Kıbrıs Rum Basını 04.052026

Haravgi gazetesinin manşeti

Yüzde 12 kesinti emekliler için cezalandırıcıdır – AKEL Genel Sekreteri’nden hükümete mesaj – Kamuoyunu etkilemeye yönelik ifadeler yerine icraat yap çağrısı şeklinde

AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu, Kıbrıs Emekliler Birliği festivalinden güçlü bir sosyal ve siyasi mesaj verdi. Binlerce emeklinin bugün karşı karşıya olduğu zorluklara dikkat çeken Stefanu, emeklilere yönelik gerçek ve etkili destek ihtiyacını gündemin merkezine taşıdı.

Konuşmasında, bir toplumun gerçek tablosunun yalnızca ekonomik göstergelerle değil, insanların yaşam koşullarıyla ölçüldüğünü vurgulayan Genel Sekreter çok sayıda emeklinin hayat pahalılığı ve düşük maaşlarla mücadele ettiğini, bunun birçok kişiyi yoksulluk sınırına ittiğini ifade etti.

63 yaşında erken emekliliği tercih edenlere uygulanan yüzde 12 kesintiye özel vurgu yapan Stefanu, bu uygulamayı adaletsiz olarak niteledi. Onlarca yıl çalışmış insanların cezalandırılmaması gerektiğini söyledi.

AKEL Genel Sekreteri, emeklilerin Kıbrıs’ın modern yapısının kurulmasındaki tarihsel katkısına dikkat çekti. Bağımsızlığın ilk yıllarından 1974 sonrası döneme kadar emeklilerin rolünün belirleyici olduğunu ifade etti. Sosyal kazanımların ise bir lütuf değil, AKEL ve sendikal hareketin öncülük ettiği mücadelelerin sonucu olduğunu dile getirdi.

Günümüze ilişkin değerlendirmesinde devlete çağrıda bulunan Stefanu, düşük gelirli emeklilerin öncelik haline getirilmesi gerektiğini söyledi. Emeklilik sistemi tartışmalarında hedefin sadece değişiklik değil, emekliler arasındaki yoksulluğu ortadan kaldıracak köklü reformlar olması gerektiğini belirtti.

*

Fileleftheros’un ana haberi:

“Kıbrıs hedef alınırsa…” – 42.7’yi test edecek üç senaryolu simülasyon

Avrupa Birliği Antlaşması’nın 42.7 maddesi açısından kritik bir hafta yaşanıyor. Brüksel’de, üye devletlerin bir saldırı durumunda nasıl tepki vereceğini test eden bir simülasyon tatbikatı gerçekleştiriliyor. Tatbikatın sonuçlarının, Avrupa Birliği’nin atacağı adımlar ve alacağı kararlar için bir yol haritası oluşturması bekleniyor.

Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ile Kaja Kallas, Aya Napa’da yapılan gayri resmî Avrupa Konseyi toplantısı sırasında bir araya geldi.

Simülasyonun ilk senaryosu, NATO üyesi olmayan bir Avrupa Birliği ada ülkesine yönelik saldırıyı ele alıyor. Bu kategoriye Kıbrıs, Malta ve İrlanda giriyor. Ayrıca Avusturya’nın da NATO üyesi olmadığı not ediliyor. Bu senaryo, NATO’nun güvenlik şemsiyesi olmadan mekanizmanın en zor koşullarda nasıl çalışacağını test etmesi açısından kritik önem taşıyor.

İkinci senaryo, hem Avrupa Birliği hem de NATO üyesi bir ülkeye yönelik saldırıyı kapsıyor. Amaç, AB’nin 42.7 maddesi ile NATO’nun 5. maddesinin nasıl etkileştiğini; nerelerde örtüştüğünü, nerelerde birbirini tamamladığını ve olası çelişkileri ortaya koymak.

Üçüncü senaryo ise siber saldırıya odaklanıyor. Yani klasik askeri saldırı değil, hibrit bir tehdit ele alınıyor. Buradaki temel soru, 42.7 maddesinin “üye devlet topraklarına yönelik silahlı saldırı” ifadesinin siber ve hibrit tehditleri kapsayıp kapsamadığı. Bu konu, maddenin en büyük hukuki boşluklarından biri olarak değerlendiriliyor.

*

Politis gazetesinin ana haberi:

GSI için kritik altı aylık dönem – Avrupa Yatırım Bankası’na gönderilen mektup sonrası atılacak adımlar

Yunanistan–Kıbrıs elektrik bağlantı projesi Great Sea Interconnector (GSI) kritik bir aşamaya girdi. Önümüzdeki aylarda projenin ilerleyip ilerlemeyeceği ya da tamamen durdurulup durdurulmayacağı netleşecek.

Temel soru, Avrupa Yatırım Bankası’nın projeyi yaklaşık 1 milyar euro finansman sağlayacak kadar olgun bulup bulmayacağıdır. Olumlu karar çıkarsa proje uygulama aşamasına geçecek, olumsuz durumda ise tamamen sona erecek.

Yunanistan ve Kıbrıs Enerji Bakanları tarafından Avrupa Yatırım Bankası’na gönderilen ortak mektup sonrası proje, detaylı inceleme sürecine alındı. Bu süreç yaklaşık altı ay içinde sonuçlanacak ve projenin geleceğini belirleyecek.

Amaç, projenin uygulanabilirliğinin ve finansal sürdürülebilirliğinin yeniden değerlendirilmesi. Onay çıkması halinde, uluslararası yatırımcıların da projeye ilgisinin artması ve riskin azalması bekleniyor. Avrupa Yatırım Bankası’nın kredisi, toplam maliyetin yaklaşık yüzde 50’sini kapsıyor.

Arka planda ise jeopolitik faktörler bulunuyor. Türkiye’nin projeye olası etkisi gündemde kalmaya devam etse de, Avrupa Yatırım Bankası’nın Ankara ile yeniden yeşil enerji projeleri kapsamında iş birliğine dönmesi, doğrudan bir engelleme ihtimalini zayıflatıyor.

*

Ve son olarak Alithia gazetesinin ana haberi… “Yarım yamalak işler, çok pahalı elektrik – İki hedef de kayboluyor: Yenilenebilir enerji depolaması ve Dekelya santralinin modernizasyonu başlıkları altında veriliyor.

Hükümet tarafından yapılan üç yıllık açıklamalar ve büyük vaatler, hiçbir somut karşılık bulmadan devam ediyor. Yapısal sorunlar çözülmeden kalırken, bundan en büyük zararı tüketici görüyor.

Kıbrıs Elektrik Kurumu’na ait santralin modernizasyon çalışmalarının aslında bir yıl önce başlamış olması gerektiği ifade ediliyor. Aynı zamanda merkezi enerji depolama sisteminin de Haziran 2026 hedefini yakalayamayacağı belirtiliyor.

Öte yandan, bu yıl için yüksek talep koşullarında, özellikle ağır yük altında bulunan üretim birimlerinde arıza yaşanması halinde, yeterli konvansiyonel üretim kapasitesinin güvence altına alındığı da söylenemiyor.

*

Kıbrıs Rum gazetelerinin öne çıkan diğer haberlerinden bazıları:

Filelefteros gazetesinde

Trodos beyaza büründü – Mayıs ayında tarihi kar yağışı – Hava koşulları nedeniyle hangi yollar etkileniyor

Trodos, 4 Mayıs 2026 Pazartesi sabahının erken saatlerinden itibaren etkili olan yoğun kar yağışıyla beyaza büründü. Kayak merkezinde kar kalınlığı yaklaşık 10 santimetreye ulaştı.

kitasweather verilerine göre, saat 02:23 itibarıyla bölgede yoğun kar yağışı gözlemlendi ve bu yağışın en az 6 ila 8 saat daha aralıklarla devam etmesi bekleniyor.

Bu olay, mevsim normallerinin dışında değerlendiriliyor ve Mayıs ayı için “tarihi kar yağışı” olarak nitelendiriliyor.

Bölgede hava koşulları kış şartlarını andırmaya devam ediyor. Düşük sıcaklıklar, yoğun bulutluluk ve Trodos’un yüksek zirvelerinde devam eden yağışlar dikkat çekiyor.

Aynı zamanda Meteoroloji Dairesi, gök gürültülü sağanak yağış, kuvvetli rüzgâr ve dolu ihtimali nedeniyle sarı uyarı yayımladı. Uyarı özellikle dağlık ve rüzgâra açık bölgeleri kapsıyor.

Yol koşullarına ilişkin olarak, Platres–Trodos, Karvunas–Trodos ve Prodromos–Trodos yollarının kaygan olduğu bildirildi. Son günlerdeki yağmur ve karla karışık yağışlar nedeniyle zemin tehlikeli hale gelirken, bölgede yoğun sis görüş mesafesini ciddi şekilde düşürüyor.

*

Haravgi:

“Raf ürünleri ateş pahası”: Bir ayda 241 üründe fiyat artışı

Kıbrıs Tüketiciler Derneği’nin e-kalathi verilerine dayanan analizine göre, 14/04/2026–30/04/2026 döneminde 39 kategori ve toplam 241 üründe fiyat artışı kaydedildi. En büyük artışlar makarna, peynir, çikolata, un ve yoğurt gibi temel gıda ürünlerinde görüldü; bazı ürünlerde artışlar yüzde 14’e ulaştı.

Süpermarketler arası karşılaştırmada tablo değişti. 2025’te en ucuz sepet maliyeti Sklavenitis marketindeyken, bugün 230 ürün üzerinden yapılan ölçümde en düşük maliyet Athienitis marketine geçti.

Dernek, e-kalathi kapsamındaki marketler dışında güçlü bir rekabet olmadığını ve fiyat farklarının bazı durumlarda ortalama yüzde 60’a kadar çıktığını belirtiyor. Bazı ürünlerde ise fiyat farkı yüzde 100’ü aşıyor.

*

Politis gazetesinden şap hastalığının et ürünlerine etkileri konulu bir analizle devam ediyoruz. İmza Gıda Güvenliği ve Hesaplamalı Toksikoloji Doçenti Manos Vlasios

Gıda güvenliği ve şap hastalığı sonrası hayvancılık

Kıbrıs’ta son dönemde görülen şap hastalığı, sadece sıradan bir veteriner vakası olarak değerlendirilmiyor. Bu durum, tarımsal gıda güvenliğinin merkezini, kırsal ekonomiyi ve tüketici güvenini etkileyen bir kriz olarak öne çıkıyor. Ancak her kriz gibi, bu süreç de yalnızca bir tehdit değil aynı zamanda yeniden yapılanma için bir fırsat olarak görülüyor.

Şap hastalığının klasik bir gıda kaynaklı hastalık olmadığı özellikle vurgulanıyor. İnsanlara gıda tüketimi yoluyla bulaşmıyor. Ancak etkisi gıda zinciri üzerinde ciddi oluyor: üretim duruyor, hayvanlar itlaf ediliyor, hareketler kısıtlanıyor ve piyasada bilimsel bilgi yerine çoğu zaman korku hâkim oluyor.

Asıl mesele, hayvancılığın yeniden nasıl başlatılacağı değil, bunun hangi yöntemle ve ne kadar güvenli şekilde yapılacağıdır. Avrupa deneyimi, bu tür salgınlardan sonra toparlanmanın hızlı olmadığını gösteriyor. Önce hastalığın tamamen ortadan kaldırılması, ardından varlığının bilimsel olarak doğrulanması ve ancak ondan sonra kademeli yeniden üretim sürecine geçilmesi gerekiyor. Acele atılacak adımların yeniden salgın riskini doğurabileceği ve bunun hem üreticiler hem de ülkenin güvenilirliği açısından yıkıcı olabileceği belirtiliyor.

Bir diğer önemli boyut ise toplumsal güven. Tüketiciler kararlarını teknik raporlara değil, algıya göre veriyor. Bu nedenle devletin gıda güvenliğini net bir şekilde açıklamaması durumunda, piyasada tüketimden çekilme ve ciddi ekonomik etkiler ortaya çıkabiliyor.

Daha az konuşulan ancak kritik bir başka konu da ilaç kullanımı. Bu tür kriz dönemlerinde hayvanlarda kontrolsüz antibiyotik ve ilaç kullanımının artma riski bulunuyor. Bu durum gıdalarda kalıntı sorununa ve antibiyotik direncinin artmasına yol açabiliyor.

Bununla birlikte süreç bir fırsat da sunuyor. Kıbrıs, sadece eski yapıya dönmek yerine daha dayanıklı bir hayvancılık modeli geliştirebilir. Bunun için çiftliklerde biyogüvenliğin artırılması, izlenebilirliğin güçlendirilmesi, ilaç kalıntılarının sıkı denetimi ve “Tek Sağlık” yaklaşımının uygulanması öneriliyor.

Hayvancılığın yeniden başlaması sadece teknik bir konu değil, aynı zamanda stratejik bir mesele olarak görülüyor. Sadece kayıpları telafi etmeye odaklanmak yerine sistemi güçlendirmek gerektiği vurgulanıyor. Böylece Kıbrıs’ın bu süreçten daha güçlü ve daha rekabetçi çıkabileceği ifade ediliyor.

Sonuç olarak, gıda güvenliğinin sadece denetim ve kurallarla değil, güven ile sağlandığı belirtiliyor. Güven ise açıklamalarla değil, somut uygulamalarla inşa ediliyor.

MAKALE

Filelefteros gazetesinde dün Pazar günü yayınlanmış Hristakis Efstathiu’ya ait bir makaleyle yine birlikteyiz sd.

İnsanların birbirini yediği bir topluma dönüşen toplum

Hristakis Efstatiu

Kıbrıs 2026’sında – geçmişte çok daha insani ve yaşam kalitesi açısından gelişmiş bir toplum olarak hayal edilen bir dönemde – ne yazık ki kültürel bir gerileme yaşıyoruz. Bu gerileme, aşağılanma ve çöküş seviyelerine işaret eden bir tabloyu ortaya koyuyor.

Bir zamanlar “kamusal tartışma” olarak adlandırdığımız ve belli bir düzeyi temsil ettiği düşünülen süreç, bugün – bunu günlük gerçeklik açıkça gösteriyor – sistematik bir birbirini yeme arenasına dönüşmüş durumda. Rakibin her aşamada ve her şekilde ortadan kaldırılması tek hedef haline gelmiş durumda. Özellikle “karakter suikastı” artık bir istisna değil, aksine hayranlık uyandıracak bir biçimde ana siyasi ve stratejik yöntemlerden biri haline gelmiş bulunuyor. Bu durum, ahlaki değerleri, ilkeleri ve erdemleri aşındırıyor ve bunlar hayatın tüm alanlarından neredeyse tamamen silinmiş durumda.

Aynı zamanda bir seçim sürecinin son düzlüğüne de girilmiş durumda. Bu sürecin ortaya koyduğu tablo, siyasi partiler ve kişiler için çıkar hesaplarının belirleyici olduğu bir zemine kaymış bulunuyor. Ortam, pek çok durumda sıradan vatandaş tarafından daha da karanlık bir şekilde hissediliyor. Çok sayıda aday, özlü politika önerileri sunmak yerine genellikle karşılıklı suçlamalarla vakit geçiriyor. İletişim gücü, vizyonun yerini alıyor ve geçici çıkarlar, gösteri ya da siyasi hesaplar uğruna onur kavramını bile feda ediyor.

Kalite, gerçek bir değişimin işareti olması gerekirken, vatandaşın hayal ettiği şekilde değil, anonim ve açık saldırıların oluşturduğu bir çamur siyasetinin içinde kayboluyor. Bu da en iyi ihtimalle geçmişten tanıdık bir tat bırakıyor.

En büyük talihsizlik ise internetin ve tüm araçlarının bu bozulmayı hızlandıran bir güç haline gelmiş olmasıdır. Sosyal medya, artık nefretin aktığı bir kanal haline gelirken, klavye başındaki kalabalık da bu ortamı besliyor. Ortaya çıkan toksisite tüm kırmızı çizgileri aşıyor. Bu ortamda yeni bir nesil şekilleniyor; çatışma ve değersizleştirme üzerinden hareket etmeyi öğrenen bir nesil.

Eğer bu gidişat durdurulmazsa, geleceğin çok daha karanlık olacağı açıktır. Kendi kendini yiyen bir toplum görüntüsü, zihinsel, ahlaki ve kültürel bir iflas anlamına gelir. Gerçek bir eğitim ve siyasi kültür eksikliği belirgindir; kurumlara duyulan güvenin kaybı ise her şeyi askıda bırakır.

Eğer “birbirini yeme” eğilimi ulusal bir alışkanlık olarak kalırsa, geleceğimiz modern bir Avrupa ülkesiyle uyumlu olmayacak, aksine bir yıkıntı manzarasına doğru gidecektir. Acilen bir yön değişikliği gereklidir.

Son Güncelleme: 04 Mayıs 2026 - 13:44

Son Haberler

12 Mayıs
Savunma Bakanı: Kıbrıs, Ukrayna'nın toprak egemenliğini ve bütünlüğünü tam olarak destekliyor
14:46
Orta Doğu'daki ateşkes, gergin bir ip üzerinde dengede durmaya çalışıyor
14:41
İsrail güçleri ile Hizbullah arasındaki çatışma, şiddetini kaybetmeden devam ediyor.
14:35
Kıbrıs'ta Konut Konulu Gayri Resmi Bakanlar Toplantısı düzenleniyor
14:34
İçişleri Bakanı: Konut arzını artırmak ve fiyat baskısını azaltmak için kapsamlı bir konut politikası uygulanıyor
14:22
Basın Özetleri 12.05.2026
13:38
11 Mayıs
Omonia şampiyonluğunu kutladı
15:48
AEK Atina, Yunanistan şampiyonu!
15:46
Barcelona, ​​29'uncu kez şampiyon
15:45
Çin, Trump'ın ziyaretini doğruladı
15:42
Hantavirüs: Yunanistan'a dönen yolcu karantinaya alındı
15:41
Menelaou: Hristodoulidis - Erhürman görüşmelerinin devam etmesi olumlu bir adım
15:36
Tüm haberler

Video on Demand

Η υπηρεσία ΡΙΚFLIX δίνει την ευκαιρία στους τηλεθεατές που κατέχουν έξυπνες τηλεοράσεις οι οποίες υποστηρίζουν την εφαρμογή της υβριδικής τηλεόρασης (HbbTV) με τη χρήση του κόκκινου κουμπιού -που βρίσκεται στο κάτω μέρος του τηλεκοντρόλ- να μεταφέρονται σε διαδικτυακό περιβάλλον από όπου μπορούν να παρακολουθήσουν ετεροχρονισμένα τα προγράμματα του ΡΙΚ.

Όταν κάποιος τηλεθεατής είναι συντονισμένος στις συχνότητες της Επίγειας Ψηφιακής Πλατφόρμας (DVB-T) του ΡΙΚ και παρακολουθεί ΡΙΚ 1, ΡΙΚ 2 ή ΡΙΚ HD και ο δέκτης του υποστηρίζει την εν λόγω εφαρμογή, στο κάτω μέρος της οθόνης του θα παρουσιαστεί για λίγα δευτερόλεπτα ένα εικονίδιο που θα τον καλεί να πατήσει το κόκκινο κουμπί. Πατώντας το κόκκινο κουμπί, εισέρχεται στην πλατφόρμα ΡΙΚFLIX. Σε περίπτωση που ο τηλεθεατής θέλει να επανέλθει στη ζωντανή ροή εκπομπής θα πρέπει να ξαναπατήσει το κόκκινο κουμπί.