Filelefteros gazetesi “Ankara ipi geriyor – Türkiye – Libya memorandumu Zirve Toplantısında – Cumhurbaşkanı Anastasiadis konuyu Şarl Mişel ile görüştü başlıkları altında verdiği ana haberinde şöyle yazıyor:
Türkiye Hükümeti günlük bazda yaptığı bir açıklama ve faaliyet dizisiyle sürekli yangını körükleyerek Atina ve Lefkoşa’ya karşı tahrik oyununu sürdürüyor. Türk yetkililerinin saldırgan retoriklerini sürekli bir şekilde tırmandırmasıyla oluşan ortamda, Ankara, Avrupa Avrupa Zirve Konferansı öncesinde Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin sabrını zorluyor. Haftanın sonlarında gerçekleşecek olan AB Zirve toplantısında Türkiye’nin saldırgan faaliyetleri ve Libya Hükümeti ile imzaladığı memorandum ele alınacak en önemli konular arasında yer alacak.
Dün akşam Cumhurbaşkanı Anastasiadis Avrupa Konseyi Başkanı Şarl Mişel ile yaptığı telefon görüşmesinde 12 ile 13 Aralık tarihlerindeki zirveyi meşgul edecek konuları tartıştı. Hükümet Sözcüsü Kiryakos Kusios’un ilgili açıklamasına göre “iki liderin telefon görüşmesinde doğal olarak Türkiye’nin giriştiği yasadışı faaliyetler ve Libya-Türkiye arasındaki uluslararası hukuka aykırı memorandum da konuşuldu ve konunun Avrupa Konseyini de meşgul etmesi bekleniyor”.
Bu arada Cumhurbaşkanı Anastasiadis’in Avrupa Konseyi Başkanını yeni yılın başlarında Kıbrıs’ı ziyaret etmeye davet ettiği de bildirildi.
Türkiye’nin mantığını izlemeyi reddeden Atina ve Lefkoşa gerginlik ortamını aşağı çekmeye çalışıyor. Anastasiadis dün tepki tonunun düşmesini, Türkiye’nin yaratmaya çalıştığı ortama katkı yapılmamasını ve Türkiye’nin planlarının görmezlikten gelinmeden bu konuda uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli kaçınılmaz önlemlerin alınmasını rica etti.
AB Yüksek Komiseri Yosep Borel Avrupa Dışişleri Konseyi’nin çalışmalarının sona ermesinden sonra “Türkiye-Libya memorandumunun sorunlu olduğunu ve başta Yunanistan ile Kıbrıs olmak üzere bazı üye ülkelerde ciddi kaygılara yol açtığını bildirdi.
Bu arada Türkiye Savunma Bakanı Hulusi Akar Yunanistan’ın Libya Büyükelçisini sınır dışı etme kararını beceriksizlik ve zayıflık belirtisi olarak değerlendirdi ve bu gelişmenin sonucu etkilemeyeceğini söyledi.
Filelefetros gazetesinin diğer bazı haberlerinden başlıklar:
- Elektrik Kurumu AİK’in işleriyle uğraşan avukatların sayısı 118’e yükseldi – Aşırı başvurular nedeniyle kurumun işbirliği yapacağı avukatlar kurayla seçildi – 65 yıl sonra AİK avukatlarını değiştirdi
- İsrail’deki seçim kampanyasında Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik Bölgesindeki Afrodit parseli konusunda baskılar
- Siyasi kişiler ve siyasilerle alakası olan kişilerin ödenemeyen kredileri konusundaki araştırma takıldı - Merkez Bankası Yöneticisi Temsilciler Meclisinden bu kişilerin kırmızı kredilerine dair nelerin araştırmasının istendiği konusunda kendisine bilgi verilmesini talep etti
- Petrana Milkova’nın ölümüne neden olan köpek saldırısı davasında köpeklerin sahibi 28 yaşındaki şahıs suçsuz bulundu.
- Kamu sağlığı alanında yeni kara bulutlar göründü – PASİKİ ve PASESİ doktorları yeni tepki ve önlemlerle hareket edecekleri uyarısında bulundu
Politis gazetesinin ana haberi Petrana Milkova’nın köpek saldırısına uğraması sonucunda hayatını kaybetmesine ilişkin davanın sonucuna ayırmış.
Politis gazetesi haberini “Havlayan devlet köpeklere rezil olur – Petrana’yı ikinci kez köpeklerin ağzına attılar – Suçun araştırılması ve suç delillerinin kanıtlanmasında üstün körülük ve amatörlük göze çarptı – Köpeklerin kafesinde Petrana’nın kanı bulunduğu halde Mahkeme kanın kafese nasıl ulaştığını saptayamadı” başlıkları altında veriyor.
Haberde “22 Şubat 2018 tarihinde Rottwiller cinsi köpeklerin saldırısı olayında parçalanarak ölen 46 yaşındaki kadının ölüm koşulları hakkında polis ve Adli tıp hizmetleri raporlarının argümanlarını yetersiz bulan Suç ve Ceza Mahkemesi ilgili kurumların acizliğini ortaya koydu. Mahkeme kararı köpeklerin sahibi 28 yaşındaki kişiyi suçsuz bularak serbest bıraktı” diye yazıyor. Mahkemeye sunulan deliller zanlının suçlu olduğu konusunda hâkimleri ikna etmekte yetersiz kaldı.
Politis gazetesinin diğer haberlerinden bazıları:
- AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu Plus kanalına verdiği bir demeçte Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis’i Eski Adalet Bakanı İonas Nikolau’yu Baş Savcılık görevine atamaması gerektiğini çünkü bunun bir şeyi gizlemeye çalıştığının göstergesi olacağını söyledi. Konunun etik boyutları olduğunu savunan Andros Kiprianu AKEL’in böylesi bir karara tepki göstereceğini bildirdi.
- İsrail Hükümetinden Afrodit parselindeki ortak girişim çalışmalarının, iki Hükümetin müzakereleri sona ermeden önce başlamaması gerektiğine dair uyarı-
Ancak İsrail kendi İsiai parseli için mantıksız doğal gaz miktarları talep etti. Kıbrıs Hükümeti iki ortak girişimin kendi sondajlarını yapması ve kendi bulduğu doğal gaz miktarlarından faydalanılmasını teklif etti.
Alithia gazetesinin ana haberinin başlıkları haberin içeriğinin özetliyor. Haber başlıkları şöyle:
Türkiye yeni AB yaptırımlarıyla karşı karşıya – Yunanistan Avrupa Dış İlişkiler Koseyinden Türkiye-Libya momorandumunun açık dille kınanmasını ve Ankara ile Trablus Hükümetlerinin buna saygı göstermemesi durumunda yeni bir yaptırım çerçevesinin kararlaştırılmasını talep etti – Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias: Geniş ölçüde destek bulduk, Kıbrıs, Fransa, İtalya ve Hollanda Yunan tezlerini güçlü bir şekilde destekledi – Avrupa Komisyonu Yosep Borel: Türkiye -Libya işbirliği memorandumu AB’nde ciddi kaygılara yol açtı. Yunanistan ve Kıbrıs’a destek – Türkiye: Libya Büyükleçisinin Yunanistan’dan sınır dışı edilmesi beceriksizlik ve zayıflık belirtisidir – Türkiye’den beş sondaj kararı.
Alithia gazetesinin diğer haberlerinden bazılarıysa kısaca şöyle:
- İşverenler ve Sanayiciler Odası Başkanı Hristos Angastiniotis devlet memurları maaşları konusunda önlem alınması talebinde bulundu -Devlet memurlarının maaşlarının kesintilerinin iadesine hayır – Ekonomi cesur yenilikler ve mentalite değişikliği gerektiriyor – Ekonomik ve girişimcilik ortamı kötü – Kabul edilemez gerekçesiz grevlere hayır
- Güney Afrika’da 67 yaşındaki Kostas Panayotu isimli bir Kıbrıslı cinayete kurban gitti – Bilinmeyen bir şahıs Kostas Panayotu’yu öldürdükten sonra yardımcısını kaçırıp ırzına geçti – Maktulün oğlu Hristoforos 2017 yılında karısının öldürülmesi olayıyla ilgili olarak suça azmettirmekten suçlu bulunmuştu.
Haravgi gazetesinin ana haberi Hükümet vaatler vermekte var icraatte yok başlığı altında. Haberde kısaca şöyle yazıyor:
Anastasiadis-DİSİ Hükümetinin izlediği enerji politikasında son derece ciddi sorunlar var. Hükümet yüksekten attığı vaatlere ve üçlü İşbirleriyle ilgili bayram yapma havalarına rağmen İsrail ile ortak değerlendirme anlaşmasını ilerletmedi. Bunun sonucunda İsrail Nobel Energy, Shell ve Delek Drillik işbirliği ortaklığına bir mektupla Afrodit parselinin değerlendirilmesini engellemeye çalıştı,
Gazetenin diğer bir haberiyse AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu’nun, 2020 bütçesinin Temsilciler Meclisi’nde görüşülmesi sırasında yaptığı konuşmaya ayrılmış. Kiprianu bu bütçenin oldukça karanlık olduğunu, Anastasiadis-DİSİ hükümetinin otoriterlik ve kibirle iktidarını uygulamayı tercih ettiğini söyledi. Hükümetin çatışmayı ve bölmeyi tercih edip sadece bir avuç seçkinle ilgilendiğini, halkın geniş kesimlerinin yaşadıklarına ilgi göstermediğini belirtti.
Toplumun büyük çoğunluğunun ayakta kalıp yaşamını sürdürebilmek için ortaya koyduğu büyük çabadan yorgun düştüğünü ve Kıbrıs sorununda hakim olan durumdan dolayı hayal kırıklığı içerisinde olduğunu ifade eden Kiprianu, Türkiye’nin tahrik ve saldırganlığını arttırmasının toplumu endişelendirdiğini söyledi. Türkiye’nin bu tavrı karşısında uluslararası toplumun tepkisinin ne yazık ki sözlü ifadelerde kaldığını ve alınan önlemlerin de Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili olarak özlü sonuçlarının olmadığını ve olamayacağının da görüldüğünü sözlerine ekledi. Anastasiadis’in hatalarından ders çıkarıp çözüm hedefine ulaşmak için bütünlüklü bir strateji ortaya koymak yerine ne yazık ki doğaçlamalar yapma yoluna gittiğini ve yalpamalar, çelişkiler, taktiksel oyunlarla hareket ettiğini ifade eden Kiprianu, bunun sonucunda da Kıbrıs sorununun tehlikeli bir durgunluğa sürüklendiğini vurguladı. Kiprianu, Anastasiadis ve DİSİ’nin seçim öncesi tüm vaatlerine rağmen Kıbrıs sorununu çözüme yakınlaştırmadıklarını ve daha da kötüsü süregiden çıkmaz hakkında sorumluluğumuzun olmadığına uluslararası toplumu ikna etmediklerini ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin haklarını ve çıkarlarını sonuç alıcı bir şekilde korumadıklarını söyledi.
“Crans Montana’da görüşmelerin çökmesinden sonra süregiden çıkmazın Kıbrıs ve halkımız aleyhine yeni ciddi oldubittilere gebe olduğuna dair uyarılarda bulunuyorduk. Buna Sn. Guterres’in 2017 Eylül ayında BM Güvenlik Konseyi’ne sunduğu raporuyla Türkiye’yi aklaması da katkıda bulundu. Crans Montana’da yaşananlar hakkında Anastasiadis’in söylediklerini çürüten BM Genel Sekreteri’nin raporuna hükümetin tepki göstermediğini de hatırlatıyoruz. Crans Montana’da kalınan yerden, yani görüş birlikleriyle, Guterres’in 30 Haziran çerçevesiyle ve çözümün uygulanması mekanizması hakkındaki gayri resmi belgeyle müzakerelerin yeniden başlaması için Guterres’in önerisinin şartsız ve ön koşulsuz kabul edilmesi gerektiğinde o dönemde ısrar ediyorduk. Maalesef dediklerimize kulak verilmedi” şeklinde konuşan Kiprianu, böylece değerli iki buçuk yılın kaybedildiğini söyledi.
Zamanın tükenmekte olduğuna işaret eden AKEL Genel Sekreteri “ciddileşmezsek, stratejik hedefte tutarlı olmazsak üzerinde anlaşmaya varılmış olan çerçevede Kıbrıs sorununun çözüm imkânını kesin bir şekilde kaybedeceğiz. Kıbrıs Rum toplumunda da kimilerinin bunu hedefliyor olması üzücü ama yaygın bir kanaattir” diye konuştu.
Andros Kiprianu kısa bir süre önce Berlin’de gerçekleştirilen buluşmada hedeflenen çözümün iki bölgeli iki toplumlu federasyon olduğunun BM Genel Sekreteri huzurunda da teyit edildiğini dile getirdi. Referans şartlarını, 11 Şubat 2014 Ortak Açıklamasının, bugüne kadar varılan görüş birliklerinin ve BM Genel Sekreteri’nin 30 Haziran Çerçevesinin teşkil edeceğinin tekrarlandığını belirten AKEL Genel Sekreteri “tüm bunlar Anastasiadis dâhil olmak üzere başka düşüncelerle flört edenlere en iyi cevaptır” dedi. Referans kavramlarında anlaşmaya varılmamış olmasının ve müzakerelerin Kıbrıs Türk toplumunda yapılacak seçimler sonrasına bırakılmasının da endişe verici olduğunu kaydeden Kiprianu, iki liderin toplumu Kıbrıs sorununun çözümüne hazırlamaları gerektiğinin BM Genel Sekreteri’nin bir kez daha tekrarlamasının özellikle önemli olduğunun altını çizdi. Kiprianu, liderlerin bu konuda yapacaklarının çözüm için çalışma yönünde siyasi iradelerini de göstereceğini belirtti.
Pek çoğunun “bu saldırgan Türkiye ile çözümü nasıl görüşeceğiz” sorusunu sorduklarını ifade eden Andros Kiprianu “tam da bu saldırganlık yurdumuzun ve halkımızın fiziksel ve ekonomik olarak yaşam perspektifini doğrudan tehdit eden jeopolitik bir belirsizliğe yol açmaktadır. Şunu kendi kendimize sormalıyız: ellerimizi kaldırıp yurdumuzu Türkiye’ye teslim mi edeceğiz, yoksa yurdumuzu kurtarmak için var olan tüm diplomatik araçlarla mücadele mi edeceğiz?” diye konuştu.
Son Güncelleme: 05 Şubat 2021 - 13:39
https://tr.news.rik.cy/tr/article/2019/12/10/basin-ozetleri-101219/