FİLELEFTEROS gazetesinin bugünkü ana haberi İsviçre görüşmeleri öncesi toprak konusuyla ilgili Kıbrısrum tarafının tavrı. Gazeteye göre Kıbrısrum tarafı İsviçre görüşmeleri öncesi beşli ya da çoklu konferansa katılması için iki koşul ileri sürdü. Bunlardan ilki Türk tarafının müzakere masasına toprak konusunda harita sunması. İkincisi ise bu haritaların Kıbrısrum tarafının temel taleplerini karşılaması, toprak geri verilmesini, göçmenleri geri dönmesini ve daha başka olgulara yanıt vermesi. Kıbrısrum tarafı bu konudaki mesajını sürece ilgi duyan ve dahil olan tüm çevrelere gönderdi. Türk tarafının masaya bu kez haritalarla gelmesi için gerekli baskıların yapılmasını istedi. Hatırlanacağı üzere geçmişte Türk tarafı masaya harita koyma noktasına kadar gelmiş ancak bunu asla yapmamıştı. Bu arada toprak konusunda iki tarafça hazırlanan belgeler temel alındığında taraflar arasında büyük bir mesafe olduğu görülüyor. Türk tarafının görüşmelerde gündeme getirdiği ve tartışılan belge durumun değişeceğine yönelik herhangi bir umut yaratmıyor. Türk tarafı toprak ve güvenlik konularında taviz veremeyeceği noktasından hareket ettiği için süreç ilerlemiyor. Annan Planı'nın toprak konusunda Türk tarafı aleyhine dengesiz olduğu görüşünü savunuyorlar ve hattın düzleştirilmesini talep ediyorlar. Tartışılan belgede federal hükümetin denetimi altında olacak bölgelere de herhangi bir atıf yok. Bununla birlikte işgal bölgesinde "üçüncü bir bölgenin" yaratılması ve bunun Federal hükümet tarafından yönetimi konusu ileri sürülmeye başlandı. Mehmet Ali Talat bu konuyu tartışmaya açtı. Talat'ın gündeme getirdiği şekliyle bugün bu bölgelerde yaşayanlar buralarda yaşama devam edecekler.
Gazetenin diğer haberlerinden bazıları
-Toprak konusunda iki tarafın kriterleri tamamı ile farklı yönlerde. Elde edilen bilgilere göre Kıbrısrum tarafı Annan Planı'nın öngördüğünden daha fazla bir toprağın geri verilmesini istiyor. Kıbrısrum yönetimi altında daha fazla sahil şeridinin verilmesini talep ediyor. Hedef 100 bin Kıbrıslırum göçmenin Kıbrısrum yönetimi altında geri dönüşünü sağlamak. Mağusa gibi bazı bölgelerin çözümün ilk gününden geri verilmesi de talepleri arasında. Mağusa ile Omorfo'nun geri verilmesi Kıbrısrum tarafının kırmızı çizgisi. Diğer yandan Türk tarafı mülkiyet ve yerleşim konusunda anlaşmaya varılması durumunda toprak düzenlemelerine gerek olmadığı görüşünü savunuyor. Kıbrıstürk yönetimi altındaki bölgede kantonlar oluşturulmasına ve bunların Federal Hükümet tarafından yönetimine karşı çıkıyor. Hattın iki taraf arasında eşitlik olacak bir biçimde düz bir çizgiye dönüştürülmesi görüşünü savunuyor. Oluşturucu Kıbrıstürk devletinin temiz olması konusunda ısrar ediyor. Toprak kaybı istemiyor. Türkiye'nin garantisini kaybetmek istemiyor. Sınırlı bir biçimde özel rejim olmasını kabul ediyor. Bu yaklaşımlar dikkate alındığında İsviçre'de tarafların uzun bir zaman süresini kriterler üzerinde anlaşmaya varmak için harcayacakları net bir biçimde ortaya çıkıyor.
SİMERİNİ gazetesinin bugünkü ana haberi belediye seçimlerine ilişkin gelişmeler. Gazeteye göre yerel seçimlerin ertelenmesi yönünde sunduğu yasa tasarına karşı muhalefet partilerinin tepkisi sonucu Hükümet zor durumda kaldı. İçişleri Bakanı Sokratis Hasikos dün bu tasarıyı ger. çekme zorunda kaldı Bakan dün Meclis İçişleri Komisyonu'nda yaptığı açıklamada seçimlerin ertelenmesini öngören yasa tasarısını geri çekeceğini ve Pazartesi gününe kadar seçileceklerin görev süresinin yarı yarıya azaltılmasını öngören bir başka yasa tasarısını getireceğini belirtti. Hasikos yasa tasarısını geri çekmesini gerekçelendirirken yerel yönetimlerde reform olgusuna hizmet etmeye vurgu yaptı. Yerel yönetimlerin durumunun belli olduğunu ifade etti. Bu arada yerel seçimlerle Avrupa Parlamento seçimlerinin eş zamanlı yapılması durumunda belli bir para tasarrufu sağlanacağına dikkat çekti. Siyasi partiler Hasikos'un yeni yasa tasarısı görüşüne ilişkin tavır ortaya koymadılar. AKEL zamanın çok sınırlı olduğuna dikkat çekti. DİKO seçimlerin yapılmasından yana tavır alırken Ekoloji Hareketi Hükümet'e sürprizler yapmaktan vazgeçmesi çağrısında bulundu. DİSİ ise seçimlerin ertelenmesinde ısrar ederken yeni tasarıyı inceleyeceğini duyurdu.
Gazetenin diğer haberlerinden bazıları
-Pile'de yasadışı kumarhanelere yönelik Kıbrıs polisinin yasadışı devletin polisiyle ortak operasyonuna tepkiler dün doruk noktasına ulaştı. Muhalefet partileri konuya ilişkin olarak yaptıkları açıklamalarda durumu kabul edilemez olarak nitelediler. Bu arada Adalet Bakanı bir açıklama yaparak bu operasyonda işgal polisiyle herhangi bir işbirliği yapılmadığı görüşünü savundu. Ancak operasyonun saati ve biçimi Kıbrıs polisiyle yasadışı devlet polisinin eş zamanlı eylemi konusunda herhangi bir şüphe bırakmıyor. Bu operasyonun koordineli ve öncen planlanmış olduğunu ortaya koyuyor. Bu arada Suçlarla ilgili iki toplumlu teknik komitenin Kıbrıslırum Başkanı Andreas Kapardis Komitenin bu operasyonu hiçbir durumda dahil olmadığını ve kişi olarak kendisine bu konuda herhangi bir bilgi verilmediğini söyledi.
ALİTİA gazetesinin de bugünkü ana haberi yerel seçimler. Gazeteye göre muhalefet partilerinin Hükümetin 2011 yılında yapılan seçimlerde seçilenlerin görev sürelerinin 2,5 yıl uzatılmasını reddetmeleri sonrası İçişleri Bakanı yasa tasarısını geri çekeceğini duyurdu. Bu durumda da seçimler normal zamanında yani Aralık ayında yapılacak.
Gazetenin diğer haberlerinden bazıları
- Avrupa Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası Kıbrıs'la ilgili 2016 yılı ekonomik öngörülerini değiştirdi ve ekonominin ilk öngörüsü olan %1,7'e göre bir puan daha fazla büyüyeceğini açıkladı. Kıbrıs Ekonomisindeki büyüme hızını Uluslararası Para Fonu da daha önce olumlu yönde değiştirmiş ve Kıbrıs ekonomisinin bu yıl %2,8 ve 2017 yılında da %2,2 oranında büyüyeceği öngörüsünde bulunmuştu. Avrupa Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası'na göre Kıbrıs'ta tüketici güven endeksindeki büyüme son aylarda Avrupa Birliği ortalamasını geçmiş durumda ve bu da ekonomiye güçlü bir dinamizm sağlıyor. Bu olgunun çalışma piyasasına da olumlu etkileri olması bekleniyor. Nitekim 2016 yılı ortasında Kıbrıs'ta işsizlik %12 oranına gerilemiş durumda. Yaşanan gelişmelerin kamu ekonomisine etkileri de olumlu. Kamuda bütçe açığı önemli oranda azaldı. Tüm bunlara karşı bankalarda geri dönmeyen borçların yüksek oranı büyümeyi sınırlayıcı bir işlev görüyor.
POLİTİS gazetesinin bugünkü ana haberi Kıbrıs devlet piyangosunun özelleştirilmesi süreci. Gazeteye göre devlet piyangolarının özelleştirilmesinde devlet için en olumlu yöntemi belirleme konusunda çalışma yapmak için oluşturulan uzmanlar komitesi piyangonun 15 yıllık bir süre için özel sermayeye devrini önerdi. Bakanlar Kurulu'nun da son toplantısında bu öneriyi onayladığı belirtiliyor. Bundan sonraki adım özel yatırımcı bulunmasına yol açacak yasa tasarısının hazırlanması olacaktır. Maliye Bakanlığına göre bu seçim sonrası devletin bu alandaki gelirleri şu andakine göre %39 artacak.
Gazetenin diğer haberlerinden bazıları
-Hükümet Sözcüsü Nikos Hristodulidis dün katıldığı bir televizyon programında Kıbrıs sorunuyla ilgili kamuoyunda çok fazla tartışılmayan birçok konuya açıklık getirdi. Kıbrıs sorununun çözümünün bedelinin kim tarafından ödeneceği sorusuna Sözcü net bir biçimde " Kıbrıs halkı değil" yanıtını verdi.
HARAVGİ gazetesinin bugünkü ana haberi Genel Sağlık Planı ile ilgili gelişmeler. Gazeteye göre Genel Sağlık Planı Meclis'te tartışılırken Maliye Bakanı bu sürece engel çıkarmaya çalışıyor. Bakan gündeme yeniden çok sigorta sistemini getirmeye çalışıyor. Bakan Cumhurbaşkanlığında gerçekleştirilen toplantı sonrası da özel sigorta şirketlerinin de Plan'a dahil edilmesinde ısrar ediyor.
Gazetenin diğer haberlerinden bazıları
-Toprak konusu İsviçre'de ele alınmadan önce geçen gün ve dün Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda görüşüldü. Çarşamba günü yapılan toplantıya Tapu ve Şehircilik Dairesi teknokratları, Cumhurbaşkanına Mont Peleran'da eşlik edecek olan yetkililer ve toprak konusundaki müzakerelerde yer alacak olanlar katıldı. Elde edilen bilgilere göre toplantı sırasında teknokratik düzeyde görüş alış verişinde bulunuldu. Sahil şeridi, toprak için kriterler, geri verilmesi gereken toprak oranı ve Türk tarafının tepkileri tartışıldı. Kıbrısrum tarafının müzakere sürecinde ileri süreceği argümanlar üzerinde duruldu. İsviçre müzakerelerinde hangi oranda başarı olacağı konusu üzerinde duruldu ve olası bir başarısızlığın Kıbrıslırumlar arasında yaratacağı hayal kırıklığına dikkat çekildi. Bu arada mülkiyet müzakere heyeti başkanı Erota Markulli "Astra radyosuna" verdiği röportajda Kıbrısrum tarafının İsviçre'ye toprak ve mülkiyet konusunda net tezlerle gideceğini söyledi. Bu iki konunun birbirine bağlı olduğunu ve ekonominin de bunlarla ilişkisi olduğu görüşünü savundu. Çözümün bedelinin Kıbrısrum yönetimine geri verilecek toprak oranına dikkat çekti. 100 bin göçmenin geri verilecek topraklarda evlerine dönmesi durumunda mülkiyet için tazminatın azalacağını ifade etti. Kıbrıstürk oluşturucu devletinde serbest yerleşim olgusunun da çözümün bedeline benzer etkiler yapacağını dile getirdi.
Son Güncelleme: 05 Şubat 2021 - 13:21
https://tr.news.rik.cy/tr/article/2016/11/4/41116/