Kıbrıs Rum Gazetelerinden 10.06.2026

HARAVGİ GAZETESİNİN ANA HABERİ

KOP’a sert rapor: Denetimsiz yapı ifşa edildi – Sayıştay, Omonia’nın şikayetlerini doğruladı

Kıbrıs Cumhuriyeti Sayıştay’ı tarafından dün yayımlanan rapor, ülkedeki spor federasyonlarında ciddi bir hesap verebilirlik eksikliği bulunduğunu ortaya koyuyor. Raporda özellikle Kıbrıs Futbol Federasyonu’na yönelik önemli eleştirilere yer verilirken, uzun süredir şeffaflık ve denetim eksikliği iddialarında bulunan Omonia kulübünün yaptığı şikâyetlerin de doğrulandığı vurgulanıyor.

Rapor, spor federasyonlarında “bağımsızlık” ile “hesap verebilirlik” kavramlarının yanlış yorumlandığını belirtiyor. Sayıştay’a göre bu yanlış anlayış, iki ilkenin bir arada var olamayacağı yönünde hatalı bir algı yaratıyor.

Raporda açık şekilde şu görüşe yer veriliyor:

Bağımsızlık ile hesap verebilirlik birbirine zıt değil, tam tersine birlikte işlemesi gereken iki temel ilke. Ancak bu dengenin doğru kurulamaması, mevcut sorunların temelini oluşturuyor.

Sayıştay ayrıca şeffaflık ve hesap verebilirlik eksikliğinin toplumda güvensizlik yarattığını vurguluyor. Bu durumun yalnızca federasyonların değil, aynı zamanda devletin ve Kıbrıs Spor Örgütü’nün güvenilirliğini de olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor.

Raporun bir diğer önemli tespiti ise denetim ihtiyacına ilişkin. Sayıştay, Kıbrıs Spor Örgütü’nün spor federasyonları üzerinde temel düzeyde bir gözetim yetkisi kullanması gerektiğini belirtiyor. Ancak bu yapılırken federasyonların özerkliğine ve bağımsızlığına zarar verilmemesi gerektiğinin de altı çiziliyor.

Özetle rapor, spor federasyonlarının tamamen kontrolsüz bırakılmasının doğru bir yaklaşım olmadığını ve şeffaflık ile denetimin güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

*

ALİTHİA GAZETESİNİN ANA HABERİ Kıbrıs sorunu

5+1 nasıl olacak – Erhürman şartlarında ısrarcı, Hristodulidis müzakerelerin yeniden başlamasından söz ediyor, Olgin ise köprü kurmaya çalışıyor başlıklı habere göre

Kıbrıs Türk toplumu lideri Tufan Erhürman, ortaya koyduğu dört temel ön koşulu içermeyen hiçbir sürece katılmayacağını net şekilde ifade ediyor.

Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ise genişletilmiş konferansın hedefinin, müzakerelerin yeniden başladığının ilan edilmesi olduğunu vurgulamaya devam ediyor.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin kişisel temsilcisi Maria Angela Olgin, tarafları 5+1 formatında bir sürece yönlendirmeye çalışıyor. Ancak sürecin içeriği ve hedefi konusunda taraflar arasında henüz ortak bir anlayışın oluşmadığı görülüyor.

DİSİ ve AKEL ise yeni girişimi destekliyor. Buna rağmen iki parti arasında yöntem ve çerçeve konusunda farklı yaklaşımlar bulunduğu dikkat çekiyor.

*

POLİTİS GAZETESİNİN ANA HABERİ

Yemek taşımada zayıf denetim – Sağlık hizmetleri delivery konusunda alarm veriyor

Tüketicilerden gelen, yemek servisinde kullanılan taşıma kutularının kirli, yıpranmış veya uygun olmadığı yönündeki şikâyetler üzerine sağlık hizmetleri harekete geçti. Yetkililer, hem dijital platformlar hem de restoranlar için daha sıkı denetimler talep ediyor.

Sağlık hizmetlerinin Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası ile İşverenler ve Sanayiciler Federasyonu’na gönderdiği mektupta, çok sayıda şikâyete dikkat çekiliyor.

Bu şikâyetler arasında:

yüksek ιsı veya yağmurdan korunmayan taşıma kutuları,

kemirgen bulunma ihtimali olan ortamlarda açıkta taşınan yiyecekler,

teslimat kutularında biriken yemek kalıntıları

gibi ciddi hijyen sorunları yer alıyor.

Haberde, hazır yemek taşımacılığının gıda güvenliği zincirinin en zayıf halkalarından biri haline geldiği vurgulanıyor. Çünkü yemeğin mutfaktan çıkıp tüketiciye ulaşana kadar geçen süreçte düzenli ve kapsamlı denetim yapılmasının zor olduğu belirtiliyor.

Yetkililer, mevcut kontrollerin yetersiz olduğunu, düzensiz ve kopuk bir şekilde yapıldığını ifade ederek, bu alanda daha sistemli bir denetim mekanizmasının kurulması gerektiğinin altını çiziyor.

*

FİLELEFTHEROS GAZETESİNİN ANA HABERİ

Şüphelinin üç de oğlu var – Hamas üyesinin toplam dört çocuğu Kıbrıs Cumhuriyeti güvenlik birimlerinde görev yapıyor – Gözaltına alınan 50 yaşındaki şahıs 7/10/2023 saldırısından memnuniyet duyduğunu ifade etti – Dört kişi doğrudan Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk ediliyor

Kıbrıs’ta Hamas bağlantılı olduğu iddiasıyla tutuklanan dört kişiden biri için dikkat çekici bilgiler ortaya çıktı. Söz konusu kişinin radikalleşmiş olduğu ve Kıbrıs Cumhuriyeti güvenlik birimlerinde görev yapan dört çocuğu bulunduğu belirtildi.

Şüphelinin çocuklarından biri polis teşkilatında görev yaparken, diğer üç çocuğunun sözleşmeli olarak orduda hizmet verdiği ifade ediliyor.

Polis, Milli Muhafız Ordusu ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilgili birimleri tarafından konunun gerekli şekilde ele alındığı yönünde Fileleftheros gazetesine güvence verildi.

Öte yandan tutuklanan 50 yaşındaki şahsın, 7 Ekim 2023 tarihinde gerçekleşen saldırıyla ilgili memnuniyet ifade ettiği kaydedildi.

Aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınan 38 yaşındaki diğer bir şüphelinin ise örgüt içinde kilit isim olduğu belirtiliyor. Söz konusu kişinin kısa süre önce Kıbrıs’a gelerek patlayıcı düzeneklerin hazırlanmasını organize ettiği ve talimat verdiği ifade ediliyor.

Soruşturma kapsamında tutuklanan dört kişi, doğrudan Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmak üzere sevk edildi. 

*

Politis gazetesinden bir haber:

İRİNİ HARALAMBİDU: %5,8 ALDIK, BEN %8 BEKLİYORDUM – SEÇİMDE 160 EURO HARCADIM – STEFANU’YU DESTEKLEMEMEM MÜMKÜN DEĞİLDİ

Alma hareketi milletvekili İrini Haralambidu, katıldığı bir programda yaptığı açıklamada, hareketin milletvekilliği seçimlerinde aldığı yüzde 5,8’lik oy oranını değerlendirerek, “dürüst olmak gerekirse ben yüzde 8 bekliyordum” dedi. Haralambidu, seçimlere son günlerde özellikle üye kayıtlarına sahip büyük partilerin örgütlü mekanizmalarının devreye girdiğine dikkat çekti.

Haralambidu, seçim kampanyalarını neredeyse hiç masraf yapmadan yürüttüklerini belirtti. Kendi adına yalnızca 160 euro harcadığını ifade eden Haralambidu, bu tutarın 2 bin adet kartvizit basımı için kullanıldığını söyledi.

DİSİ lideri Annita Dimitriu’nun Fidias Panayotu ile birlikte yer aldığı videoya da değinen Haralambidu, bu adımın soru işaretlerine yol açtığını ifade etti. Söz konusu videonun, DİSİ’nin ekonomi politikalarında vermeye çalıştığı ciddiyet ve sorumluluk imajıyla çeliştiğini savundu. Haralambidu ayrıca emeklilik meselesinde DİSİ’nin tutumunu eleştirerek, partiyi önerilerinin sürdürülebilirliğini ortaya koyan herhangi bir aktüeryal çalışmayı kamuoyuyla paylaşmaya çağırdı.

Meclis başkanlığı konusunda AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu’ya verdiği destekle ilgili tartışmalara da değinen Haralambidu, bu konuda hiçbir tereddüdü olmadığını açık şekilde dile getirdi.

Haralambidu, “Stefanu’yu desteklememem ihtimali yoktu. AKEL Genel Sekreteri solun sembolüdür. Dolayısıyla 15 yıldır solun içinde varolmuş biri olarak, beni yıllardır destekleyenlere büyük saygı duyuyorum. Oyumu vermemem söz konusu olamazdı. Ancak 2021’deki tablonun bir benzeri yeniden yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

*

Haravgi gazetesinden bir haber:

AKEL’den Hristodulidis’e Kıbrıs sorunu mesajı: Yıldızsız ve dipnotsuz net tutumlar olmalı

AKEL Milletvekili Aristos Damianu, Astra radyosunun sabah programında yaptığı açıklamada, AKEL’in Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin kişisel temsilcisi önünde, bir sonraki adımları belirleyecek bir yol haritası oluşturulması yönündeki tutumunu yeniden ortaya koyduğunu ifade etti. Damianu, bu yol haritasının olumlu bir sonuca ulaşılması için gerçekçi ihtimaller yaratabileceğini vurguladı.

Damianu’nun açıklamasına göre, yol haritası yaklaşımı tarafları stratejik bir anlaşmaya götürecek gerekli koşulları ve adımları oluşturuyor. İkincil konularda açık kalan başlıklar olması durumunda ise Birleşmiş Milletler ile istişare edilerek çözüm aranabileceğini belirtti.

Koşulların olgunlaştığı değerlendirmesini dile getiren Damianu, Kıbrıs Türk toplumu liderine de değinerek, selefi gibi iki toplumun ayrılmasını savunan bir lider olmadığını, kendi görüşlerinin bulunduğunu ancak bunların Kıbrıs Rum toplumunun genel yaklaşımıyla örtüşmeyebileceğini söyledi. Buna rağmen diyalog kurulmadığı sürece ne yakınlaşma ne de farklılıkların giderilmesi için bir perspektif oluşabileceğini vurguladı.

Damianu ayrıca, bu aşamada Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın net mesajlar vermesinin son derece önemli olduğunu belirterek, bu mesajların herhangi bir yıldız işareti ya da dipnot içermemesi gerektiğini ifade etti.

AKEL için önceliğin müzakerelerin yeniden başlaması olduğunu yineleyen Damianu, Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis’in Kıbrıs sorununda doğru çizgide ilerlemesi halinde AKEL’in kendisinin yanında olacağını dile getirdi.

*

Filelefteros gazetesinden Andreas Pimbişis imzalı bir haber:

Kıbrıs sorunu: Hristodulidis’ten hazırlık, Erhürman’dan temkinli yaklaşım

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin kişisel temsilcisi ile iki liderin gerçekleştirdiği görüşmenin ertesi gününde, Nikos Hristodulidis ile Tufan Erhürman’ın yaklaşımlarındaki belirgin farklar ortaya çıkmaya başladı.

Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, 5+1 formatında bir toplantıya hazır olduğunu ortaya koyarken, söz konusu zirvenin sonunda müzakerelerin yeniden başlatıldığının ilan edilmesini umut ediyor.

Buna karşılık Kıbrıs Türk toplumu lideri Tufan Erhürman, 5+1 formatında gayri resmî bir toplantının toplanması konusunda temkinli bir tutum sergiliyor. Erhürman, böyle bir toplantının hedefleri ve içeriğinin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri tarafından önceden netleştirilmesini istiyor. Ayrıca toplantının Ağustos yerine Eylül ayında yapılmasının kendisi açısından bir sorun olmadığını ifade ediyor.

Büyük çaba

Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, Kıbrıs sorunuyla ilgili devam eden temasların genişletilmiş bir konferansa evrilmesi yönünde beklenti taşıdığını belirtti. Cumhurbaşkanı, yürütülen yoğun çabanın, genişletilmiş bir konferansa gidilmesini mümkün kılacak koşulların yaratılmasına yönelik olduğunu ve bu konferans sırasında müzakerelerin yeniden başladığının ilan edilmesinin hedeflendiğini söyledi.

Kıbrıs Türk toplumu lideri Tufan Erhürman’ın açıklamalarına ilişkin bir soruya yanıt veren Hristodulidis, “Kıbrıs Türk toplumu liderinin söylediklerini yorumlamayacağım” dedi ve yaşanan gelişmelerin başlatılan girişimin dinamizmini ortaya koyduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı, bu girişimi ilk kez dile getirdiğinde bazı kesimlerin bunu seçim kampanyasıyla ilişkilendirdiğini hatırlatarak, bunun gerçeği yansıtmadığını ifade etti. “Gelişmeleri görüyorsunuz, ortaya çıkan tabloyu görüyorsunuz” dedi.

Hristodulidis, genişletilmiş konferans hedefi doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü yineleyerek, bu süreçte Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, kişisel temsilcisi ve Avrupa Birliği’nin aktif rol oynadığını belirtti. Avrupa Birliği’nin bu yeni girişimde daha güçlü bir rol üstlendiğini de vurguladı.

Cumhurbaşkanı, söz konusu sürecin, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin geçen Mart ayında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmenin ardından başladığını ve daha sonra Brüksel’de gerçekleştirilen temaslarla devam ettiğini ifade etti.

Ön şartları masaya koyuyor

Kıbrıs Türk toplumu lideri Tufan Erhürman, Pazartesi akşamı yaptığı açıklamada, Kıbrıs sorununa ilişkin olası bir 5+1 genişletilmiş toplantının hedef ve içeriğinin önceden netleşmesi gerektiğini söyledi. Erhürman, bu tür bir sürecin somut sonuç verebilmesi için iyi hazırlanması gerektiğini vurguladı.

Bir televizyon programında konuşan Erhürman, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Olgin ile yaptığı görüşmeyi “samimi, yararlı ve verimli” olarak nitelendirdi.

Yürütülen çabanın sadece Güven Artırıcı Önlemlerle sınırlı olmadığını, Kıbrıs sorununun özüne de uzandığını ifade eden Erhürman, buna rağmen sürecin nereye varacağını söylemek için henüz erken olduğunu belirtti.

Erhürman, 5+1 toplantısının somut sonuç üretmesini istediklerini vurgulayarak, bu sonuçların ancak hazırlık süreciyle netleşebileceğini dile getirdi.

Yeni girişimin ilk işaretlerinin Haziran sonu ile Temmuz başı arasında görülebileceğini belirten Erhürman, Kıbrıs Türk tarafının üç aşamalı bir süreci benimsediğini tekrarladı.

Buna göre:

Lefkoşa’da Güven Artırıcı Önlemler konusunda somut ilerleme sağlanması, süreç başlamadan önce “oyunun kurallarının” belirlenmesi, dört taraflı bir yöntem temelinde çerçevenin oluşturulması, ardından kapsamlı müzakerelere geçilmesi öngörülüyor.

5+1 konferansının zamanlamasıyla ilgili olarak Erhürman, hazırlıkların Haziran sonu veya Temmuz ortası için yeterli olması halinde toplantının bu dönemde yapılabileceğini, aksi durumda Ağustos’tan Eylül’e ertelenebileceğini söyledi.

Kıbrıs Türk tarafının “müzakere olsun diye müzakere” istemediğini vurgulayan Erhürman, Birleşmiş Milletler’in de geçmişte sonuçsuz kalan toplantılara benzer bir süreci tekrarlamak istemediğinin görüldüğünü ifade etti.

Güven Artırıcı Önlemler konusunda ise tamamen hiçbir ilerleme sağlanmadığını söylemenin doğru olmayacağını belirten Erhürman, ancak henüz istenen seviyeye ulaşılmadığını kaydetti. Temmuz sonu veya Ağustos başında yapılacak bir 5+1 toplantısının anlamlı olabilmesi için yeterli hazırlığın sağlanmasını umut ettiğini belirtti.

Erhürman, Kıbrıs Türk tarafının dört temel noktadan oluşan tutumunu da yineledi:

siyasi eşitliğin müzakere konusu yapılmaması,

müzakereler için başlangıç ve bitiş tarihlerinin belirlenmesi,

geçmiş uzlaşıların teyit edilmesi,

Kıbrıs Rum tarafının masadan çekilmesi halinde mevcut durumun aynen devam etmemesi.

“Bu dört unsuru içermeyen hiçbir sürece katılmayacağız” diyerek tutumunu net şekilde ortaya koydu.

*

Politis gazetesinden bir makale var sırada s d.

Yararlı cahiller

Yorgos Kumullis imzasını taşıyor. Aktarıyoruz…

Amerikalı yazar Mark Twain “Ahmak insanlarla asla tartışma; seni kendi seviyelerine çeker ve orada deneyimleriyle yenerler” demişti.

Siyasi analistler birini “yararlı ahmak” olarak tanımladıklarında, genellikle saf, kolay inanan ve farkında olmadan bir düşman devletin, bir hükümetin, bir partinin ya da bir çıkar grubunun hedeflerine hizmet eden kişiyi kastederler. Böyle bir kişi, kendi çıkarlarına aykırı olsa bile, başkalarının fikirlerini ve propagandasını yayar. Şunu özellikle vurgulamak gerekir ki bu kişiler bilinçli hainler değildir.

Yaygın inanışın aksine bu kavram Lenin tarafından ortaya atılmadı. Benzer bir ifadenin ilk dikkat çekici kullanımı 1947’de, Avusturyalı iktisatçı Ludwig von Mises’in “Planned Chaos” adlı eserinde kullandığı “yararlı saflar” tanımıyla ortaya çıkmıştır. Mises bu ifadeyle, Sovyetlerin yönlendirmesiyle, farkında olmadan totaliter propagandayı yayan Batılı liberal ve entelektüelleri tarif etmiştir.

Kıbrıs’ın siyasi tarihinden hareketle ben “yararlı ahmaklar” yerine “yararlı cahiller” demeyi tercih edeceğim. Zekâ büyük ölçüde genetik olsa da, onun nasıl ortaya çıktığını belirleyen çevredir. Nitelikli eğitimden yoksun birçok Kıbrıslı Rum, destekledikleri siyasi gücün gerçek hedeflerini ve uzun vadeli sonuçlarını kavrayamayacak kadar bilgisiz. Bu nedenle de başkalarının hedeflerine hizmet eden araçlar hâline gelirler.

Bunun en klasik örneklerinden biri EOKA B’nin militanları ve destekçileridir. Devlet binalarını bombalayan ve siyasi rakiplerini hedef alan militanlar, yaptıklarının Kıbrıs’ın Yunanistan ile birleşmesine hizmet ettiğine inanıyordu. Onları destekleyenler ise propagandanın etkisiyle bu eylemleri “ulusal kahramanlık” olarak görüyordu. Oysa bu yöntemin ülkeyi felakete sürükleyeceğini fark edemiyorlardı. Başpiskopos Makarios’un 1973’te onları “enosis’in mezar kazıcıları” olarak nitelendirmesi bu açıdan dikkat çekicidir. Sonuçta askeri cunta, bu insanları kullanarak Kıbrıs’ı bölünmeye götüren süreci ilerletti.

Günümüzde de benzer örnekler var. Bunlardan biri, bana göre ELAM seçmenlerinin içinde bulunduğu durumdur. Bu seçmenlerin bir kısmı partinin gerçek ajandasını tam olarak kavrayamamaktadır. ELAM, Kıbrıs sorununun çözümü olarak üniter devleti savunur. Bu da mevcut iki toplumlu yapının ortadan kaldırılması ve Kıbrıs Türk toplumunun azınlık konumuna düşürülmesi anlamına gelir. “Bir kişi bir oy” prensibiyle çoğunluğun sürekli üstünlük sağlaması hedeflenir.

Bu hedefe ulaşmak için iki ihtimal vardır: ya Türkiye geri adım atacak ya da savaş yoluna gidilecektir. Türkiye’nin kendi pozisyonlarını terk ederek adanın kontrolünü gönüllü şekilde teslim etmesi beklentisi gerçekçi değildir. Çünkü böyle bir geri adım, açıkça teslimiyet anlamına gelir. Bu ihtimali ciddi şekilde beklemek ise akıl dışıdır.

Diğer yol ise savaştır. Bazı aşırı sağ çevreler, silahlanma yoluyla, kaybedilen toprakların geri alınabileceğini savunur. Oysa Türkiye’nin dünyanın en güçlü ordularından birine sahip olduğu gerçeği görmezden gelinmekte. Bu yaklaşım, gerçekle bağını koparmış bir hayal dünyasına işaret eder.

Buna karşılık, ELAM liderliğinin bu görüşleri savunurken bilgisiz olmadığını kabul etmek gerekir. Partinin üst yönetimi, üniter devlet hedefinin fiilen iki devletli bir çözüme götüreceğini biliyor. Çünkü böyle bir yaklaşım, mevcut müzakere temelinin dışına çıkılması anlamına gelir.

Sonuç olarak ortaya bir çelişki çıkıyor. Pek çok seçmen iki devletli çözümü reddederken, oy vererek bu sonucu doğuracak politikaları desteklemiş oluyor. Bu durum, bilgisizliğin insanı kendi çıkarına aykırı tercihlere sürükleyebileceğini gösterir. Saflık çoğu zaman deneyimsizlik, sorgulamama ve farkındalık eksikliğinin birleşimidir. Bu nedenle bilgisiz kişi, manipülasyonu ve gizli hedefleri çoğu zaman fark edemez.

*

Son Güncelleme: 10 Haziran 2026 - 14:32

Son Haberler

10 Haziran
Kıbrıs Rum Gazetelerinden 10.06.2026
14:29
Spor Kurumu tarafından federasyonların denetim sisteminde önemli zayıflıklar var
10:53
Gıda teslimatına yönelik daha sıkı kontroller uygulanmasını talep ediliyor
10:49
Letimbiotis: Amaç, görüşmelere yeniden başlamak
10:47
Belfast'taki ölümcül saldırının ardından protestocular yolları kapattı
10:45
ABD, misilleme olarak İran'a hava saldırıları düzenledi
10:38
09 Haziran
AB - Komisyon, Türkiye'nin provokasyonuna ilişkin: "Olayı araştıracağız"
16:16
Bakanlar Kurulu, dağlık bölgelerde yaşayanlara yönelik destek ödeneğini onayladı
16:04
Suriye'ye ailelerin ülkelerine gönüllü geri dönüşünü desteklemeye yönelik yeni plan sunuldu
16:02
Larnaka: 36 yaşındaki erkek şahsın evine düzenlenen operasyonda 3 kilodan fazla kokain ele geçirildi.
16:01
Kıbrıs Rum Gazetelerinden 09.06.2026
13:23
Palmas: Doğu Akdeniz'de Kıbrıs ile Fransa arasındaki işbirliği güçlendiriliyor.
12:37
Tüm haberler

Video on Demand

Η υπηρεσία ΡΙΚFLIX δίνει την ευκαιρία στους τηλεθεατές που κατέχουν έξυπνες τηλεοράσεις οι οποίες υποστηρίζουν την εφαρμογή της υβριδικής τηλεόρασης (HbbTV) με τη χρήση του κόκκινου κουμπιού -που βρίσκεται στο κάτω μέρος του τηλεκοντρόλ- να μεταφέρονται σε διαδικτυακό περιβάλλον από όπου μπορούν να παρακολουθήσουν ετεροχρονισμένα τα προγράμματα του ΡΙΚ.

Όταν κάποιος τηλεθεατής είναι συντονισμένος στις συχνότητες της Επίγειας Ψηφιακής Πλατφόρμας (DVB-T) του ΡΙΚ και παρακολουθεί ΡΙΚ 1, ΡΙΚ 2 ή ΡΙΚ HD και ο δέκτης του υποστηρίζει την εν λόγω εφαρμογή, στο κάτω μέρος της οθόνης του θα παρουσιαστεί για λίγα δευτερόλεπτα ένα εικονίδιο που θα τον καλεί να πατήσει το κόκκινο κουμπί. Πατώντας το κόκκινο κουμπί, εισέρχεται στην πλατφόρμα ΡΙΚFLIX. Σε περίπτωση που ο τηλεθεατής θέλει να επανέλθει στη ζωντανή ροή εκπομπής θα πρέπει να ξαναπατήσει το κόκκινο κουμπί.