Filelefteros Gazetesi “AKEL’in yedi şartı”, Politis Gazetesi “Lüks yatlarla ilgili ceza davaları”, Alithia Gazetesi “Önemli gelişmeler yerine, bitmek bilmeyen bir suçlama oyunu”, Haravgi Gazetesi “İş birliği amaçlı iletişimler öncelikli” Kıbrıs Rum gazetelerinde bugün manşette yer alan haberler oldu.
Filelefteros Gazetesi
- AKEL’in yedi şartı
“2028 Cumhurbaşkanlığı seçimi ve yeniden iktidara dönüş yol haritası” alt başlıklı haberde, erkez sağ kanatta gerilim tırmanırken, siyasi yelpazenin diğer tarafında AKEL’in, parti Genel Sekreteri Stefanos Stefanou tarafından dün açıklanan yol haritasını izleyerek 2028’e doğru temkinli adımlarla ilerlemeyi tercih ettiği belirtildi. Haberin detayında, DİSİ içindeki gelişmelerin yarattığı yoğun atmosferin AKEL’i de etkilediği; çünkü partinin, yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik süreçleri başlatmakta geç kalıp kalmadığına dair sorularla karşı karşıya olduğu aktarıldı. Habere göre, AKEL’in Mağusa ilçe teşkilatının düzenlediği bir konferansta konuşan parti Genel Sekreteri Stefanou Kıbrıs solunun geride kalıp kalmadığına ilişkin soruya; "Hayır, geç kalmadık! Seçimlere daha yaklaşık bir buçuk yıl var. Planlarımız doğrultusunda ilerliyoruz ve seçim yarışına girmek için zamanında hazır olacağız" dedi. Stefanou konuşmasında, "İşlerin değişmesi gerektiğine ve değişebileceğine dair inancımızı paylaşan tüm partiler ve örgütlü yapılarla güçlerimizi birleştirmek için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Haberde, temel hedefin bir rota değişikliği olduğunu vurgulayan Stefanou’nun, "Uzun vadeli bir vizyondan yoksun, gelecek nesilleri hesaba katmayan ve yalnızca kısa vadeli politikalarla günü kurtarmaya çalışan bir anlayış yerine, geleceğe yatırım yapmalıyız" dediği vurgulandı. Haberde ayrıca, AKEL’in önerdiği "ilerici değişimin"; “Kıbrıs Sorunu, Refah devleti, Sürdürülebilir kalkınma, Hukukun üstünlüğü, Dış politika, Yabancı fonlar, Aşırı sağ” olmak üzere 7 temel sütun üzerine inşa edildiği kaydedildi.
Politis Gazetesi
- Lüks yatlarla ilgili ceza davaları
“Abramovich davası ve 25 milyonluk KDV” üst başlığıyla verilen haberde, Rus oligark Roman Abramovich’in lüks yatlarını kapsayan ve Kıbrıs Cumhuriyeti'ne ödenmesi gereken katma değer vergilerinden (KDV) kaçınmak amacıyla kurgulandığı iddia edilen düzenin yeniden gündemde olduğu belirtildi. Haberin detayında, Vergi Dairesi'nin, 25 milyon Euro’luk ödenmemiş KDV nedeniyle lüks süper yat kiralama şirketi Blue Ocean Yacht Management’in iki Kıbrıslı yönetici hakkında dava açtığı aktarıldı. Haberde, eski milletvekili Aleksandra Attalidou'nun konuyu Temsilciler Meclisi'ne taşıması ve ilgili devlet makamlarını harekete geçirmesinin ardından, Vergi Dairesi’nin, Rus oligark Abramovich ile bağlantılı olduğu iddia edilen ve lüks yatları vergiden muaf tutmak amacıyla sahte bir ticari kiralama düzeni kurduğu tespit edilen Blue Ocean Yacht Management şirketinin iki Kıbrıslı yöneticisi hakkında, ödenmemiş KDV nedeniyle cezai işlem başlattığı hatırlatıldı. Söz konusu şirket, 2024 yılında ilgili borç ödenmeden tasfiye edilerek Şirketler Sicili'nden silinmiş; ancak eski milletvekili Attalidou'nun konuyu Temsilciler Meclisi'nde gündeme getirmesinin ardından, mahkeme kararıyla bir yıl sonra yeniden sicile kaydedilmişti. Haberde ayrıca, yakın zamanda ortaya çıkan ve Roman Abramovich’e ait milyarlarca dolarlık varlığın Kıbrıs merkezli şirketler aracılığıyla transfer edildiğini gösteren uluslararası ifşaatların, Kıbrıs'ta denetim ve hesap verebilirlik konusundaki soru işaretlerini yeniden gündemin ön sıralarına taşıdığı vurgulandı. Haberde son olarak, Avrupa Birliği yasalarına göre KDV ödenmesi gereken lüks süper yatları vergiden muaf tutmak amacıyla sahte bir ticari kiralama düzeni kurulduğu, yatların bağımsız kişilere kiralanıyor gibi gösterildiği ancak kiralayan şirketlerin gerçek sahibinin yine Abramovich’e ait gizli bir offshore şirket olduğunun tespit edildiği kaydedildi.
Alithia Gazetesi
- Önemli gelişmeler yerine, bitmek bilmeyen bir suçlama oyunu
“Hristodoulidis, Holguín’e sorular yöneltirken; Erhürman, Cumhurbaşkanı Hristodoulidis’in geçiş noktaları ve metodoloji konusundaki tutumuna karşı çıkıyor” üst başlıklı haberde; Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Şahsi Temsilcisi María Ángela Holguín Cuéllar’ın iki lideri de anlaşmaya varamamaları nedeniyle eleştirdiği, Cumhurbaşkanı Nikos Hristodoulidis’in Holguín’ın değerlendirmesini sorguladığı ve Kıbrıs Türk toplumu lideri Tufan Erhürman’ın Hristodoulidis’in önerisini reddetmesiyle Kıbrıs sorununda herhangi bir gelişmeye dair beklentilerin amansız bir suçlama oyununa döndüğü belirtildi. Haberin detayında, Pile’de Cumartesi günü bir arada bulunulmasının ardından, Cumhurbaşkanı Hristodoulidis’in Holguín’a yönelik iğneleyici yorumlarda bulunduğu, Erhürman’ın verdiği bir röportajın ise geçiş noktaları ile metodoloji konusundaki anlaşmazlıkları ortaya koyduğu kaydedildi. Haberde, Cumhurbaşkanı Hristodoulidis’in Holguín’a Erhürman ile yaptığı görüşmelerde konuşulanlar hakkında bilgi sahibi olup olmadığı konusunu gündeme getirerek bir yanıt vermeyi tercih ettiği ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile yapılan akşam yemeğini örnek göstererek kimin evet kimin hayır dediğini bildiğini ima ettiği ifade edildi. Haberde, Kıbrıs Türk toplumu lideri Erhürman’ın ise geçiş noktaları ile ilgili değişen talepler konusunda Kıbrıs Rum tarafını işaret ettiği ve metodoloji konusunda Kıbrıs Rum tarafından henüz hiçbir yanıt gelmediğini belirterek bunun üç noktanın kabul edildiği yönündeki algıyla çeliştiğini söylediği aktarıldı.
Haravgi Gazetesi
- İş birliği amaçlı iletişimler öncelikli
“Stefanos Stefanou: “Seçim mücadelesine girişmek için vaktinde hazır olacağız”” alt başlığıyla verilen haberde; AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanou’nun, 2028 Cumhurbaşkanlığı Seçimleri öncesindeki siyasi manevralara sert eleştiriler yönelterek; dar parti çıkarlarına dayalı gündemleri, kapalı kapılar ardındaki pazarlıkları ve siyasi makamların paylaşımına yönelik düzenlemeleri kınadığı belirtildi. Haberin detayında, Stefanou’nun, AKEL’in aday belirleme sürecinde geri kalmadığını, zira önceliklerinin ilerici bir değişimi hedefleyen programatik ittifaklar oluşturmak olduğunu vurguladığı kaydedildi. Habere göre, AKEL’in 18 Ekim Pazar günü düzenlenen Mağusa Bölge Konferansı’nda konuşan Stefanou, toplumun büyük bir kesiminin ciddi ekonomik zorluklarla boğuştuğu bir dönemde, siyasi söylemin vaktinden önce 2028 Cumhurbaşkanlığı Seçimlerine kaydığını vurguladı. Haberde, Stefanou’nun; hayat pahalılığı, konut krizi ve yetersiz gelir seviyeleri gibi sorunlara çözüm getirecek önlemlerin tartışılması yerine, odağın kapalı kapılar ardındaki siyasi manevralara kaydığına dikkat çektiği ifade edildi. AKEL Genel Sekreterinin, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin tartışmalar konusunda oldukça sert ifadeler kullandığı belirtilen habere göre, Stefanou, "Hayat pahalılığı, konut krizi, yetersiz gelirler ve temel ihtiyaçlarını karşılayamama gibi sorunlarla boğuşan, acı çeken vatandaşlara yardımcı olacak öneri ve tedbirleri konuşmak yerine; siyasi söylem, restoranlarda yapılan gizli pazarlıklar ve 'Meclis Başkanlığı’nı sen al, Cumhurbaşkanlığı’nı da ben alayım' şeklindeki karanlık düzenlemelerin tekelinde kalmış durumda" dedi. Stefanou’nun, bazı çevrelerin üst düzey devlet makamlarını yalnızca kişisel veya partisel çıkarlarına hizmet edecek birer araç olarak gördüğünü söylediği aktarılan haberde, Stefanou’nun kapalı kapılar ardında, güçlü medya patronlarının da desteğiyle büyük çıkar gruplarının kayırıldığını söyleyerek, "Sağ kesim siyasetini işte böyle yürütüyor" diyerek sözlerini noktaladığı kaydedildi.
https://tr.news.rik.cy/tr/article/2026/10/19/basin-ozetleri-18102026/