ALİTHİA GAZETESİNİN ANA HABERİ
Annita’yı Devre Dışı Bırakma Girişimi Başarısız Oldu – DİKO ve Doğrudan Demokrasi’nin Desteğiyle Temsilciler Meclisi Başkanlığına Yeniden Seçildi
DİSİ Başkanı Annita Dimitriu’yu seçimlerin ikinci turunun dışında bırakabilecek plan çöktü.
Annita Dimitriu’nun Temsilciler Meclisi Başkanlığı görevine yeniden seçilmesi, 2028 seçimlerine giden süreçte elde edilen ilk önemli siyasi zafer olarak değerlendiriliyor.
AKEL’in önceki gün aldığı ve Stefanos Stefanu’yu aday gösterme yönündeki karar, siyasi kulislerdeki dengeleri tamamen değiştirdi.
Doğrudan Demokrasi Hareketi’nin tutumu ise alternatif siyasi planların çökmesinde belirleyici rol oynadı.
*
HARAVGİ GAZETESİ ANA HABERİni şu başlıklar altında veriyor
AKEL Pazarlıklara Karşı, Kararlılıkla Toplumun Yanında – Temsilciler Meclisi Başkanlığı İçin Net Tavır, DİKO Bir Kez Daha DİSİ ile Aynı Safta, Doğrudan Demokrasi’nin Gerçek Yüzünü gördük
AKEL, pazarlık ve siyasi alışverişlerden uzak durarak, net tutumları ve ilerici politikalarıyla, parti Genel Sekreteri Stefanos Stefanu’nun Temsilciler Meclisi Başkanlığı adaylığını başı dik şekilde ortaya koydu.
Stefanos Stefanu’nun adaylığı, hem birinci turda hem de ikinci turda 19 oy aldı. Bu oyların 15’i AKEL Sol - Yeni Güçler - Toplumsal İttifak milletvekillerinden, 4’ü ise Alma milletvekillerinden geldi.
DİSİ Başkanı Anita Dimitriu ise ikinci turda Temsilciler Meclisi Başkanlığına seçildi. Dimitriu, 8 sandalyeye sahip DİKO’nun desteğini alarak seçimi kazandı. DİKO, bir kez daha DİSİ ile aynı çizgide hareket etmeyi tercih etti. Ayrıca sistem karşıtı olarak tanımlanan Doğrudan Demokrasi Hareketi’nin 4 milletvekilinin desteğini de aldı.
Böylece Annita Dimitriu toplam 29 oyla Temsilciler Meclisi Başkanlığına seçildi.
ELAM ise siyasi tutumlar nedeniyle değil, aday şahıslar nedeniyle çekimser kaldığını öne sürerek oylamada görünmez kalmayı tercih etti.
Doğrudan Demokrasi Hareketi’nin, daha ilk turdan itibaren Kıbrıs Cumhuriyeti’nin geleneksel siyasi düzeninin en güçlü temsilcilerinden biri olarak görülen DİSİ ile aynı doğrultuda hareket ettiğine dikkat çekildi.
Birinci turda ayrıca DİKO Başkanı ile ELAM Başkanı da adaylık koydu. Her iki aday da 8’er oy aldı.
*
FİLELEFTHEROS GAZETESİNİN ANA HABERİ
Annita’nın Kişisel Zaferi - Doğrudan Demokrasi Hareketi’nin Dört Milletvekili ve Fidias, Temsilciler Meclisi Başkanlığı Yarışında Teraziyi Belirledi - Son Dakikaya Kadar Yoğun Kulis Trafiği - DİSİ Sandıkta da Temsilciler Meclisi Başkanlığında da İlk Sırada
DİSİ’nin seçimlerde birinci parti çıkmasının ardından, Annita Dimitriu Temsilciler Meclisi Başkanlığı görevine yeniden seçilmeyi de başardı. Böylece iki haftadan daha kısa bir süre içinde üst üste ikinci siyasi zaferini elde etmiş oldu.
Temsilciler Meclisi Başkanlığı seçiminde dengeyi Annita Dimitriu lehine çeviren unsur, Doğrudan Demokrasi Hareketi oldu. Hareket, siyasi hayattaki ilk önemli adımında DİSİ Başkanı Annita Dimitriu’ya oy vererek onu Temsilciler Meclisi Başkanlığına taşıdı.
Oylamadan önce, çarşamba gecesinden başlayıp genel kurul oturumunun başlamasına dakikalar kalıncaya kadar yoğun kulis faaliyetleri ve gizli görüşmeler yaşandı.
Dünkü sonucun ardından AKEL ile DİKO arasında seçim sonrası ilk siyasi tartışma ve karşılıklı eleştiriler de ortaya çıktı.
*
POLİTİS GAZETESİNİN ANA HABERİnde Yüksek Destekle Yeniden Seçildi – Annita Dimitriu Temsilciler Meclisi Başkanlığında İkinci Dönemine Başladı başlıkları yer alıyor. Politis DİKO ve Doğrudan Demokrasi Hareketi’nin ikinci turdaki oylarıyla, DİSİ Başkanı Annita Dimitriu üst üste ikinci kez Temsilciler Meclisi Başkanı seçildiği ve sonucun belirlenmesinde esas unsurun, Doğrudan Demokrasi Hareketi’nin daha ilk turdan itibaren Annita Dimitriu’yu destekleme kararının olduğu bilgilerini veriyor. Politis, Doğrudan Demokrasi Hareketi'nin ilk turdaki desteğinin Nikolas Papadopulos'un adaylığını fiilen yarış dışına ittiğini ve DİKO liderinin ikinci turda desteğini, kazanacağı artık belli görünen Annita Dimitriu'ya yöneltmek zorunda kaldığını savunuyor.
Bunların dışında ise Annita Dimitriu’nun seçilmesi, aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı’nın, Hristodulidis hükümetini doğrudan ya da dolaylı şekilde destekleyen DİKO ve ELAM’ı ortak bir çizgide tutma konusunda başarısız olduğunun bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
*
Diğer öne çıkan haberlerden seçmeler
Politis gazetesinden:
Çiftçilerin Aşırı Su Tüketimi Sular İdaresini endişelendiriyor
Haberde Politis gazetesi, son yıllarda çiftçilerin kamu sulama projelerinde kendilerine tahsis edilen miktarların üzerinde su kullandığını ve bunun su rezervlerinin sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini yazıyor.
Su Geliştirme Dairesi’ne göre 2023, 2024 ve 2025 yıllarında onaylanan su miktarları aşılırken, en büyük aşırı tüketim Baf ve Hrisohu sulama projelerinde yaşandı. Özellikle 2024 yılında 28,4 milyon metreküplük tahsise karşılık 39,5 milyon metreküp su kullanıldı.
Daire, son üç yıldaki aşırı tüketimler yaşanmamış olsaydı bugün yaklaşık 16 milyon metreküplük ek su rezervinin mevcut olacağını belirtiyor. Bu miktarın, mevcut kuraklık koşullarında 2026 yılı sulama ihtiyaçları açısından büyük önem taşıdığı vurgulanıyor.
Su Geliştirme Dairesi Müdürü İliana Tofa Hristodulu, bundan sonra tahsis edilen miktarların aşılmaması için daha sıkı denetimler uygulanacağını açıkladı.
Öte yandan Tarım Bakanlığı ile çiftçi örgütleri arasında ek su tahsisi konusunda görüşmeler sürüyor. Bakanlık, üreticilerin tepkileri ve barajlardaki sınırlı su artışı nedeniyle mevcut su dağıtım planında değişiklik yapılıp yapılamayacağını değerlendiriyor.
*
Politis’ten bir çevre haberi:
Karpaz Açıklarındaki Adacıklarda Deniz Martısı Sayımı 20’nci Yılında
Kıbrıs Kuşları Koruma Derneği ile Kuşkor’un birlikte yürüttüğü Deniz Martısı sayımları bu yıl 20’nci yılına ulaştı. 2007 yılında başlayan çalışma Kıbrıs’taki en uzun soluklu iki toplumlu biyolojik çeşitlilik izleme faaliyeti olarak kabul ediliyor.
Karpaz’ın kuzeydoğu ucundaki Klides adacıkları, Kıbrıs’ta Deniz Martısı türünün düzenli olarak ürediği tek bölge olma özelliğini taşıyor. Sadece Akdeniz’de üreyen bu tür, Uluslararası Doğayı Koruma Birliği’nin kırmızı listesinde hassas türler arasında yer alıyor.
Bu yılki sayımda 11 yuva tespit edildi. Bu rakam, koloninin toparlanma işaretleri verdiği geçen yıl kaydedilen yuva sayısının yaklaşık yarısına karşılık geliyor. Öte yandan, on yıl önce bölgede yalnızca 6 yuva bulunması nedeniyle türün Kıbrıs’taki geleceği konusunda ciddi endişeler yaşandığı hatırlatılıyor.
Uzmanlar, sürekli izleme ve koruma çalışmalarının önemine dikkat çekerek, Deniz Martılarının rahatsız edilme, avlanma baskısı ve yuvalama alanlarındaki fareler gibi tehditlerle karşı karşıya olduğunu belirtiyor.
Kıbrıs Kuşları Koruma Derneği, Deniz Martısının gelecek nesiller boyunca Kıbrıs doğasının bir parçası olarak varlığını sürdürmesini umut ettiklerini belirtirken, son 20 yıldaki çalışmalara katkı koyan gönüllü ve destekçilere de teşekkür etti.
*
Filelefteros gazetesinde av ruhsatı fiyatlarında tasarlanan değişikliğe ilişkin bir haber yer alıyor.
Av Ruhsatı Ücretlerine Büyük Zam Geliyor
İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan yasa tasarısı, av ruhsatı ücretlerinin artırılmasını öngörüyor. Tasarıya göre 18 ile 65 yaş arasındaki avcılar için ruhsat ücreti 77 avrodan 120 avroya yükseltilecek. 65 ile 80 yaş arasındaki avcılar için ise ücret 43 avrodan 65 avroya çıkarılacak. 80 yaş üzerindeki avcılar ise ruhsatlarını ücretsiz almaya devam edecek.
Tasarı ayrıca av ruhsatı ücretlerinin her dört yılda bir yüzde 5 oranında artırılmasını da öngörüyor.
Yetkililer, mevcut ücretlerin 2005 yılından bu yana değiştirilmediğini ve son 21 yıldır aynı kaldığını belirterek artışın gerekli hale geldiğini ifade ediyor. Elde edilecek ek gelirlerin av hayvanlarının geliştirilmesi ile yaban hayatı ve çevrenin korunmasında kullanılacağı belirtiliyor.
Geçtiğimiz yıl yaklaşık 37 bin kişi av ruhsatı aldı ya da ruhsatını yeniledi. Ancak avcılığa olan ilginin, av hayvanı sayısındaki azalma ve hava koşullarının etkisiyle son yıllarda gerilediği kaydediliyor.
*
Son bir haber de Filelefteros’tan…
10 Yıla Kadar Hapis ve 250 Bin Avro Para Cezası
10 Yıla Kadar Hapis ve 250 Bin Avro Para Cezası
Kıbrıs Türk toplumundan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kontrolündeki bölgelere ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kontrolündeki bölgeler içerisinde yasa dışı hayvan taşınmasına yönelik cezalar önemli ölçüde ağırlaştırılıyor.
Şap hastalığıyla mücadele kapsamında cezaların sertleştirilmesini öngören düzenleme dün Bakanlar Kurulu tarafından onaylandı. Yeni düzenlemeyle birlikte yasa dışı hayvan taşınmasına ilişkin hapis ve para cezaları ciddi şekilde artırılıyor.
Öte yandan hayvan itlafları da sürüyor. Uygulama ilk olarak Pahna bölgesinden başlatılıyor.
Kararlar öncesinde gerçekleştirilen bakanlıklar arası toplantıda, ordunun ve polisin mücadele çalışmalarına daha etkin şekilde katılması konusunda mutabakata varıldı.
Yetkililerin açıkladığı verilere göre bugüne kadar toplam 27 idari para cezası kesildi. Bu cezaların toplam tutarı 91 bin 540 avroya ulaştı.
Öte yandan, ciddi ihlal olarak değerlendirilen 6 ayrı vaka da cezai soruşturma yürütülmesi amacıyla polise sevk edildi.
MAKALELER
Haravgi gazetesinden
Odak noktası Geniş Bir İlerici Cephenin İnşası
Neofitos Neofitu'nun yazısı
AKEL Politbürosu, Temsilciler Meclisi Başkanlığı etrafındaki tüm gelişmeleri dün değerlendirdi ve bu tartışmayı bugün Merkez Komite'de sürdürme kararı aldı. Kolektif bir anlayışla, Meclis Başkanlığı konusunda partinin nihai kararını belirleyecek siyasi çerçeve şekillendirilmeye çalışılıyor.
Resmî muhalefetin en büyük partisi olarak AKEL, Meclis Başkanlığı konusunda ciddi ve güvenilir istişareler yürütmek için gerekli tüm siyasi ve ahlaki zemine sahip olduğunu düşünüyor.
AKEL Merkez Komitesi dün, bugüne kadar yaşanan gelişmeler hakkında bilgilendirilmesi ve DİSİ ile ELAM dışındaki tüm partilerle sürdürülecek temasların çerçevesini belirleme çalışmaları yaptı. DİKO, ALMA ve Doğrudan Demokrasi hareketinin vereceği yanıta bağlı olarak AKEL de kendi kararını netleştirecek. Ancak şu aşamada tüm ihtimaller masada bulunuyor. Genel Kurul'da yapılacak oylamaya kadar son derece dikkatli ve hassas adımlar atılması gerekiyor.
Yeni Meclis Başkanı'nın kim olacağından bağımsız olarak AKEL – Sol – Toplumsal İttifak, temel muhalefet odağı olarak rolünü güçlendirme ve daha etkin hâle getirme yönündeki stratejik hedefine odaklanıyor. Nihai amaç ise ilerici değişimin önünü açmak.
AKEL, günlük yaşamda binlerce hanenin ve küçük işletmenin karşı karşıya kaldığı temel sorunları gündeme taşıma çalışmalarına şimdiden başladı. Parti aynı zamanda hayat pahalılığının etkilerini hafifletmek, akaryakıt, elektrik ve temel tüketim maddelerindeki sürekli fiyat artışlarına karşı topluma destek olmak amacıyla yasa önerilerini yeniden sunmaya ve geliştirmeye hazırlanıyor.
AKEL Hristodulidis hükümetinin politikalarına karşı durmaya hazırlanırken, Anastasiadis – DİSİ hükümetinden miras kalan ve yeni "yeşil" vergilerin uygulanmasını öngören taahhütlere de itiraz etmeye hazırlanıyor. AKEL – Sol – Toplumsal İttifak toplum içindeki varlığını sürdürürken, ilerici değişim hedefini paylaşan siyasi oluşumlar ve hareketlerle de temaslarını devam ettiriyor. Amaç, halka yeniden bir yönetim değişikliği umudu verecek geniş bir ilerici cephe oluşturmak. Zira hedef, gelecek kuşaklara yeni ufuklar açacak ilerici bir yönelim ortaya koymak. Liyakat, sosyal adalet ve dayanışma temelinde yükselecek bu yönelim; toplumsal ve ekonomik eşitsizliklerin azaltılmasına katkı sağlayacak, aynı zamanda Kıbrıs sorununun çözümü, adada barış ve güvenliğin sağlanması için gerekli koşulların oluşmasına yardımcı olacak.
*
Haravgi gazetesinden
Kaybolmaması Gereken Gülümsemeler
Eleni Konstantinu’nun yazısı
10 gün kadar önce Dünya Çocuk Günü kutlandı. Bu gün, tüm insanlığa çocukların güvenliği, korunması ve refahının en yüksek öncelik olması gerektiğini hatırlatıyor. Birçok ülkede önemli ilerlemeler kaydedilmiş olsa da milyonlarca çocuk hâlâ temel haklarından mahrum kalıyor; yoksulluk, dışlanma, şiddet ve güvensizlikle karşı karşıya yaşıyor.
Bugün dünya genelinde 412 milyondan fazla çocuk aşırı yoksulluk koşullarında yaşıyor. Yaklaşık 417 milyon çocuk ise gıda, temiz su, sağlık hizmetleri, barınma veya eğitim gibi en az iki temel ihtiyaçtan yoksun. Bu sayıların arkasında, her gün sınanan gerçek hayatlar, hayaller ve çocuk gülümsemeleri bulunuyor.
Savaşlar, silahlı çatışmalar ve insani krizler çocukluk üzerinde derin yaralar açmaya devam ediyor. Binlerce çocuk hayatını kaybediyor ya da güvenlik arayışıyla evlerini terk etmek zorunda kalıyor. Bazıları şiddete tanıklık ediyor, silahlı gruplara katılmaya zorlanıyor veya yerinden edilmenin ve mülteci olmanın acısını yaşıyor.
Aynı zamanda çocuk işçiliği de çocuk haklarının en büyük ihlallerinden biri olmaya devam ediyor. Yoksulluk ve eğitime erişim eksikliği, milyonlarca çocuğun daha iyi bir gelecek kurma fırsatını elinden alan bir kısır döngü oluşturuyor.
İklim değişikliğinin etkileri durumu daha da ağırlaştırıyor. Aşırı hava olayları, kuraklıklar, seller ve doğal afetler çocukları orantısız biçimde etkiliyor; gıda krizlerine yol açıyor ve aileleri evlerini terk etmeye zorluyor. Milyonlarca çocuk yetersiz beslenme ve ciddi sağlık sorunları riskiyle karşı karşıya bulunuyor.
Kıbrıs'ta ise tablo bir miktar iyileşme gösteriyor; ancak bu durum rehavete kapılmamıza izin vermiyor. Eurostat'ın 2024 yılına ait en güncel verilerine göre yaklaşık 26 bin çocuk, yani çocuk nüfusunun yüzde 14,8'i, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunuyor. Bu oran, 2023'teki yüzde 16,7'ye kıyasla düşmüş olsa da ülkemiz Avrupa Birliği'nde en düşük oranlara sahip ülkeler arasında yer alıyor. Buna rağmen rakamların ardında hâlâ fırsatlardan mahrum kalan ve günlük yaşamlarında zorluklarla mücadele eden binlerce çocuk bulunuyor.
Çocukların korunmasına yönelik sorumluluk yalnızca devletlere ve uluslararası kuruluşlara ait değil. Bu sorumluluk hepimize ait. Ailelere, okullara, yerel topluluklara, kurumlara ve her çocuğun güvenlik, onur, sevgi ve eşit fırsatlar içinde büyümeyi hak ettiğine inanan her vatandaşa görev düşüyor.
Unutmamalıyız ki korunan, eğitim alan ve desteklenen her çocuk geleceğe yapılan bir yatırımdır. Çünkü bir çocuğun gülümsemesinin değeri ölçülemez. O, bir toplumun sahip olduğu en kıymetli varlık ve daha iyi bir dünyanın en büyük umududur.
Ne demişler? Eğer çocuk kurtulursa umut var demektir.
Ve bu umut, uğruna verilecek her türlü çabaya değerdir.
Son Güncelleme: 05 Haziran 2026 - 13:35
https://tr.news.rik.cy/tr/article/2026/6/5/kibris-rum-gazetelerinden/