gecikmelere ve yeni çalışma süreçlerine yer kalmadığını vurgulayarak, daha önce uzlaşılan liman kullanım kararlarının esas alınmasını istiyor. Ayrıca kara alanının da projeye dâhil edilmesi ve yalnızca liman ile marina kullanımına sıkıştırılmaması gerektiği ifade ediliyor.
Ulaştırma Bakanlığı’ndan 1–2 ay içinde ön master plan, maliyet, finansman modeli ve uygulama takvimini içeren somut bir öneri sunması bekleniyor. 29 Haziran 2023’te bakanlığa gönderilen resmi çerçeve yazısına da atıf yapılıyor.
Taleplerin karşılanmaması halinde daha ileri eylem adımlarının gündeme gelebileceği belirtildi.
*
Haravgi gazetesinden bir haber:
Limasol’a 93 metrelik yeni gökdelen geliyor - Tsiflikudya bölgesinde 24 katlı ofis binası planlanıyor
Limasol’un Tsiflikudya bölgesinde, İnterorient Şipmenjment Interorient Shipmanagement şirketi için 93 metre yüksekliğinde ve 24 katlı yeni bir ofis kulesi inşa edilmesi planlanıyor. Yaklaşık 50 milyon euro bütçeli proje, tamamlandığında yaklaşık 600 çalışana ev sahipliği yapacak.
Yeni bina, şirketin mevcut ofislerinin bulunduğu alanın bitişiğinde yer alacak ve bölgede önümüzdeki yıllarda yüksek yapılaşmanın artması beklenen bir noktada konumlanacak. Proje, aynı zamanda Aktea Yolu’na yakın bir bölgede yer alıyor.
Bina içerisinde ofis alanlarının yanı sıra otoparklar, çalışanlara özel spor salonu ve kafe gibi sosyal alanlar da bulunacak. İnşaatın yaklaşık 34 ay sürmesi öngörülüyor.
Projede ayrıca mevcut yapının yıkılması, yer altı otoparklarının oluşturulması ve enerji verimliliğini artırmak için güneş panelleri kullanılması planlanıyor. Tasarımda doğal ışık ve havalandırmayı artırmaya yönelik biyoklimatik çözümler ve güneş kırıcı sistemler de yer alıyor.
*
Elektrik ve hayat pahalılığı gündemde – Cumhurbaşkanı Hristodulidis OEV’de gecikmeleri kabul etti ancak somut plan eleştirisi öne çıktı
Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, OEV Genel Kurulu’nda enerji alanında gecikmeler olduğunu kabul etti ancak hükümetin sorumluluğunu doğrudan üstlenmeden genel ifadelerle konuştu. Elektrik piyasasında rekabetin artırılması, yenilenebilir enerji ve depolama yatırımları ile enerji bağlantı projelerine ağırlık verileceğini söyledi. Ayrıca Avrupa’da ucuz elektriğin sanayi rekabeti açısından önemine ve jeopolitik gelişmelerin enerji maliyetlerine etkisine dikkat çekti.
Ekonominin dayanıklılığı, kredi notlarındaki yükseliş ve kamu borcundaki düşüşü olumlu göstergeler olarak sıralayan Hristodulidis, buna karşın hane halkı ve işletmelerin yaşadığı hayat pahalılığı, yüksek faiz ve bürokrasi sorunlarına yönelik net bir çözüm planı ortaya koymadı. Vergi reformu ve emeklilik sistemi düzenlemelerine de değinen Cumhurbaşkanı, Kıbrıs’ın yatırım merkezi olma hedefi kapsamında uluslararası temasların artırılacağını belirtti.
Konuşma genel olarak ekonomik iyileşme vurgusu içerirken, enerji maliyetleri ve günlük yaşam baskılarına dair somut adım eksikliği eleştirisi öne çıktı.
*
Politis gazetesi – Yorgos Tzivas
Bilgin var mı ki fikir beyan ediyorsun?
Artık seçim öncesi tartışma programlarında fikirler taşmış durumda… Herkes her konuda görüş beyan ediyor. Ve bu görüşler, karşı tarafın söylediklerine karşı birer çatışma argümanı olarak kullanılıyor.
Çoğu kişi daha yeni ortaya çıkmış ama inanılmaz bir özgüven sergiliyor. Her şeyi bildiklerini düşünüyorlar. Bu noktada Fidias Panayotu’nun “birçok konuda bilgim yok, bilmiyorum” demesi takdire değer bir tutum. Tabi bu yine de ona oy vereceğim anlamına gelmiyor… Hâlâ karar vermiş değilim ve 24 Mayıs’a kadar karar verip vermeyeceğimi de bilmiyorum…
Platon’un, hocası Sokrates’ten aktardığı ve hâlâ en geçerli olan görüş şu sözle ifade edilir: “Herkesin fikirleri vardır; peki fikir beyan edebilmek için gerekli bilgiye sahipler mi?” İşte bu söz, eski ve yeni tüm adaylara ithaf edilebilir… Sokrates’i oturup incelemeleri gerekir, bundan büyük ölçüde fayda sağlarlar.
Sokrates’in yaşamı hakkında çok az şey biliyoruz. Hiçbir yazılı eser bırakmamıştır ve hakkındaki bilgilerin büyük kısmı, en ünlü öğrencisi Platon’un diyaloglarından ve Ksenofon’un anılarından gelmektedir.
Sokrates’in kendi kişisel işlerini ihmal ettiği, buna karşılık zamanını erdem, adalet ve dindarlık üzerine tartışmalara ayırdığı anlatılır. Bunu, yurttaşlarının bir araya geldiği bir açık mekanda yapardı; burada, Atina’nın ahlaki ve düşünsel açıdan gelişmesine yol açacak doğru davranış biçimini arayan insanlarla birlikte bilgelik üzerine tartışırdı.
Sokrates günümüzde Sokratik diyalog ya da diyalektik olarak adlandırılan bir yöntem kullanırdı. Öğrencilerinin bir dizi soru üzerinden ilerleyip verdikleri cevapların sonuçlarını inceleyerek bilgiye ulaşmalarına yardımcı olurdu. Ama trajik sayılabilecek nerdeyse “intihar” diyebileceğimiz ölümü sonrasında geride önemli bir düşünsel miras bıraktı.
Gelin onun tükenmeyen bilgeliğini, şimdiye kadar yaşamış en bilge insanlardan birinin bazı vecizleriyle hatırlayalım:
“Gerçek bilgelik, hiçbir şey bilmediğini bilmektir.”
“Hayat, bir amacı olmadıkça yaşamaya değmez.”
“Dünyada tek iyi olan şey bilgi, tek kötü olan şey ise cehalettir.”
“Hiç kimseye bir şey öğretemem; sadece onu düşünmeye yönlendirebilirim.”
“Nazik ol; karşına çıkan her insan zor bir mücadele veriyor.”
“Büyük zihinler fikirleri tartışır, ortalama zihinler olayları tartışır, küçük zihinler insanları konuşur.”
“İyi bir eşle evlenirsen mutlu olursun. Kötü bir eşle evlenirsen filozof olursun.”
“Bilgeliğin başlangıcı, arayıştır.”
Son Güncelleme: 29 Nisan 2026 - 14:39
https://tr.news.rik.cy/tr/article/2026/4/29/basin-ozetleri-29042026/