Filelefteros Gazetesi “Denetimsiz sağlıklı merkezleri”, Politis Gazetesi “Tarım ilacı içeren ürünler tüketiyoruz”, Alithia Gazetesi “Bizi elektriksiz bırakacaklar”, Haravgi Gazetesi “Düşük emekli maaşlarına ilişkin çözülmemiş sorunlar” Kıbrıs Rum gazetelerinde bugün manşette yer alan haberler oldu.
Filelefteros Gazetesi
- Denetimsiz sağlıklı merkezleri
“Lisansları olmadan ve yasal bir çerçeve bulunmaksızın tıbbi işlemler gerçekleştiriyorlar” alt başlıklı haberde, ciddi yasal boşluklar, sınırlı yetki alanları ve ilgili makamlar arasındaki koordinasyon eksikliğinin; tıbbi ve diğer prosedürlerin uygulandığı "sağlık merkezleri" (wellness centers) olarak adlandırılan yerlerin işleyişinin büyük ölçüde denetimsiz kalmasına yol açtığı ve vatandaşların sağlık ve güvenliğini tehlikeye attığı belirtildi. Haberin detayında, söz konusu durumun, Sağlık Bakanlığı, Kıbrıs Tıp Konseyi, Kıbrıs Tabipler Birliği, Başsavcılık ve Hasta Hakları Ombudsmanlığının Temsilciler Meclisi Sağlık Komitesi’nde yaptıkları açıklamalarda ortaya çıktığı hatırlatıldı. Her bir kurumun yalnızca belirli ve sınırlı yetkilere sahip olduğu, sunulan hizmetlerin kapsamlı bir şekilde denetlenmesini sağlayacak herhangi bir mekanizmanın ise bulunmadığı bir sistemden bahsedilen haberede, özellikle Hasta Hakları Ombudsmanı Marios Haralambidis'in ifadeleri dikkat çekildi. Haralambidis’in sorumlulukların bu şekilde parçalı bir yapıda olmasının, temel amaç olan "vatandaş güvenliğinin" göz ardı edilmesine yol açtığı uyarısında bulunduğu kaydedilen habere göre, Haralambidis "Bir hizmetin güvenli olup olmadığını bilmek istiyoruz" dedi ve her biri aynı faaliyetin farklı yönlerini denetleyen yedi veya sekiz ayrı kurumun devreye girdiğini açıkladı. Haberde ayrıca; doktor, kullanılan ekipman, ruhsatlandırma ve hizmetin sunulan koşullar gibi unsurlar farklı makamların sorumluluğunda bulunurken, kurumlar arasında bilgi alışverişi ve kapsamlı bir denetim mekanizması olmadığı için, hiç kimsenin durumun bütününe dair tam bir resme sahip olamadığı vrgulandı.
Politis Gazetesi
- Tarım ilacı içeren ürünler tüketiyoruz
“Bitkisel örneklerin %13,1'i ve hayvansal örneklerin %14,5'i tehlikeli” üst başlığıyla verilen haberde, Kıbrıs Teknoloji Üniversitesi'nde Doçent olan Menelaos Stavrinidis’in gazeteye verdiği demeçte, zaman alıcı prosedürler nedeniyle çoğu analiz sonucunun, sorunlu ürünler halihazırda tüketildikten sonra ortaya çıktığını söylediği belirtildi. Haberin detayında, Stavrinidis’in ruhsatlı ziraat mühendisleri tarafından şeffaf, sorumlu ve kanıta dayalı bir tarım ilacı (pestisit) reçetelendirme sürecinin gerekliliğini vurguladığı aktarıldı. Habere göre; domates, baklagiller, bitki çayları, asma yaprağı, üzüm ve bal gibi Kıbrıs'ta günlük olarak tüketilen bitkisel ve hayvansal kökenli gıda ürünlerinde, Avrupa Birliği'nde kullanımı onaylanmamış maddeler de dahil olmak üzere çeşitli pestisit kalıntıları tespit edildi. Haberde, Sağlık Bakanlığı'na bağlı Devlet Laboratuvarı'nın Pestisit Kalıntıları Laboratuvarı tarafından yakın zamanda yayımlanan bir raporun, adadaki üreticilerin; bilim insanlarının insan sağlığına ve çevreye yönelik riskler konusundaki uyarılarına rağmen, sık ve aşırı pestisit kullanımı gibi zararlı uygulamaları sürdürdüklerini ortaya koyduğu kaydedildi. Raporda, bitkisel kökenli 466 numuneden 61'inin yani %13,1'inin Avrupa Birliği'nin belirlediği Maksimum Kalıntı Limitleri'ne uygun olmadığı saptandığı aktarılan haberde, numunelerin %7,3'ünün yasal ihlal kapsamında değerlendirildiği; yani bu ürünlerin, ölçüm belirsizliği payı hesaba katıldığında dahi yasal sınırların dışında kaldığı ve bunun da söz konusu ürünlerin piyasada bulunmaması gerektiği anlamına geldiği vurgulandı. Haberde ayrıca, hayvansal kökenli 83 numune de analiz yapıldığı ve incelenen numunelerin %14,5'inde, su gibi çeşitli kaynaklardan gelebilen klorat iyonları da dahil olmak üzere, pestisit kalıntıları tespit edildiği hatırlatıldı.
Alithia Gazetesi
- Bizi elektriksiz bırakacaklar
“Doğal gazın zamanında ulaşacağına dair ciddi şüpheler” üst başlıklı haberde; Vasilikos’taki doğal gaz terminalinin herhangi bir gecikme olmazsa 2029 yılının sonuna kadar tamamlanacağı ve 2030 yılında doğal gaz alımına başlayabileceği hatırlatıldı. Haberin detayında, 2030 yılına girerken, çevresel kısıtlamalar nedeniyle Kıbrıs Elektrik Kurumu’nun kurulu kapasitesinin neredeyse yarısını kaybetmesinin beklendiği, buna karşılık doğal gaz altyapısının ise planlanın gerisinde kaldığı aktarıldı. Haberde; Enerji, Ticaret ve Sanayi Bakanı Mihalis Damianos’un Temmuz ayında Temsilciler Meclisi kürsüsünde yaptığı açıklamada, doğalgaz olmadan Kıbrıs’ın ciddi bir elektrik yeterliliği sorunuyla karşı karşıya kalacağını söylediği belirtildi. Damianos’un yaptığı açıklamada yaptığı hesaplamaya göre doğalgaz adaya gelmezse önümüzdeki 3-4 yıl içinde elektrik fiyatlarını %20-25 oranında düşürülmesi hedefi gerçekleştirilemeyeceği kaydedilen haberde, fiyatların düşmemesinden de öte Kıbrıs’ın 2030 yılına gelindiğinde elektrik sıkıntısı yaşayıp yaşamayacağı ve sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik bağlayıcı hedeflere ulaşamama riski gündeme getirildi. Elektrik Kurumu’nun kapasite sorununu nasıl çözeceğine dair henüz bir planının olmadığı vurgulanan haberde, Kıbrıs’ın Enerji Düzenleme Kurumu’nun gündeme getirdiği ve uzmanlar tarafından zaman alıcı ve maliyetli bir prosedür olarak nitelendirilen, elektrik piyasasında kapasite yeterliliğini ve arz güvenliğini sağlayan düzenleyici ve ekonomik bir tedbir olan “kapasite mekanizmasına” başvurup başvurmayacağı sorusu gündeme getirildi.
Haravgi Gazetesi
- Düşük emekli maaşlarına ilişkin çözülmemiş sorunlar
“Yoksulluğu, %12'lik kesintiyi ve gençlerin haklarını görmezden gelerek emeklilik reformunu hızlandırmak istiyorlar” alt başlığıyla verilen haberde; hükümetin, emeklilik reformuna ilişkin süreçleri hızlandırdığı ancak yoksulluk sınırının altında yaşayan ve reform sonrasında dahi insana yakışır bir gelire kavuşmaları pek olası görünmeyen binlerce insanın emekli maaşlarının yetersizliği gibi ciddi sorunların henüz çözüme kavuşturulmadığı belirtildi. Haberin detayında, sendikaların maaşlarda kayda değer artış yapılması, adaletsizliklerin giderilmesi ve gelecek nesillerin korunmasına yönelik ısrarlı taleplerine rağmen, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın kendi belirlediği mali kısıtlamalara ve sıkı takvimlere bağlı kalmaya devam ettiği kaydedildi. Bu durumun, sosyal diyalog için gerçek anlamda bir alan olup olmadığına dair soru işaretleri yarattığı vurgulanan habere göre, dün gerçekleştirilen Çalışma Danışma Kurulu toplantısı, hükümetin önerileri ile sendikaların talepleri arasındaki görüş ayrılıklarını bir kez daha gözler önüne serdi. Görüşülen temel konular arasında; düşük emekli maaşları, 63 yaşında emekli olanlara uygulanan %12'lik kesinti, ölüm aylıkları ve genç çalışanların hakları yer aldı. Düşük Gelirli Emekliler için Destek Programı'na ilişkin yaşanan anlaşmazlığın örnek olarak verildiği haberde, hükümetin destek eşiğini 910 Euro seviyesinde tuttuğu, sendikaların ise bu rakamın 1.130 Euro'ya, yani İstatistik Kurumu verilerine göre yoksulluk sınırı olarak tanımlanan seviyeye yükseltilmesini talep ettiği belirtildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Marinos Mousiouttas’ın maliyeti gerekçe göstererek herhangi bir iyileştirici önlem açıklamadığı aktarılan haberde, %12'lik kesinti meselesinin de çözümsüz kaldığı ve sendikalar önerilerini yeniden sunmalarına rağmen, hükümetin Sosyal Sigorta Fonu'nun ve devletin mali kapasitesine ilişkin yapılacak değerlendirmeyi öne sürerek konuyu bir kez daha ertelediği kaydedildi.
https://tr.news.rik.cy/tr/article/2026/10/16/basin-ozetleri-16102026/