HARAVGİ GAZETESİNİN ANA HABERİ
Hükümet plansız ilerliyor – AKEL kapsamlı planlama istedi ve etkilerle mücadele için önlemler önerdi
Orta Doğu’daki savaşın ekonomi üzerindeki etkileri çok büyük boyutlara ulaşmış durumda. Yakıt, elektrik ve temel tüketim mallarındaki artışlar nedeniyle hayat pahalılığı daha da baskı altına girerken yaşam maliyeti giderek yükseliyor.
AKEL, hükümeti kapsamlı bir planlama yapmaya çağırdı ve ortaya çıkan etkilerle mücadele için somut önlemler alınmasını önerdi. Parti, özellikle elektrik faturalarında uygulanan KDV’nin yüzde 19’dan yüzde 5’e kalıcı olarak düşürülmesini ve yakıtlarda uygulanan çifte vergilendirmenin kaldırılmasını öneriyor.
Bunun yanında AKEL, yakıt ve temel tüketim mallarında görülen aşırı kâr uygulamalarına karşı denetimlerin güçlendirilmesini talep ediyor. Aynı zamanda yeşil vergilerin kesin olarak geri çekilmesi ve küçük ile orta ölçekli işletmelere destek sağlanması gerektiğini vurguluyor.
AKEL ayrıca, artan pahalılık ve temel ürün fiyatlarında yaşanabilecek yeni artışlar nedeniyle hane halklarının kullanılabilir gelirinde görülen düşüşe karşı önlemler alınmasının da gerekli olduğunu belirtiyor.
*
ALİTHİA GAZETESİNİN ANA HABERİ
İstifalar talep ediliyor – DİSİ’ye göre hükümetin şap hastalığı krizindeki yönetimi suç teşkil edecek nitelikte
DİSİ, hükümetin şap hastalığı krizini yönetme biçimini sert sözlerle eleştirerek istifalar talep etti. Partiye göre ortaya çıkan tablo hükümetin ciddi hatalar yaptığını gösteriyor.
Kıbrıs Türk toplumunun yaşadığı bölgelerde sağlıklı hayvanların öldürülmesine gidilmeden hastalık yalnızca üç işletme ve bir yerleşimle sınırlı kaldı. Buna karşılık Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kontrolündeki bölgelerde hastalık Larnaka kazasının yarısına yayılmış durumda.
DİSİ yaşanan gelişmeleri büyük bir amatörlük örneği olarak değerlendirdi. Bir yandan yalnızca hastalığa yakalanmış büyük baş itlaf edileceği açıklanırken diğer yandan hayvan yetiştiricilerine tüm küçük baş hayvanların da öldürüleceği yönünde bilgilendirme yapılıyor.
Umutsuzluk içindeki hayvan yetiştiricileri ise tepkilerini giderek artırıyor, hatta bazıları adaleti kendi ellerine alabileceklerini dile getirdi. Bu gelişmeler yaşanırken Avrupa Birliği Tarım Komiseri’nin bugün adaya gelmesi bekleniyor.
Öte yandan DİSİ liderliği dün bir dizi öneri ve önergeyi kamuoyuna sundu. Parti, krizin yönetimi ve hayvancılık sektörünün korunması için acil önlemler alınması gerektiğini vurguladı.
*
POLITIS GAZETESİNİN ANA HABERİ
Şap hastalığı ateşi yükseliyor – DİSİ Tarım Bakanı Maria Panayotu’nun istifasını istiyor
Kıbrıs’ta virüsün yayılmasını önleme yöntemi konusunda yaşanan çıkmaz Cuma gününe kadar devam edecek. Hayvanların kitlesel olarak itlaf edilip edilmeyeceği hâlen netleşmiş değil.
Durumu çözmek için Avrupa Birliği Tarım Komiseri Oliver Varhelyi, ikinci kez acil olarak adaya geliyor. Ancak ilk gelişinin ardından iki hafta geçmesine karşın vaka sayıları artmış durumda ve virüs yönetimindeki belirsizlik, Komiser’in başlangıçta yaptığı “durumun gevşemesi” ve “her şey yolunda giderse krizden çıkış” şeklindeki iyimser tahminleri doğrulamıyor.
Aynı zamanda ilgili bakanlığın krizi etkin biçimde yönetememesi tepkileri daha da artırıyor. DİSİ Başkanı, doğrudan Tarım Bakanı Maria Panayotu’nun istifasını talep ederek durumu “kontrol dışı” olarak nitelendirdi.
Cumhurbaşkanlığı ise yaklaşan Temsilciler Meclisi seçimleri öncesinde durumu “oy toplama” girişimi olarak değerlendirdi.
*
FİLELEFTEROS GAZETESİNİN ANA HABERİ
Şap ateşi dur durak bilmiyor – Hayvan yetiştiricileri ve hükümet çıkmazda – Avrupa Birliği Komiseri’nin gelişiyle itlaflar konusunda yanıt bekleniyor
Herkes şap hastalığıyla mücadelede işbirliği içinde. Hastalık, Kıbrıs’ın tüm hayvancılığını tehdit ederken siyasi sarsıntılara da yol açıyor.
Yarın Avrupa Birliği Hayvan Refahı Komiseri’nin Kıbrıs’a gelişiyle, enfekte hayvan çiftliklerinde yapılacak itlafların konusu nihai olarak netleşmesi bekleniyor.
Brüksel, Kıbrıs’ın hastalığı kitlesel itlaflar olmadan kademeli olarak ortadan kaldırabileceğine ikna olursa, Kıbrıs hayvancılığı tam bir felaketten kurtulabilir.
Ancak gerginlik artıyor. Hayvan yetiştiricileri, semptomsuz hayvanların itlaf edilmesinin durdurulmasını talep ediyor ve havaalanları, limanlar ve yolları felç edebileceklerini uyarıyor.
*
Haravgi gazetesinden bir kamuoyu araştırması haberi:
Hükümete güvensizlik sürüyor: 10 kişiden 7’si hükümete hayır diyor – Hükümet baskı altında - AKEL yükselişini sürdürüyor – Güçlü toparlanma ve sağlam taban
IMR’nin Reporter için yaptığı son araştırma, Kıbrıs halkının hükümete duyduğu memnuniyetsizliği ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 69’u ülkenin yanlış yönde ilerlediğini düşünüyor, yalnızca yüzde 30 hükümete olumlu bakıyor. DİSİ ve DİKO’daki düşük toparlanma oranları, seçmen kaymalarını ve halkın hükümetin açıklamalarına güvenmediğini gösteriyor. Araştırma, politikada değişim ve somut çözümler talep eden geniş bir güvensizlik ortamına işaret ediyor.
AKEL ise yükselişini sürdürüyor. Oy oranı yüzde 18,8’e ulaştı ve DİSİ ile başa baş durumda. Akel parti içi toparlanma oranı yüzde 73 ile en sadık seçmen tabanına sahip ilk partilerden. Küçük oy kaymaları ALMA ve Doğrudan Demokrasi’ye yönelmiş olsa da geleneksel seçmenlerin büyük kısmı AKEL’de kalıyor.
Araştırmaya göre diğer partilerin oy oranları: ELAM %13,5, ALMA %10,6, DİKO %7,6, Doğrudan Demokrasi %5,3, Volt %3,4, Ekologlar %2,7, EDEK %2. Kararsız seçmen oranı yüzde 6,4. Sonuçlar altı partili bir Temsilciler Meclisi olasılığını gösteriyor.
*
Askeri hareketlilik gösterisi yaptı ama… turizm endişesi devam ediyor – Hükümetten çelişkili mesajlar
Hükümetin çelişkili mesajları ve Kıbrıs’taki yoğun askeri hareketlilik, turizm sektöründe olumsuz algıya yol açtı ve bazı rezervasyon iptallerine neden oldu. Haftanın başında iptaller azalmaya ve bu arada da hava bağlantıları yavaş yavaş yeniden kurulmaya başladı; özellikle Birleşik Krallık ve Lufthansa Grubu uçuşlarının yeniden başlaması kayıpların kontrol altına alınması bağlamında kritik olarak görülüyor.
PASİKE Başkanı Thanos Michaïlidis, Kıbrıs’ın hâlâ güvenli bir destinasyon olduğunu vurguluyarak turizmin imajının korunmasının önemine dikkat çekti. AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu ise hükümeti ekonomik etkiler için zamanında planlama yapmaya çağırdı; amaç, yaz sezonu öncesi olumsuz algının turizme gerçek bir darbe haline gelmesini önlemek.
*
Politis gazetesinden:
Temel ürünlerde fiyat sınırı uygulanabilir mi? – Elektrik fiyatlarında olası artışlar
Kıbrıs’ta akaryakıt fiyatları 27 Şubat’tan itibaren yükseldi; 95 oktan benzin 6,5 cent, motorin yaklaşık 10 cent ve fuel oil 8,5–9 cent arttı. Yine de Kıbrıs, Avrupa’da hâlâ en düşük fiyatlı ülkeler arasında.
Tüketici Koruma Dairesi, fiyatları özel bir formülle sürekli izliyor ve sınır aşılırsa müdahale edecek. Gıda tedarikinde sıkıntı yok; sınırlı eksiklikler, tüketicilerin maruz kaldığı psikolojik baskıdan ve stoklamadan kaynaklanmıştı. Et fiyatlarındaki artış şap ateşi nedeniyle sınırlı ve tüketiciler tavuk gibi alternatif ürünlere yöneliyor.
Elektrik fiyatlarında artış olasılığı bulunuyor. Temel ürünlerde fiyat sınırı uygulanması yasal olarak mümkün, ancak rekabet ve fiyat dalgalanmaları nedeniyle şu ana kadar buna gerek duyulmadı.
*
Filelefteros’tan:
Avro Bölgesi: En çok banka şubesi Kıbrıs’ta kapandı
Kıbrıs, Avro Bölgesi’nde banka şubelerinin kapanmasında Avrupa rekoru kırdı. 100.000 kişi başına düşen şube sayısı 2002’de 137,3 iken 2024’te 19,4’e gerileyerek Avro Bölgesi ortalamasının altında kaldı. Avro Bölgesi genelinde ise bu oran 55,4’ten 29,6’ya düştü.
Araştırmaya göre, Kıbrıs’ta şube yoğunluğu 2012’den 2022’ye kilometrekare başına 1,7’den 0,3’e indi; bu durum dijital bankacılığa geçiş, maliyet tasarrufu ve şube ağının pekiştirilmesini yansıtıyor.
Son 15 yılda Avro Bölgesi’ndeki bankaların sayısı azalmaya devam etti. Son beş yılda kredi kuruluşları Kıbrıs’ta %36, Avro Bölgesi’nde %4 azaldı. Büyük bankaların pazar payı Kıbrıs’ta düşerken Avro Bölgesi genelinde sabit kaldı. Yerli bankaların payı da son beş yılda geriledi. Bankacılık sektöründe istihdam 2008 sonunda 2,2 milyon iken 1,8 milyona düştü.
Kıbrıs’taki bankacılık sektörü, özellikle büyük birleşmeler sonrası, piyasadaki yoğunlaşmanın rekabet ve para politikası aktarımı üzerindeki etkisinin yakından izlenmesini gerektiriyor. Avrupalı ve dijital bankaların artan varlığı, yerli bankalar için rekabeti artırabilir.
Araştırmada, daha rekabetçi bir bankacılık ortamının Avro Bölgesi ve Kıbrıs’ta faiz farklarını azaltabileceği, işletmeler ve hane halkının finansmana erişimini artırabileceği vurgulanıyor. Ancak yoğun rekabetin yeni girişimciler tarafından aşırı risk alınmasına yol açabileceği ve düzenleyici denetim farklarının dikkatle izlenmesi gerektiği belirtiliyor.
Son Güncelleme: 12 Mart 2026 - 14:25
https://tr.news.rik.cy/tr/article/2026/3/12/basin-ozetleri-12032026/