HARAVGİ GAZETESİNİN ANA HABERİ
AKEL çalışmalarıyla toplumun yanında – Meclis faaliyetlerinin vatandaşlar üzerinde somut ve ölçülebilir etkisi var
AKEL’in Meclis grubu, dün sol partinin Meclis faaliyetlerinin vatandaşlar üzerinde somut ve ölçülebilir etkiler yarattığını vurguladı. 2021–2026 dönemine ilişkin faaliyet raporunu sunan parti, çalışmalarının doğrudan topluma yansıdığını öne çıkardı.
Parti, mücadeleci bir tutumla, sorumluluk bilinciyle ve net siyasi duruşla yoluna devam edeceğini açıkladı. Toplumun geniş çoğunluğunu ve ihtiyaçlarını savunmayı kararlılıkla sürdüreceklerini belirtti. Mesaj, “Toplum için, hayal edilen Kıbrıs için” şeklinde öne çıkarıldı.
Faaliyet raporunu sunan AKEL Meclis Sözcüsü Yorgos Lukaidis, partinin bilinçli şekilde sorumluluk yolunu seçtiğini vurguladı. Lukaidis, topluma yönelik gerçek ve etkili iletişim ile diyalog kurmaya özel önem verdiklerini söyledi.
*
Fileleftheros GAZETESİNİN ANA HABERİ
Larnaka Limanı Geliştirme Projesi Yeniden Durdu – Yerel Kurumlar Tepkili
Larnaka limanı ve marinasının geliştirilmesi için Kıbrıs Liman Otoritesi’nin girişimleri yeniden durdu. Yerel kurumlar sorulara yol açan bu duruma sert tepki gösterdi.
“Kition” ile yapılan anlaşmanın sona ermesinin üzerinden iki yıl geçtikten sonra Larnaka Liman Otoritesi’nin önerisini beklerken süreç bir kez daha tekrar aksadı.
Ulaştırma Bakanı, kararların öncelikle Yunanistan Süper Fonu’nun incelemesine dayalı politik kararlarla desteklenmesi gerektiğini netleştirdi.
Yerel temsilciler ise tepkili. Larnaka Belediye Başkanı Andreas Viras, Fileleftheros’a yaptığı açıklamada, “Liman Otoritesi neden bize öneride bulunamıyor, anlamıyorum. Zaman kaybediyoruz” dedi.
Kararların netleşmesi için 17 Nisan’da Kalkınma Komitesi olağanüstü olarak yeniden toplanacak.
*
ALİTHİA GAZETESİNİN ANA HABERİ
Europol’ü beklerken! – Kanıtlar adli inceleme için gönderiliyor – Druşotis Santi’nin Cumhurbaşkanlığına alındığını yalanladı
Kıbrıs Cumhuriyeti’nde tartışmalı mesajlara ilişkin süreçte gözler Europol’e çevrildi.
Polisin topladığı tüm kanıtlar, adli inceleme yapılmak üzere Europol uzmanlarına gönderiliyor. Mesajların gerçek olup olmadığı bu inceleme sonucunda netlik kazanacak.
Sonuçların Paskalya Bayramı sonrasında açıklanması bekleniyor. Elde edilecek bulgular doğrultusunda Bakanlar Kurulu, bağımsız bir cezai soruşturmacı atanıp atanmayacağına karar verecek.
Bakanlar Kurulu’nun, adli inceleme tamamlanmadan konuyu yeniden gündemine almayacağı da vurgulanıyor.
İddiaların sahibi Makarios Druşiotis ise, delillerin henüz değerlendirilmeden itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını savunuyor. Druşotis ayrıca polis içerisinden bilgi sızdırıldığını öne sürüyor.
Öte yandan yürütülen polis soruşturmasının yeterliliği ve tarafsızlığı da kamuoyunda tartışma konusu olmaya devam ediyor.
*
POLİTİS GAZETESİNİN ANA HABERİ
Tartışmalı mesajlar Europol’e gönderiliyor – Bakanlar Kurulu topu uzmanlara attı
Santi davasında tartışmalı mesajlarla ilgili süreç devam ederken tüm gözler Europol’e çevrildi.
Polis, Makarios Druşotis’in iddialarına ilişkin tüm verileri Europol uzman laboratuvarına gönderecek. Öncelikli amaç, söz konusu mesajların gerçek olup olmadığının tespit edilmesi.
Kararın alınmasının nedeni, iç kamuoyunda ortaya çıkan tepkileri yatıştırmak ve yürütülecek incelemenin güvenilirliğinin sorgulanmamasını sağlamak olarak açıklanıyor.
Elde edilecek sonuçlara göre Bakanlar Kurulu, bağımsız bir cezai soruşturmacı atanıp atanmayacağına karar verecek.
Öte yandan iddialarda adı geçen eski Avrupa Parlamentosu üyesi Dimitris Papadakis’in cihazları üzerinde özel bir uzman tarafından yapılan adli incelemede, kendisine atfedilen mesajların varlığına dair herhangi bir bulguya rastlanmadığı bildirildi.
*
Diğer haberlerden seçmeler…
Politis’ten:
Turizm kritik noktada – Hemen devlet müdahalesi gerekiyor
KEVE’nin Turizm Komitesi, ülkedeki turizm sektörünün kritik bir aşamada olduğunu vurguladı. Komite, belirsizliğin devam etmesinin turist akışını ve piyasa güvenini olumsuz etkilediğini belirtiyor.
Turizmdeki düşüşün zincirleme etkiler yaratabileceği, gelir ve istihdam kayıplarına yol açabileceği uyarısı yapılıyor. Mayıs ayının kaybedilmekte olduğu ve birçok işletmenin sürdürülebilirliğinin risk altında olduğu vurgulandı.
Komite, hükümetten acil koordineli adımlar atmasını, ekonomik destek sağlamasını ve uluslararası imajı güçlendirecek iletişim önlemleri almasını talep ediyor. Ayrıca turizm sezonunun uzatılması ve «Tourism Revival Plan of Action» adlı planın gecikmeden uygulanması gerektiği ifade edildi.
ΚΕVΕ, Turizm Bakanlığı ve ilgili bakanlıklarla acil iletişim kurularak sektöre destek sağlanması çağrısında bulundu.
*
Üç mahsur Rum ailesi çıkmazda – Altı çocuk ödeneksiz kaldı
Adanın kuzeyinde mahsur kalan Kıbrıslı Rumlardan üç aile, çocuklarının hak ettikleri mahsur ödeneğini alamadıklarını bildiriyor. Dipkarpaz’da yaşayan ve Rum okulunda eğitim gören toplam toplam altı çocuk.
Aileler, çocuklarının Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı olmasına rağmen ödeneklerinin ödenmediğini ve resmi bir yanıt alamadıklarını ifade ediyor. Ödeneklerin, çocukların babasının Türkiyeli yerleşimci olduğu gerekçe gösterilerek askıya alındığı belirtiliyor.
2025 Şubat ayında yalnızca kısmi bir ödeme yapıldığı, ardından 2026 yılında herhangi bir ödeme yapılmadığı aktarılıyor. Aileler, Sosyal Yardım Bakanlığı ile sürekli iletişim kurmalarına rağmen sonuç alamadıklarını belirtiyor.
Cumhurbaşkanlığı Komiseri Mario Hartziotis ve eski Çocuk Hakları Komiseri ile yapılan görüşmelerden de sonuç alınamadığı, ödeneklerin “iyilik olarak” verildiği yanıtının alındığı kaydediliyor.
Aileler, benzer durumlarda ödeneklerin düzenli olarak verildiğini, kendi durumlarında ise babanın kimliği gerekçe gösterilerek ödeme yapılmadığını vurguluyor ve eşitsiz muamele iddiasında bulunuyor.
Uzun süren belirsizlik nedeniyle aileler, konuyu BM’ye taşıma ve bölgeyi ziyaret eden misyon aracılığıyla resmi olarak gündeme getirmeyi planlıyor.
*
Haravgi gazetesinden:
Şap Ateşi: Bakanlık tazminatta zararın sadece yarısını ödüyor
Lefkoşa Çiftçiler Birliği Kaza Sekreteri Thomas Thomas, Şap Ateşinden etkilenen çiftçilere yönelik tazminat toplantısından bir sonuç çıkmadığını açıkladı.
Thomas, üreticilere piyasa fiyatına göre tazminat ödeneceği söz verilmesine rağmen bakanlığın yalnızca yarısını, yani yaklaşık 207 euroyu ödediğini vurguladı. Ayrıca hükümet ile veterinerlik hizmetleri arasında çelişkili açıklamalar olduğunu belirtti.
En büyük sorunun Kıbrıs’ta hayvancılığın geleceği, hastalığın yayılması ve hayvan varlığının yeniden oluşturulması olduğunu ifade etti.
*
Şap Ateşi Krizi Et Tedarikini de Etkiliyor
Kıbrıs Kasaplar Birliği Başkanı Kostas Livadyotis, Şap Ateşi krizinin et piyasasını ciddi şekilde etkilediğini açıkladı.
Livadyotis, sektörün adeta bir “biyolojik savaş” koşullarında çalıştığını, kasapların piyasaya yeterli miktarda et sağlamaya çalıştığını söyledi. Fiyatların ise geçen yılla yaklaşık aynı olduğunu belirtti.
Verdiği bilgilere göre Şap Ateşi nedeniyle, salgından uzak bölgelerdeki işletmelerden mezbahalara sevkiyat sınırlı. Sınırlı bölgelere ise et temini ciddi sorun yaşıyor.
Kıbrıs Kasaplar Birliği Başkanı, ülkedeki hayvan sayısı ve konumları hakkında güncel veriler olmadığını, bunun acilen yapılması gerektiğini vurguladı.
*
AKEL Sert Çıktı: Halka Gelince Sosyal Fonlar Boş, Büyük Şirketlere Milyarlar Gidiyor
AKEL, DİSİ, DİKO, ELAM ve DİPA tarafından onaylanan ve yaklaşık 10 milyon euroyu denizcilik şirketlerine aktaracak yeni yasaya tepki gösterdi.
AKEL Basın Sözcüsü Yorgos Kukumas, ASTRA radyosunda yaptığı açıklamada, sosyal yardımlar için para olmadığını, ama gemi sahipleri, büyük girişimciler ve bankalara ödeme yapılacağı zaman paranın hemen bulunduğunu söyledi.
Kukumas, Maliye ve Çalışma Bakanlıkları, Denizcilik Müsteşarlığı ve Devlet Yardımları Denetçisi’nin yasanın muhtemelen anayasaya aykırı olduğunu belirtmesine rağmen yasaya onay verildiğini vurguladı.
AKEL Basın Sözcüsü, sosyal politikalar için kullanılan Sosyal Dayanışma Fonu parasının kısıtlandığını ama büyük şirketlere geçmiş 15 yıl için geriye dönük ödeme yapılacağını ifade etti.
*
Politis gazetesinden kültürel bir haberle seçmelerimize son vereceğiz d d.
Kıbrıs Kültür Müsteşarlığı, Dr. Yorgos Konstantinou’nun Katkılarını Anıyor
Kıbrıs Kültür Bakanlığı, hayatını kaybeden jeolog Dr. Yorgos Konstandinu’nun kültürel ve doğal mirasın korunmasına yaptığı katkıları takdirle andı. Kültür Müsteşarı Vasiliki Kassianidu, onu “yorulmak bilmeyen bir araştırmacı ve öncü bir bilim insanı” olarak nitelendirdi.
Yorgos Konstandinu, 1964–1999 yılları arasında Jeoloji Denetleme Dairesi’nde çalıştı ve Kıbrıs’ın bakır yatakları, bentonit, umbra ve diğer endüstriyel minerallerinin incelenmesi ve kullanımı üzerine yoğunlaştı. Ayrıca arkeolojik araştırmalara destek vererek Kıbrıs’ın antik dönemde Doğu Akdeniz’in en önemli bakır kaynağı olarak tanınmasına katkıda bulundu.
Dr. Konstandinu, Deprem Önlemleri Komitesi Başkanlığı görevinde, betonarme yapılar için Deprem Yönetmeliği’nin hazırlanmasına öncülük etti ve Kıbrıs Otomatik Sismoloji Ağı’nın kurulmasını sağladı. Emekli olduktan sonra da jeoloji ve sürdürülebilir kalkınma üzerine araştırmalarını sürdürdü.
Uluslararası konferanslarda araştırmalarını sunan Dr. Konstandinu’nun çalışmaları hem jeologlar hem de arkeologlar tarafından dünya çapında kullanılıyor. Kıbrıs Jeolojisi üzerine İoannis Panayidis ile birlikte hazırladığı kitap, Kıbrıs Bankası Kültür Vakfı tarafından yayımlandı ve Atina Akademisi tarafından ödüllendirildi.
Dr. Konstandinu’nun, Pashalis Papapetru ile birlikte gerçekleştirdiği belgeseller aracılığıyla bilimsel bilginin yayılmasına yaptığı katkı da oldukça önemliydi.
Bakanlık, Dr. Yorgos Konstandinu’nun Kıbrıs’ın bilimsel ve kültürel varlığının uluslararası alanda tanıtılmasına yaptığı katkının çok değerli olduğunu vurguladı.
*
MAKALE
6 Nisan tarihli Politis gazetesinden
Yazan: Maria Yeoryiu
Kıbrıs’ta Kültür: Anlatı Stratejiye Dönüştüğünde
Kültür, bir yerin ruhuysa, yönetim bu ruhun ses bulması, yapı ve gelecek kazanmasıdır. 2025 yılına ait Kültür Müsteşarlığı raporu, Kıbrıs’ta kültürde temel bir değişimin başladığını gösteriyor: Kültür artık sadece bir faaliyet değil, stratejik bir sermaye olarak öne çıkıyor.
Kültür Bakanlığı Yardımcılığı artık daha sistemli ve çok katmanlı bir yaklaşımla hareket ediyor. Hem kültürel mirasın korunması hem de çağdaş yaratıcı çalışmaların desteklenmesi öncelikleri arasında. Arkeolojik alanların bakımı ve iyileştirilmesi, müzelerin güçlendirilmesi, somut olmayan kültürel mirasın tanıtılması ve kültürel eğitime yatırım yapılması, kültürü kamusal politikanın temel direği hâline getiriyor.
Yönetimde artan koordinasyon ve stratejik tutarlılık dikkat çekiyor. Müsteşar, Genel Müdür, bölüm yöneticileri ve ilgili birimlerin rolü yalnızca yönetimle sınırlı değil; aynı zamanda politika tasarımı, uygulama ve politikaların birbirine bağlanması görevlerini kapsıyor. Bu kritik, çünkü kültür asla tek boyutlu değil: Eğitim, ekonomi, diplomasi ve toplumsal bütünlüğü bir arada barındırıyor.
Kültürel ve yaratıcı endüstrilerin güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Sponsorluk programları, sinema ve tiyatro yapımlarına destek, festivallerin teşviki, Grants4Arts ve dijital geliştirme programları gibi yeni araçların kullanımı, yaratıcıların sürdürülebilir koşularda çalışmalarını sağlama amacı taşıyor.
Kültür artık yalnızca bir ifade alanı değil, aynı zamanda ekonomik bir kalkınma aracı olarak görülüyor. Turizm, yerel kalkınma ve istihdamla bağlantısı, kültürün ekonomik bir direk olarak gücünü gösteriyor. Aynı zamanda Kıbrıs’ın uluslararası alandaki görünürlüğünü artırmak için büyük etkinlikler, ikili anlaşmalar ve yurt dışındaki kültür merkezleriyle kültür, bir “yumuşak güç” aracı olarak öne çıkıyor.
Raporda öne çıkan en ilginç nokta, yapılanlardan çok yapılabilecekler. Kıbrıs, dağınık ama değerli girişimlerden, ölçülebilir ve dışa açık bir kültürel modele geçişin eşiğinde. Bir sonraki adım, tüm bu girişimleri tek bir bütünleşik kültürel ekosistem hâline getirmek, yaratıcılardan eğitim ve piyasa ile kurumlara kadar bağlantıları güçlendirmek.
“ATLAS” gibi veri ve haritalama programları, kültür politikalarının daha sağlam temellere oturmasını ve hem yaratıcıların hem de halkın ihtiyaçlarının daha iyi anlaşılmasını sağlıyor. Dijitalleşme ve yeni iletişim platformları, kültürü daha modern ve erişilebilir hâle getiriyor.
Stratejik olarak özel sektörün daha fazla dahil edilmesi ve yeni finansal araçların geliştirilmesi gerekiyor. Kültürel kurumlar için öngörülen vergi teşvikleri, daha dinamik ve dayanıklı bir kültürel ekosistem oluşturmak için önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
Asıl büyük hedef, Kıbrıs için güçlü, çağdaş ve tanınabilir bir kültürel kimlik oluşturmak. Bu kimlik, geçmiş ile bugün, gelenek ile yenilik, yerel ile uluslararası arasında köprü kuracak.
Lemba Kültür Köyü, Kıbrıs Kütüphanesi’nin güçlendirilmesi ve Larnaka’nın 2030’da Avrupa Kültür Başkenti olarak öne çıkarılması, bu hedefe doğru atılmış önemli adımlar. Bunlar yalnızca projeler değil; Kıbrıs’ın dünyaya hangi yüzünü göstermek istediğini anlatan bir anlatının da taşıyıcıları.
Belki de kültürün en “viral” unsuru, bir etkinlik ya da başarı değil, devletin kendini tutarlı, güvenle ve vizyonla anlatabilme becerisi olması.
Bugün Kıbrıs, yalnızca kültürel birikime değil, aynı zamanda bunu stratejik olarak değerlendirecek idari olgunluğa da sahip görünüyor.
Bir sonraki aşama, daha fazla iş yapmak değil; mevcut girişimleri daha bağlantılı, ölçülebilir ve dışa açık hâle getirmek. Eylemlerden stratejiye, etkisi ölçülebilir bir kültürel politikaya geçmek gerekiyor.
Çünkü kültür sadece kim olduğumuz değil; esasen kim olmayı seçtiğimizdir.
Son Güncelleme: 09 Nisan 2026 - 13:18
https://tr.news.rik.cy/tr/article/2026/4/9/basin-ozetleri-09042026/